HEP'ten HDP'ye: Değişmeyen sadece parti kapatmalar oldu

90’lı yıllarda HEP ile başlayan, HDP ile devam eden halkların mücadelesi bir kez daha engellenmek isteniyor.

HEP'ten HDP'ye: Değişmeyen sadece parti kapatmalar oldu

Yıllardır devam eden Kürt halkının direniş ruhu tutuklanmalarla, partilerinin kapatılmasıyla sönmedi.  Var olan iktidarlar ise, Kürt sorununda çözümsüzlük dayatmalarının yanı sıra Kürt halkını temsil eden birçok partiyi kapatmaya gitti.  Bununla sınırlı kalmayan AKP-MHP iktidarı, partilerin eşbaşkanlarını tutukladı, her seferinde vekilliklerini düşürdü. Dünden bugüne kapatılan partilere bu kez de Halkların Demokratik Partisi eklenmek isteniyor.  HDP, 1990 yılında Halkın Emek Partisi (HEP) ile başlayan direniş mücadelesinin devamı niteliğinde.

SHP'DEN HEP'E DİRENİŞ MEŞALESİ

Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekilleri Kenan Sönmez, İsmail Hakkı Önal, Ahmet Türk, Mehmet Ali Eren, Adnan Ekmen, Mahmut Alınak, Salij Sümer, partilerinden ihraç edildi. İhraç kararını kabul etmeyen diğer SHP milletvekilleri de SHP’den istifa ettiler. İstifa eden ve ihraç edilen vekiller 1990 yılında Halkın Emek Partisi’ni (HEP) kurdu. Fehmi Işıklar ise partinin genel başkanı seçildi. HEP 1991 yılında SHP ile seçim ittifakı yaparak 18 milletvekili ile Meclis’e girdi. SHP çatısı altında vekil olarak seçilen Leyla Zana Meclis’te Kürtçe yemin etti. Bu yemin, Meclis’te büyük krize neden olurken,  ardından 18 milletvekili Özgürlük ve Eşitlik Partisi’ne (ÖZEP) geçse de ÖZEP kendini feshederek HEP’e katıldı. 3 Temmuz 1992’de HEP’e kapatma davası açıldı.

HEP, ÖZDEP VE DEP…

HEP’in kapatılma davası üzerine, 19 Ekim 1992’de Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP) kuruldu. ÖZDEP kurulduktan birkaç ay sonra yeniden “Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan görüşlere yer verildiği” iddiasıyla 29 Ocak 1993’te hakkında kapatılma davası açıldı. Bunun üzerine vekiller siyaset haklarının gasp edildiğini düşünerek ÖZDEP’i feshetti. Bu karar, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ulaşmadan, 23 Kasım 1993 tarihinde ÖZDEP hakkında kapatma kararı verildi. Sürekli kapatılmalarla yüz yüze gelen vekiller, 7 Mayıs 1993’te Demokrasi Partisi’ni (DEP) kurdu. Ancak DEP’in kuruluşundan kısa bir süre sonra 7 parti yöneticisi tutuklandı. Buna karşı SHP’den Meclis’e gelen ancak ihraç edilen milletvekilleri DEP’e geçti. Anayasa Mahkemesi ise yine aynı gerekçelerle 16 Haziran 1994’te DEP’in kapatılmasına karar verdi. 

GENEL SEÇİMLERDE 1 MİLYON OY ALAN HADEP KAPATILDI

Partililerin sürekli kapatılmasına karşı Kürt milletvekilleri tarafından bu kez de Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) kuruldu. HADEP’in kurulması Kürt halkında ciddi heyecan uyandırırken, HADEP’in ilk seçime girmesiyle beraber, 1995 yılındaki milletvekili genel seçimlerinde 1 milyon 171 bin 623, 1999 yılındaki milletvekili genel seçimlerinde 1 milyon 482 bin 196 oy aldı. HADEP, 1999 yılındaki yerel seçimlerinde 37 belediye başkanlığı kazandı. Halkın halen hafızalarında yer edinen HADEP’in kapatılmasına gerekçe olarak, partinin genel kongresinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterlerinin açılması gösterildi. HADEP'in kapatılma ihtimaline karşı 24 Ekim 1997'de kurulan Demokratik Halk Partisi (DEHAP) hakkında 2002'de AYM’de, "örgütlenmesini tamamlamadan seçimlere girdiği" iddiasıyla kapatma davası açılırken, parti 19 Kasım 2005'de kendini feshetti.

DTP İLE BİRLİKTE EŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ HAYATA GEÇTİ

HADEP’in ardından siyasete yeni bir soluk getiren vekiller, 9 Kasım 2005 yılında Demokratik Toplum Partisi’ni (DTP) kurdu. Kadınların yoğun katılım sağladığı DTP ile yeni bir soluk olan eşbaşkanlık sistemi getirildi. Dönemin iktidarı tarafından getirilen seçim barajına karşı DTP, bağımsız olarak seçimlere girilerek 22 milletvekili ile Meclis’e girdi. Kürtlerin iradesinin tamamıyla Meclis’te yer almasına izin vermeyen iktidar ve Yargıtay 16 Kasım 2007 tarihinde DTP hakkında kapatma kararı aldı. DTP’nin Türkiye’ye getirdiği yenilikler ve eşbaşkanlık sistemi ve halkın sahiplenmesi ardından büyük tartışmalar da yaşandı. Bu tartışmalar sonucunda 11 Aralık 2009’da partinin Eş Genel Başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve 37 kişiye 5’er yıl siyaset yapma yasağı getirildi. 

BDP'DEN HDP'YE...

Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’ün milletvekilliklerinin düşürülmesinin ardından DTP’nin Meclis’teki grubu da düşürüldü. Grup kurmak için yeterli sayıya ulaşan vekiller, 2 Mayıs 2008’de Meclis’te Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adıyla yeni bir grup kurdu. BDP, Kürt sorunun çözümünde Abdullah Öcalan’a işaret ederek, Kürt sorununa ilişkin adımlar atılması mesajını verdi. BDP’nin gerçekleşen olağanüstü kongresinde 1 Şubat 2010 tarihinde genel başkanlığa Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ getirildi. BDP’nin o süreçte rol ve misyonu bir kez daha ortaya çıkarken, 2013 yılında başlayan çözüm sürecinde aktif rolü ortaya çıktı. Çözüm sürecinin yanı sıra 27 Ekim 2013 tarihinde Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel’in eşbaşkanlığında Halkların Demokratik Partisi (HDP) ismiyle yeni bir parti kuruldu. 

BİLEŞENLER HDP ÇATISI ALTINDA YER ALDI

HDP’nin kuruluşuyla beraber BDP, Devrimci Sosyalist Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) , Yeşiller Sol Gelecek, HDP’nin çatısı altında birleşti. 28 Nisan 2014 yılında BDP milletvekilleri HDP’ye geçerken, belediye başkanları ve yerel yöneticiler BDP’de kaldı. HDP milletvekilli seçimlerine, BDP ise yerel seçimlere girmeye karar verdi. Her iki partinin tüzüğünde eşbaşkanlık sistemi yer almaya devam etti. 

SİYASİ SOYKIRIM OPERESYONLARI DEVREYE GİRDİ

HDP’nin Türkiye ve bölge kentlerinde halka hitap etme siyaseti ve en fazla kadın vekili içerisinde barındıran HDP halk nezdinde ilgiyle karşılanırken, 4 Kasım 2016 tarihinde HDP’ye yönelik siyasi soykırım operasyonları devreye girdi. HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş tutuklandı. Yine aynı gün HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Diyarbakır Milletvekilli Leyla Birlik, Hakkari Milletvekili Selma Irmak, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Şırnak Milletvekilli Ferhat Encü, Hakkari Milletvekilli Abdullah Zeydan tutuklandı. 

AÇLIK GREVİ EYLEMLERİ

Baskılarla beraber üye ve yöneticilerinin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı HDP’yi sahiplenme de her geçen gün arttı. Diğer yandan dün Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliği düşürüldü. Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan önce vekilliği düşürülenlerden biri de Demokratik Bölgeler Partisi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’di. Leyla, üç yıl önce “Zeytin Dalı” adı altında Efrîn’e yönelik saldırılara ilişkin yaptığı açıklamalar ve sosyal medya paylaşımlarından kaynaklı “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama” iddiasıyla gözaltına alınarak 31 Ocak 2018 tarihinde tutuklandı. Leyla Güven cezaevinde iken, 27 Haziran seçimlerde Hakkari Milletvekili seçildi. Milletvekili seçilmesine rağmen cezaevinde tutulan Leyla Güven, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük ağırlaştırılmış tecride dikkat çekmek ve avukat görüşlerin yapılması için 8 Kasım 2018’de açlık grevine başladı. Leyla Güven’in açlık grevinin duyurmasından sonra Türkiye cezaevlerinde yaklaşık 30 cezaevinde 250’yi aşkın siyasi tutsak açlık grevine başladı. Eyleme, HDP eski milletvekilleri Selma Irmak ve Sebahat Tuncel’de 14 Ocak’ta süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayacaklarını duyurdu.  Avukatların Abdullah Öcalan ile görüşmesinin ardından Leyla Güven 200’ncü gününde açlık grevini bitirdi. 

AYM'YE BAŞVURU

Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın 4 Ocak tarihinde vekillikleri düşürüldü.  Musa, aynı günün akşamı gözaltına alınıp tutuklanırken, Leyla ise evinde gözaltına alınarak tutuklandı. HDP’den geçtiğimiz yasama döneminde 11 vekilin vekilleri düşürülürken, en son bugün Ömer Faruk ile birlikte 14 vekilin vekillikleri düşürüldü. Ömer Faruk’un vekilliğinin düşürülmesi tartışmaları gündemde yerini korurken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması istemiyle AYM’ye başvurdu.  HDP için hazırlanan iddianamede ise 687 üye ve yönetici hakkında siyasi yasak isteniyor. 

HER KESİMDEN TEPKİ

Kadın, gençlik, LGBTİ ve daha birçok farklı kesimin de içerisinde bulunduğu halkların mücadelesini sürdüren HDP’nin şu anda kapatma ile yüz yüze bırakılması konusunda her kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor.  Yıllardan bu yana direniş meşalesi sönmeyen Kürt mücadelesinde yer alan binlerce vekil, belediye başkanı ve TJA aktivistleri cezaevinde siyasetini yürütmeye devam ediliyor. 

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
vanlıı
vanlıı - 1 ay Önce

HDP YANLIZ DEĞİLDİRR GÖNLÜMÜZ KALBİMİZ OYUMUZ HDP AKP MHPYE ASLA VE ASLA OY YOKKKK

SIRADAKİ HABER