Van'da cinsel saldırıya uğrayan çocuklara polis baskısı

Eğitim Sen Van Şubesi Eşbaşkanı Murat Atabay, uzman çavuş Talip K.’nin cinsel saldırıda bulunduğu iki çocuğun, ifade için gittikleri emniyette polisler tarafından olayın kapatılmasına dönük yönlendirilmeye çalışıldıklarını söyledi.

Van'da cinsel saldırıya uğrayan çocuklara polis baskısı

Van’da bir lisede eğitim gören bir kız öğrenci, komşusunun tanıştırdığı uzman çavuş Talip K. tarafından 17 Ekim’de şiddet gördü, cinsel saldırıya uğradı. Cinsel saldırıyı kimseye anlatmaması için çocuğu silahla tehdit eden Talip K., aynı zamanda öğrenciye şantaj yaptı. 19 Ekim’de öğrenciyi yine tehdit ederek evine götürmek isteyen Talip K., bu şantajlarını sürdürdü. Korktuğu için yanına bir kız arkadaşını daha alan lise öğrencisi, Talip K. tarafından okul önünden alınarak eve götürüldü. Burada iki çocuk Talip K.’nin şiddet ve cinsel saldırısına uğradı.

Çocukların öğretmenlerine cinsel saldırıya uğradıklarını anlatmaları üzerine Talip K. hakkında soruşturma başlatıldı. Talip K.’nin tehditlerinden korkan çocuklardan biri ifadesini değiştirdi. Daha sonra diğer çocuk cinsel saldırıya uğradığını belirterek ifadesini yeniledi. Çocuğun ifadesi üzerine Talip K., gözaltına alınarak tutuklandı. Çocuk ise devlet korumasına alındı. 

Çocuklara cinsel saldırıda bulunan uzman çavuşun “aklanması” için emniyette polislerin devreye girdiğini söyleyen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi Eşbaşkanı Murat Atabay, Batman’da tecavüz faili uzman çavuş Musa Orhan’ı hatırlatarak, “Umuyoruz ki Talip K. de Musa Orhan gibi yargı önünde aklanmaz ve gerekli cezayı alır” dedi. Özellikle kamu görevlilerinin karıştığı suçlarda faillerin cezasız bırakıldığını dile getiren Atabay, bölgedeki kadına ve çocuğa yönelik taciz, tecavüz ve alıkoyma olaylarının politik olduğunu vurguladı. 

YOZLAŞTIRMA POLİTİKASI 

1990 yılarda bölge kentlerinde asker, polis, korucuların kadına ve çocuğa yönelik taciz ve tecavüz suçlarını hatırlatan Atabay, bu suçların hala devam ettiğini belirtti. Atabay, özellikle Kürtlere yönelik yürütülen savaşın bir parçası olarak bu suçlarda artış yaşandığını kaydetti. Atabay, şunları söyledi: “Bu durum sistematik bir şekilde yaşanıyor. Türkiye’de bu suçlar neredeyse 1990 yılları geçen bir oranda yaşanıyor. Taciz ve tecavüz suçunu işleyenlerin bireysel suç işlediğini düşünmüyoruz. Bunlar sistematik bir şekilde yaygınlaştırmaya çalışılan eylemler. Aynı zamanda bölgede toplumu yozlaştırmak için fuhuş yaygınlaştırılmak isteniyor. Fuhuşun yanı sıra uyuşturucu bilinçli bir şekilde yaygınlaştırılıyor.”

DEVLET KORUYOR

  Mardin'de 13 yaşındaki N.Ç. davasında faillerin “iyi hal indirimi” aldıklarını anımsatan Atabay, “Tecavüzle suçlanan aralarında asker ve devlet memurlarının da olduğu 26 sanıklı davada ‘iyi hal’ uygulandı. Yine Musa Orhan hala serbest geziyor olması topluma bir mesaj verme amacı taşıyor” dedi. “Biz bunları yapıyoruz yapanları da koruyoruz” diyen bir devlet mantığının olduğunu söyleyen Atabay, “Van’da 2 çocuğa cinsel saldırıda bulunan uzman çavuş, rahat bir şekilde devlet gücünü kullandığını, kendine bir şey olmayacağını ifade ediyor. Bu basit bir olay değildir. Sistematik bir şekilde politik gerekçelerle yapılan, aslında kadın üzerinde toplumu düşürmeye yönelik ortaya konulan bir politikanın sonucudur” diye konuştu.  Uzman çavuş olmak isteyenlerin özellikle Kürtlere düşmanlık besleyen erkekler içinden seçildiğini vurgulayan Atabay, Van’da uzman çavuş Talip K. ve benzer suçları işleyenlerin özellikle çocukları seçtiğini belirtti. 

POLİS YÖNLENDİRMESİ 

İki lise öğrencisinin ifade için gittikleri emniyette polislerin yönlendirmesiyle karşılaştıklarını ifade eden Atabay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklar emniyete gittiklerinde polisin daha çok olayı kapatma üzerinde bir yöntem uyguladığını öğrendik. Polis, ‘belki seni öpmüştür, koluna dokunmuştur, sen yanlış anlamışsın’ tarzında söylemlerde bulunmuş. Olayın kapatılmasına yönelik tavırlar sergilediklerine dair bilgiler var. Yine çocuğu yalnız başına ifadeye almaya çalışma, yanında bulunan kişilerden uzaklaştırarak ifadesinin alınmak istendiği durumlar gelişmiş. Özellikle kamu görevlisi fail olunca diğer kamu görevlisi onu korumaya yönelik girişimlerde bulunuyor.”

GEREKLİ CEZAYI ALMALI

Çocukların baskılar üzerine önce şikayetlerini geri çektiğini söyleyen Atabay, “Daha sonra bir çocuğun ifadesini doğru şekilde vermesiyle, yine bazı kamera kayıtlarının olayı doğrulamasıyla cinsel saldırı ortaya çıkıyor. Tüm gerçek ortadayken umarım bu olayda Musa Orhan’ın yargılanmasına dönmez. Fail Orhan gibi adalet önünde aklanmaz ve gerekli cezayı alır” dedi.  Bölgede kadına ve çocuğa yönelik suçların politik olduğunu vurgulayan Atabay, mücadelenin de politik bir yöntemle yürütülmesi gerektiğini söyledi.  MA / Dindar Karataş 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER