Home / GÜNDEM / Yaşar Kemal’in Kaleminden Feqîyê Teyran

Yaşar Kemal’in Kaleminden Feqîyê Teyran

VanHaber –  Feqıye Teyran, hem en ehemmiyetli Kürt şairlerinden biri olup, hem de bu arada büyük bir İslam bilginidir. İslami kurallara bağlı bir aile içinde büyümüş olan Feqıyê Teyran, dini A dan Z ye hakkını vererek yaşamış olan bir zattır. Doğduğu sene şaibeli olmakla birlikte yapıtlarında söz ettiğine göre Hicri 971’de doğmuştur.

Feqîyê(Feqiye) Teyran Kimdir? Miladi takvime göre bu tarih 1561’e eşit gelir. Bir şiirinde şiiri yetmiş yaşında olduğunu ve hicretin üzerinden tam olarak 1041 yıl geçtiğini belirtir. Hakkari’nin Muks Köyü’nde doğan Teyran, Van’ın Bahçesaray kazasına bağlı olan topraklarda dünyaya gelmiştir. Asıl ismi dörtlüklerinde de bulunduğu üzere Muhammed’tir. Asil bir ailenin çocuğudur olan Teyran’ ın dedeleri Osmanlı devletinden alınan “Mirlik” unvanının sahibidir.

Feqîyê(Feqiye) Teyran’ın Papaz Hikayesi

Feqıye Teyran Cizre’ye giderken bir papazla karşılaşır ve ahbaplık eder. Yorulduklarında dinlenmek üzere bir ağacın gölgesine otururlar. O sırada iki kuş gelerek ağacın dallarına konar. Kuşlar ötüşerek birbirleriyle konuşmaya başlar, bunun üzerine FeqiyeTeyran gülümser.

Papaz sorar neden gülüyorsun diye. Teyran bu gülümsemenin adetten olduğunu söyleyerek geçiştirir. Fakat papaz ısrar eder ve ‘her gülmenin bir sebebi vardır, sebepsiz yere gülünmez’ der.

Teyran; “dediğin gibi fakat neden güldüğümü sana söylersem bana aldatabilirsin ” der. Papaz duyacağı şeyi hiç kimseye söylemeyeceğine konusunda söz verir.

Teyran; “Ben kuşların dilinden anlıyorum, ağacın üzerindeki kuşlar az önce benim Cizre’de çok acı çekeceğimi söyledi, ben de bu yüzden güldüm” der. Papaz hiç sesini çıkarmaz ve yola devam ederler.

Cizre’ye geldiklerinde Teyran Feqi ‘Medresa sor’ a, papaz ise kiliseye gider. Kilisede halk toplanmıştır ve büyük bir telaş içindedir. Papaz kalabalığın konuşmasına kulak kesilir. Falcı bir kadın kilisenin toprağına gömülü bir hazinenin varlığından söz etmektedir. O sırada Cizre’nin Miri de hazine arayanların içinde bulunmaktadır. Papaz Cizre Mir’inin yanına gittikçe, yolda karşılaştığı Tayran Feqi’nin tabiat üstü güçlerinden söz eder ve hemen Teyra’n ı yanlarına çağırarak ona saklı hazineden bahis ederler.

Feqiye Teyran Sözleri

Feqîyê(Feqiye) Teyran Kimdir? Teyrani şöyle der: “Ben hazineyi çıkarırım ama kendi hissemi da istiyorum”. Mir Teyrani’ nin bu koşulunu kabul eder. Teyrani bir avuç yem alarak kiliseye döker. Kuşlar gelip yemi yer ve şöyle derler “Bu yemi buraya kim döktü, hazine için bu yemi buraya Teyrani dökmüş’

Teyrani kuşlara sorar; ‘sen hazinenin nerde olduğunu biliyor musun?’ Kuş; ‘ Evet biliyorum sabah güneş doğduğunda hangi taşa vurursan hazine o taşın altındadır’ der…

Teyrani güneşin doğuşuyla beraber sabahın erken saatlerinde kalkıp kiliseye gider ve işaret edilen taşı tespit eder. Hemen peşinden da Mir’e bu yaşananları anlatır. Taş kazılır ve içinden harbiden de büyük bir hazine çıkar. Mir, Teyrani’ye dönerek sorar: “Sen ne kadar istiyorsun?” der.

Teyrani;’: “Papazın başının ağırlığı kadar altın istiyorum” diye yanıt veriri. Mir: “Papazın başının ağırlığını bilmemiz için onun başını kesmemiz gerekir” diye cevaplar. Teyrani ise : “Öyleyse net” der. Hemen peşinden Papazın kafasını keserler ve teraziye koyarlar, diğer kefeye kalan bütün altınları koysalar da papazın kafası ağır çeker.
Bu vaziyet karşısında Mir, Teyrani’ye dönerek “sen bunu biliyordun” der.

Onlara bir ders vermeyi amaçlayan Teyrani ise altınları ortadan kaldırarak kefeye toprak koyar. Bunun hemen peşinden papazın kellesinin havaya kalkar. Bunun üzerine Teyrani : “Mirim ben altın istemedim, altınlar sizin olsun, benim emelim sizlere insanların gözünün ancak toprakla doyduğunu göstermektir” der.

Feqîyê(Feqiye)’ın Tasavvuf Aşkı

Yapıtlarında sıklıkla Kürt edebiyatından, hadislerden söz eden Teyrani, iyi bir medrese eğitim almıştır. Musk’te, Hizan’da, Cizre ve Fınık’gibi dini merkezlerde İslami eğitimler alan Teyrani, o kadar çok yer gezmiştir ki bu yüzden de isimi “Gezgin Feqi” olarak anılır. Tüm hayatını hayatını okuma, yazma ve araştırmayla geçirmiş olsa da yapıtları ne yazık ki günümüze erişememiştir. Aslında o kadar çok yapıt alana getirmiştir ki belki de Kürt tarihinde onun kadar eser alana getirmiş başka bir kişi bile olmayabilir.

Feqîyê Teyran Şiirleri

Feqîyê(Feqiye) Teyran’ın Eserleri

Günümüze Dek Erişmiş Ve Bilinen Teyrani Eserleri

  1. Şêx Sen’an
  2. Dımdım
  3. Bersis
  4. Qewlê Hespê Reş Bunların dışında “Siseban ve Ferx û Sıtî”

Feqîyê(Feqiye) Teyran’ın Şiirleri

  1. Ellah Çı Zatek Ehsen e (20 Altılık)
  2. Hey Av u Av (51 dörtlük)
  3. İro Jı Dest Husna Hebib (33 Dörtlük)
  4. Bı Çar Keriman (7 Dörtlük)
  5. Melayê Batê Kanê (11 Dörtlük)
  6. Ez Çı bêjım ( 8 Dörtlük)
  7. Feqe U Mela (50 Altılık)
  8. Feqe u Bılbıl (18 Altılık)
  9. Ay Dılê Mın (19 Dörtlük)
  10. Qewi İro Zeif Halım ( 18 Dörtlük)
  11. Dilber (16 Dörtlük)
  12. Dılo Rabe (80 Dörtlük)
  13. Çıya Ani (4 Dörtlük)
  14. Dengbêjê Jaran i (4 Dörtlük)
  15. Yar Tu yi (18 Altılık)
  16. Feqıyê Teyran u Evina Dılan
  17. Mıhacır
  18. Dewran
  19. Ê Bên
  20. Feqıyê Teyran u Dilber
  21. Feqıyê Teyran u Qulıng
  22. Feqıyê Teyran U Roj Feqıyê Teyran’ın

FeqiyeTeyran şiirlerinde; halk dilini kullanırken aynı vakitte rahat ve temizdir bir lisan kullanır. Ayrı olarak Şiirlerin konularıysa büyük bir zenginlik içerir. Fakat çoğunluğu toplum ve tarihi olaylar üzerine yazılmıştır. Yanı sıra Allah, din, Peygamber, inanç ile ilgili yazılmış olan tasavvufi şiirleri de çoğunluktadır.

FeqiyeTeyran mutasavuf bir aşk şairidir. Teyrani için bir manada Melayê Cıziri’nin muasırıdır da diyebiliriz. Mela onun hem hocası, hem de can yoldaşıdır. Bir takım kaynaklarda ise Feqiye Teyran’ın yaşça Mela’dan büyük olduğu söylenir. Sözgelişi yapıtlarının kaynaklarına göre Feqıyê Teyran’ın “İro Gırya Me Tê” isimli yapıtında; Miladi: 1640 seneninde Melayê Cızirî vefat etmiştir. Feqıyê Teyran ise Muks’a olan bağlı Werezoz köyünde 80 yaşına kadar başka bir deyişle ölümüne dek kalmıştır.

FeqiyeTeyran, uzmanların izahlarına göre kuşların hocası, olarak anılır. Feqiye Teyran ne demek Kürt alim, şair, mutasavvıf dengbej mahlası olan Teyran’nın isminden Yaşar Kemal, ‘karıncanın su içtiği’ romanının 8. bölümünde masalımsı bir dilde söz eder.

Yaşar Kemal’in Usta Kaleminden Feqîyê(Feqiye) Teyran Efsanesi

Yaşar Kemal’in yapıtında; FeqiyeTeyran, Kürt buyruğunun erkek çocuğudur. Feqi, masalda unvanı ve buyrukluk yapmayı bir kenara iterek hayatını efsanevi bir kuşu görmeye adar. Bu emeli için yıllarca Mezopotamya’da ayak basmadık yer bırakmaz. Aradığı kuşu bulmak için ziyaret etmediği köy, kasaba bırakmaz. Kuşu bulmak için sorulmadık belde kalmaz. Herkes gizemli ve mucizevi bir anka kuşundan söz etmektedir. Hemen hemen sayısız insan bu kuşu bulmak için yola çıkmış ve kayıplara karışmıştır. Tüm halk, en iyi dileklerini sunarak Teyran’a azık, elbise ve döşek verir. Feqi yıllarca bu kuşu arar ve günlerden bir gün mavi bir kuş görür. Hemen peşinden ak bir kuş daha görür. Bu kuşlar onun çevreninde 3 sefer dolaşır, daire çizer ve gözden kaybolur. Nihayetinde herkesi ışıl ışıl parlaklığıyla kör eden kuşları bulan Teyrani, bulduğu bu kuşları heybesine alarak toplar. Herkesi kör eden bu kuşlar feqiyi kör etmez hem de onun içini ışıkla doldururlar ve bu olayı-n nihayetinde Feqi’nin yüreği mutlulukla dolar.

İnsanüstü sabrıyla kuşların mucizesine vakıf olan Feqi, onları anlayarak hisseder ve onlarla arkadaş olur. Hemen peşinden nicedir aradığı anka kuşunun sesini duyar. Bu öyle bir sestir ki Feqi şaşkınlıktan taş kesilir. Hayatında böyle güzel ses duymadığını fark eder.

Feqiye Teyran Hikayeleri

Masalda gelinen bu son nokta ermişlik mevkisidir. Burada dengbejliğe geçilerek kaval ve saz beklentisi başlar. Feqi, kendisi için aradığı sade ve gösterişsiz olan kavalı bularak kendisine layık bulunur. Aynı vakitte ünü tüm Mezopotamya’ ya dağılmıştır. Her gittiği yerde mucizevi sesiyle sanki kavalını anka kuşunun sesinin tınısıyla çalar. Dünya üzerinde bu hiç duyulmamış kadar güzel olan besteleri duyan herkes hayranlıktan put kesilir. Aradan yıllar geçer ve Feqi babasının konağına döner. Artık Feqi; yaş almış, hırka giymiş, kemale ermiş, sakal uzatmış, nurlanmıştır. Hasılı artık o bir ermiş kişidir. Sonunda ölüm zamanı gelip çatar. Yeryüzünde ne kadar kuş varsa Teyran’ ın çevreninde toplanır. O sırada kimsenin göremediği ışıl ışıl beyaz bir kuş Feqi’nin yanına gelir. Feqi’nin çevreninde 3 kez dönerek daire çizer ve bu esnada Feqiye Teyran hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Derler ki; ‘ şu kürre-i arzda kuşların diline vakıf olmuş bir hazreti Süleyman vardır, bir de Feqiye Teyran…

About admin

Check Also

101 Aydın’dan ortak bildiri: Gençler Sesimize kulak verin!

VanHaber – Değişik siyasal çizgi ve ananelerden gelen “101 Aksaçlı” yayınladıkları ortak metinle, Türkiye’nin içinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir