Van Milletvekili Temel: Çözüm vekile saldırmak değil!

HDP Van Milletvekili Tayyip Temel: Çözüm vekile saldırmak değil, savaş politikalarının sona erdirilmesidir

Van Milletvekili Temel: Çözüm vekile saldırmak değil!

 Partisinin genel merkez binasına dönük provokasyonuna tepki gösteren HDP’li Tayyip Temel, “Çözüm HDP milletvekiline saldırmak değil, sınır dışına yığdırılan o çocukların ölümüne sebep olmayı göze alan savaş politikalarının sona erdirilmesidir” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van İl Örgütü,  İl binası önünde yapılan açıklamaya, Van il eşbaşkanları ve il ve ilçe yöneticileri, HDP Van milletvekilleri Murat Sarısaç, Muazzez Orhan, Tayyip Temel yanı sıra Tevgera Jinen Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl ve İlçe Örgütleri, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür  Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlülerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) temsilcileri yanı sıra çok sayıda partili katıldı. “Saldırılar ve baskılar bizleri yıldıramaz” pankartının açıldığı açıklamada, sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Biji berxwedana HDP” ve “Jîn jîyan azadi” sloganları atıldı.

‘GETİRDİKLERİNİZ SAVAŞ SİYASETİNİN MAĞDURLARIDIR’

Daha sonra konuşan HDP Van Milletvekili Tayyip Temel de partilerinin Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye’nin nasıl bir manzara ve fotoğrafla  ile karşı karşıya olduğunun açıkça göstergesidir” dedi. Ülkenin birçok il ve ilçesinde yürüttükleri çalışmaların güvenliği sağlaması gereken kolluk  tarafından engellendiğini belirten Temel, “ Çalışmalar bir siyasi partinin çalışmaları varken bazı provokatifler bazı gurupları polis denetiminde özellikle il binalarımızın, genel merkezlerimizin önüne getiriyor. Bu gruplara her türlü imkan ve olanak sağlanıyor. Bunu da sözüm ona Türkiye toplumuna, bizlere, halkımıza demokratik bir tepki diye yutturmaya çalışıyor. Aile olarak getirdikleriniz aslında kendi politikalarınızla yarattığınız savaş siyasetinin mağdurlarıdırlar” şeklinde konuştu.

‘PROVOKE EDİLDİĞİNİ GÖRDÜK’

Temel, konuşmasına şöyle devam etti:  “Kürt sorununu çözememiş olmanın, Kürt sorununu ölümle, kanla, bastırmayla, sınır dışı operasyonla çözme yanılgısı yaşamanızdan dolayıdır. Ailelerin yaşadıkları mağduriyetler var. Fakat bu çevreler tarafından nasıl bir organizasyonun içinde olduklarını en son HDP İzmir İl binamızın önünde kurulan çadırda gördük. Bu çadırların kurulmasından sonra il binamıza polisin gözü önünde Deniz Poyraz yoldaşımızı katleden caniden biliyoruz. Bu caninin daha sonra fotoğraflarını paylaştığını ve ardından bu  katilin nasıl korunduğunu ve bu çadırların nasıl ortalığı provoke ettiğini gördük. Çadırlarla adeta gözetleme merkezleri kuruldu. Bu gözetleme merkezleri ile de partilerimiz gözetim altında tutuldu.”

‘BİR POLİS ÖLÜMLE TEHDİT EDEBİLİR Mİ?’

Bugün partilerine yönelik saldırı ile provokatif saldırıların bir üst aşamasıyla karşılaştıklarını söyleyen Temel, “Bir grup yüzlerce polis korumasında genel merkezimizin önüne getiriliyor, bunlar açıklamalarını yapıp gittikleri halde yüzlerce polis koydukları çelenge nöbet tutuyorlar ve partililerimizin çalışmalarını yürütmelerine engel oluyorlar. Şimdi buradan sormak istiyoruz, bir polis memuru bir milletvekilini ‘seni duvara çivileyeceğim’ diye ölümle tehdit edebilir mi bir ülkede? Evet edebilir. Çünkü Van’da da başka kentlerde de polis neredeyse birçok seçilmişi ölümle tehdit etti. Peki bu karanlık güçler kendilerine ‘polis’ diyen adeta bir mafya bir çete üyesi gibi davrananları koruyan kim? Elbette bu organizasyonu planlayanlardır. Onun için bugün Van’dan bir kez daha sesleniyoruz. Bu oyunları nasıl kurguladığınızı neyi amaçladığınızı biliyoruz. Van’da da bunu gördük. Van’da da neredeyse 3 yılı aşkın bir eylem yasağı varken, polis tarafından bazı guruplar partimizin önüne getiriliyor ve her türlü hakaret, her türlü saldırıyı gerçekleştirmelerine göz yumuluyor” dedi.

 ‘NE BASKILAR NE TEHDİTLER YILDIRAMAZ’

“Bu saldırılarla bizi asla yolumuzdan edemezler” diyen Temel, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Ne yaparsanız yapın bu karanlık güçleriniz belki bu gün gün yüzüne çıkmaz ancak emin olun sizden önce karanlık güçlerle oyunlar çevirenler Susurluk’ta ortaya saçıldı. JİTEM’le ortaya çıktı. Sizinkiler de ortaya çıkacak ve siz çocuklarınızın yüzüne bakamayacaksınız. HDP’nin bütün çabası Kürt sorunun demokratik yollarla çözülmesi, ölümlerin durması, savaşın durmasıdır. Bu nedenle mağdur olan ailelerin tamamının adresi TBMM, AKP binaları, İçişleri bakanlığının önüdür. Polis kılıklı çete üyesi kişi hakkında arkadaşlarımız gereken hukuki işlemleri yapacaktır. Milletvekilimizi ölümle tehdit eden ve adete cinayet işlemeye meyilli bu kişiyi tüm yetkisini kullanarak TBMM başkanını tüm yetkisini kullanarak görevden alması gerekiyor. Çok güvende hissediyorlar kendilerini emniyet müdürlüğü, içişleri bakanlığı ve başka başka çevrelerce, iktidar odakları koruyor. Ancak bu utanç, bu fotoğraf, bu görüntü tarihe geçti. Tarihe kadın milletvekilini ölümle tehdit etmekte geçti. Buna teşvik eden kişi ve kişilere sesleniyoruz; bu utanç tablosunun parçası olma! Çözüm HDP milletvekiline saldırmak değil, sınır dışına yığdırılan o çocukların ölümüne sebep olmayı göze alan ve PKK’nin elindeki rehineleri bile öldürmeyi göze alan, gözü dönmüş savaş politikalarının sona erdirilmesidir. HDP’nin bu konuda yapabileceği bir şey varsa birlikte bunu yapalım. Ama Türkiye kamuoyu da bunu çok iyi biliyor, bunu dünya da biliyor bu cinayetlerin sebebi iktidar politikalarıdır. Ne baskılar ne tehditler bizi yolumuzdan ayıramaz. Biji HDP!”

Açıklama, alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde yapılan oturma eylemiyle sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER