Tarih Yine Sana Çevrilmiş

Özlemek; neyi özler insan? Kaybettiğini mi? Yoksa yanındakini mi? Hiçbir zaman matematikten anlamadım, hiç sevemedim ama geçen zamanın çıkartma işlemini ezberledim, kalbime tanıktı artık.

Tarih Yine Sana Çevrilmiş

Zaman o sihirli sözcük, ne kadar büyük ve ne kadar küçükmüş meğer. Akıp gidiyor ve ben hiçbir zaman donduramadığımın anın çocukluğunu yaşıyorum.

Özledim deyip; çoğalarak en çocuksu yanımla koşmak isterdim, gözlerinin içindeki o mavi su birikintisinde yüzmek. Keşke diyorum keşke ‘‘seni sevecek daha çok zamanlarım olsaydı’’. Ne ben o zamanın yüceliğini anlaya bildim, nede sen o keşkelerin geçip gideceğini. Tükettik sevmenin en yalın halini, bir busenin en saf yanını. Şimdi senden geriye kalan hiçbir zaman silmeye kıyamadığım telefondaki ismin ve yüreğine denk düşen adım. Gözlerim bir ağlamanın inadını yaşıyor, yüreğim ise artık alışmalısın diyor;  bu iki satır arası yine eziliyorum.

Merhameti eksik dar zamanların insanları yol olur ve setler kurulur şerbeti içtikleri kadehler.Yıllar yılı değiştiremedim kaderin hükmünü ve bozamadım iyi niyet duygularını.Sabrımı örttüğüm gece beni anlamayan kuyu oluyor.


Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER