Van’ın hızla artan nüfusuna rağmen altyapı ve ulaşım yatırımlarının aynı ölçüde gelişmediğini belirten siyasetçi Halil Cintan, kentin geçmişten bugüne yaşadığı değişimi ve çözüm bekleyen sorunlarını değerlendirdi. Van’ın plansız büyüme, imar uygulamaları, üretim tesislerinin işlevini kaybetmesi ve turizmde belirli bir pazara bağımlılık gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Cintan, kentin gelişimi için kalıcı projelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Tramvay, çevre yolu ve Van-Çatak-Şırnak yolu gibi projelerin önemine işaret eden Cintan, özellikle trafik sorununun günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirtti. Van’ın büyüyen nüfusuna uygun bir kent yapısına kavuşması için yeni yerleşim alanlarının bilimsel veriler ışığında planlanması ve altyapı yatırımlarının önceden tamamlanması gerektiğini dile getirdi.
"Plansız büyüme çarpık kentleşmeyi getirdi"
Van’da yaşanan göçün kentleşme sürecini doğrudan etkilediğini belirten Cintan, geçmişte daha çok ilçelerden kent merkezine doğru yaşanan göçün son yıllarda Ağrı, Hakkâri, Bitlis ve diğer illerden gelenlerle arttığını söyledi. Cintan, yerel yönetimlerin ve merkezî hükûmetin bu büyümeye yeterince hazırlıklı olmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Maalesef bölgeye büyük bir göç yaşandı. Özellikle geçmişte Van’ın ilçelerinden Van merkeze doğru bir göç vardı. Ancak son zamanlarda Ağrı, Hakkâri, Bitlis ve diğer illerden de Van’a göç yaşanıyor. Yaşam koşulları açısından baktığımızda çarpık kentleşmeyle karşı karşıya kaldık. Çünkü köylerden, ilçelerden ve diğer şehirlerden göç yaşandığında belediyeler, yerel yönetimler ve merkezî hükûmet bu duruma yeterince hazırlıklı değildi. İmar yetersizliği nedeniyle çarpık bir kentleşme oluştu ve maalesef bu durum hâlâ devam ediyor. 1982-1983 yıllarında nüfusu 150 bin olan Van’ın nüfusu, 2026 yılına yaklaşırken 1 milyon 100 binin üzerine çıktı. Doğal olarak şehirde bazı değişimler yaşandı. Van artık yalnızca çevresine değil, dünyaya da açılan bir şehir hâline geldi. Yurt içinden ve yurt dışından gelen insanların sayısı arttı.
"Avrupa pazarı yeniden kazanılmalı"
Van’ın turizm potansiyeline değinen Cintan, geçmişte Avrupa’dan gelen turistlerin kültür ve inanç turizmi kapsamında kenti ziyaret ettiğini, günümüzde ise turist hareketliliğinin ağırlıklı olarak İran’dan kaynaklandığını söyledi. Van Kalesi, Hoşap Kalesi ve Çatak’taki tarihî köprülerin bölgenin önemli turizm değerleri arasında yer aldığını belirten Cintan, çok sayıda tarihî eserin bulunduğu Van’da turizmin çeşitlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Turizmde tek bir pazara bağımlı kalmanın ekonomik riskler taşıdığını kaydeden Cintan, şöyle konuştu:
“Ancak turizm açısından baktığımızda inanç turizminde bir azalma görüyoruz. Şu anda Van’a en yoğun turist akışı İran’dan gerçekleşiyor. Geçmişte ise Avrupa’dan gelen turistler vardı. Bu turistler kültür ve inanç turizmi kapsamında şehrimizi ziyaret ediyordu. Van Kalesi, Hoşap Kalesi ve Çatak’taki köprüler bu açıdan önemliydi. Bölgemizde 600-700 yıllık köprüler, büyük kaleler ve çok sayıda tarihî eser bulunuyor. Son dönemde turizmin ağırlıklı olarak İran’dan gelen ziyaretçilere dayanması, Van ekonomisi açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle yalnızca İran pazarına güvenmemek gerekiyor. Avrupa’dan turistlerin yeniden Türkiye’ye ve Van’a gelmesini sağlayacak çalışmalar yapılmalı.”
İran’da yaşanabilecek siyasi değişimlerin turist sayısını etkileyebileceğini dile getiren Cintan, ziyaretçilerin gelir düzeylerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Cintan, “Önümüzdeki süreçte İran’da kısmi bir değişim, iktidar değişikliği veya reform yaşanırsa bu ülkeden gelen turist sayısı azalabilir. Ayrıca İran’dan gelen ziyaretçilerin daha çok alt gelir grubundan olduğu görülüyor. Gelir düzeyi yüksek kesimler ise genellikle yurt dışına, İstanbul’a veya Ankara’ya seyahat etmeyi tercih ediyor” ifadelerini kullandı.
"Eski fabrikaların yokluğu hissediliyor"
Van’da geçmişte faaliyet gösteren kamu yatırımlarının bölge ekonomisi ve istihdam açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Cintan, Sümerbank Kundura Fabrikası, yün iplik fabrikası, çimento fabrikası ve Süt Kurumu gibi tesislerin eski işlevlerini kaybettiğini aktardı. Bu yatırımların üretim zincirine önemli katkılar sunduğunu anlatan Cintan, şunları söyledi:
“Geçmişte bu ilde çok sayıda devlet yatırımı yapılmıştı. Sümerbank Kundura Fabrikası, yün iplik fabrikası, çimento fabrikası ve Süt Kurumu gibi halka ve bölgeye yönelik yatırımlar vardı. Ancak bugün bunların hiçbiri eski işleviyle faaliyet göstermiyor; birçoğu özel sektöre devredildi. Geçmişte insanlar süt ürettiklerinde ellerinde kalacağı endişesini taşımıyordu. Çünkü süt fabrikası vardı. Yün iplik fabrikası da üretim açısından önemliydi. Kundura Fabrikası ise büyük miktarda ihracat yapıyordu. İran’dan deri getirerek üretime katkı sağlıyordu. Bugün bu yatırımların yokluğu hissediliyor.”
Son dönemde Van’da tekstil sektörüne yönelim olduğunu ancak üretimin Mısır’a kaymasının kentteki bazı fabrikaları olumsuz etkilediğini belirten Cintan, “Son zamanlarda Van’da tekstil sektörüne yönelim oldu. Ancak üretimin Mısır’a kaymasıyla birlikte Van’daki bazı tekstil fabrikalarının kapandığını duyuyoruz. Bu da oldukça üzücü bir durum” diye konuştu.
Uzun vadeli projeler hazırlanmalı
Van’ın dışarıdan bakıldığında gelişmiş bir şehir görünümünde olduğunu ancak kentin içinde farklı sorunlarla karşılaşıldığını savunan Cintan, yerel yöneticilerin görev sürelerine ilişkin belirsizliklerin uzun vadeli projelerin hazırlanmasını güçleştirdiğini ifade etti. Cintan, şöyle konuştu:
“Van’a uzaktan baktığınızda gelişmiş bir şehre girdiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak şehri yakından incelediğinizde, adeta muhtarı olmayan büyük bir köy görünümüyle karşılaşıyorsunuz. Çünkü yerel yöneticilerin ne kadar görevde kalacağı belli değil. Merkezî hükûmet tarafından atanan yöneticilerin görev süreleri de belirsizlik taşıyabiliyor. Bu nedenle uzun vadeli projeler üretilemiyor. Yerel yöneticilerin şehrin geleceği için en az 5-10 yıllık projeler hazırlaması gerekiyor. Merkezî hükûmetler ise bazen 40-50 yıllık programlar yapıyor. Bu projeler su, yol, altyapı veya raylı sistem yatırımları olabilir.”
İmar uygulamalarında adalet vurgusu
Van’da imar uygulamalarından kaynaklanan sorunların sürdüğünü belirten Cintan, aynı bölgede bulunan yapılara farklı kat izinleri verilmesini eleştirdi. Bu durumun esnaf ve müteşebbisler açısından da soru işaretlerine neden olduğunu söyleyen Cintan, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Van’a baktığınızda, birçok kişinin dile getirdiği gibi, adaletsiz bir yönetim anlayışıyla karşılaşıyorsunuz. Bunun en belirgin örneklerinden biri imar uygulamalarıdır. Bir bölgede 7-8 katlı binalara izin verilirken hemen karşısındaki binaya 4 kat izni verilebiliyor. Esnaf ve müteşebbisler de bu adaletsizliği sorguluyor.”
Şehir planlamasında deprem riskinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Cintan, bilimsel çalışmalar doğrultusunda güvenli ve yapılaşmaya uygun bölgelerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Cintan, “Şehir planlaması yapılırken deprem riski mutlaka dikkate alınmalı. Bilim insanlarının önerdiği, daha güvenli ve yapılaşmaya uygun alanlara yönelmek gerekiyor. Ancak yeni yerleşim alanları oluşturulmadan önce altyapı hazırlıkları tamamlanmalı. Önce konut yapıp daha sonra yol ve su sorunlarını çözmeye çalışırsanız bu sorunların üstesinden gelmek zorlaşır. Şehrin gelecekte hangi yönde gelişeceği ve deprem açısından hangi bölgelerin daha güvenli olduğu bilimsel çalışmalarla belirlenmeli. Yerel yönetimler bu alanlarda gerekli altyapıyı önceden hazırlamalı. Böylece gelecekte kentsel dönüşüm ve yeni yerleşim alanlarının oluşturulması sırasında sorunlarla karşılaşmayız. Yeni şehirlerin kurulması için merkezî hükûmet ile yerel yönetimlerin birlikte çalışması gerekiyor” diye konuştu.
"Van’ın en büyük sorunu trafik"
Van’da araç sayısının ve trafik yoğunluğunun artmasının önemli sorunlardan biri hâline geldiğini belirten Cintan, pandemi sonrasında bireysel ulaşımın daha fazla tercih edilmesiyle araç alımlarında artış yaşandığını söyledi.
Van’ın mevcut yol ve ulaşım altyapısının artan araç sayısını karşılamakta zorlandığını ifade eden Cintan, trafik sorununun günlük yaşamı ciddi ölçüde etkilediğine dikkat çekti.
Cintan, “Pandemiden sonra insanların bireysel yaşamaya, başkalarından uzak durmaya ve toplu taşıma araçlarını daha az kullanmaya yönelmesiyle birlikte araç alımında artış yaşandı. Ancak Van’ın mevcut araç sayısına ve trafik yoğunluğuna hazır olup olmadığı bugün en önemli sorunlardan biri. Bana göre Van’ın en büyük problemlerinden biri trafik. Şehrin bir ucundan diğer ucuna gitmek istediğinizde yolculuk bir veya bir buçuk saat sürebiliyor” dedi.
Tramvay projesi yıllardır bekliyor
Van’da raylı sistem ihtiyacının yeni olmadığını belirten Cintan, 1996 yılında dönemin Van Belediye Başkanı Aydın Taler ile tramvay projesi üzerine görüştüklerini anlattı. O dönemde Bostancı Belediye Başkanı olduğunu hatırlatan Cintan, farklı siyasi partilerde bulunmalarına rağmen Van’ın ulaşım sorununa çözüm bulmak amacıyla fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.
Cintan, “1996 yılında Aydın Taler Bey ile birlikte çalışırken tramvay konusunu gündeme getirmiştik. O dönemde kendisi Van Belediye Başkanı, ben ise Bostancı Belediye Başkanıydım. Siyasi partilerimiz farklı olmasına rağmen bu konuda birlikte fikir alışverişinde bulunduk. Aydın Bey, Almanya ziyaretinde hızlı treni gördüğünü ve Edremit’ten başlayarak Van üzerinden üniversiteye ulaşacak bir tramvay hattı hazırlamayı düşündüğünü söylemişti. Ancak bu proje hayata geçirilemedi” ifadelerini kullandı.
Geçmişte Van’ın su ihtiyacına yönelik alternatif kaynakların da değerlendirildiğini belirten Cintan, Çatak ve Bahçesaray’daki su kaynaklarından kente su aktarılmasının mümkün olup olmadığının o dönemlerde gündeme geldiğini aktardı.
Van’ın büyükşehir olmasına rağmen altyapı bakımından önemli eksiklikleri bulunduğunu savunan Cintan, çevre yolu projesinin yıllardır tamamlanamamasını eleştirdi.
Cintan, “Van büyük bir şehir ancak henüz büyükşehir olmanın gerektirdiği gelişmiş altyapıya tam anlamıyla kavuşamadı. Çevremizdeki illerin bile çevre yolları varken Van’da çevre yolunun temeli yıllar önce atıldı. Aradan geçen onca zamana rağmen proje hâlâ tamamlanamadı. Van’ın nüfusu ve ihtiyaçları arttıkça havalimanının da yetersiz kaldığı görülüyor. Havalimanının daha modern bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Sebze hâlinin ve otogarın taşınması gibi olumlu hizmetler yapıldı. Ancak şehrin en büyük sorunlarından biri hâlâ trafik akışının yetersiz olmasıdır. Tramvay projesi zaman zaman gündeme geliyor ancak ne zaman yapılacağı, ne zaman hizmete gireceği ve kaç yılda tamamlanacağı belli değil” dedi.
Kent merkezindeki yoğunluğun azaltılması gerektiğini belirten Cintan, yeni yerleşim alanlarıyla birlikte cadde ve sokakların da planlı şekilde oluşturulmasının önemine dikkat çekti. İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamındaki uygulamalardan kaynaklanan sorunların sürdüğünü dile getiren Cintan, Van Çevre Yolu’nun maliyetinin önemli bir bölümünün halka yüklenmesini de eleştirdi.
Cintan, “Türkiye’nin birçok yerinde çevre yollarının maliyetini Karayolları Genel Müdürlüğü üstlenirken Van’da çevre yolunun maliyetinin önemli bir kısmı halka yükleniyor. Bu, yanlış bir uygulamadır” ifadelerini kullandı.
"Van-Çatak-Şırnak yolu tamamlanmalı"
Van’ın ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek projelerden birinin Van-Çatak-Şırnak yolu olduğunu belirten Cintan, 1982 yılında temeli atılan yolun aradan geçen uzun yıllara rağmen tamamlanamadığını söyledi.
Dönemin Van Valisi Özdemir Hanoğlu tarafından temeli atılan yolun beş yıl içinde tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Cintan, yolun bitirilememesini eleştirdi.
Cintan, “1982 yılında temeli atılan Van-Çatak-Şırnak yolu da hâlâ tamamlanamadı. O dönem Vali Özdemir Hanoğlu yolun temelini atmış ve beş yıl içinde tamamlanacağını söylemişti. Aradan kaç beş yıl geçti, kaç başbakan, bakan ve milletvekili değişti ancak yol hâlâ bitmedi. Bu yolun bir an önce tamamlanması gerekiyor. Çünkü bu proje Van’ın kaderini değiştirebilir. Ağrı ve Doğubayazıt üzerinden İran sınırından gelen, Karadeniz’den ve Rize’den hareket eden araçların Irak bağlantısının Şırnak üzerinden sağlanması, Van’ın uluslararası ulaşım ağındaki önemini artıracaktır. Böylece dünyanın 27 ülkesinden gelen ulaşım güzergâhları açısından bölge önemli bir geçiş noktası hâline gelebilir. Bu durum Van ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. İnsanların Irak’a gitmek için Diyarbakır ve Batman üzerinden dolaşmasına gerek kalmayacak. Yolun tamamlanmasıyla Van’dan Irak’a yaklaşık 3-4 saat içinde ulaşmak mümkün olabilecek. Aynı şekilde Şırnak’tan Van’a ulaşım da kolaylaşacaktır” dedi.





