Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasını protesto etmek üzere DEM Parti tarafından düzenlenen ‘Büyük Demokrasi Mitingi’nde kayyım uygulamasına tepkiler yükseldi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "‘Bir Kürt kendi kendini yönetemez, Kürtler bu ülkenin asli yurttaşı değildir’ diyen Ankara’daki hukuksuz hukuka karşı direniyoruz" dedi.

Dem Partili Mehmet Sıddık Akış’ın terör soruşturma kapsamında tutuklanmasıyla 3 Haziran günü Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına yönelik tepkiler sürüyor. DEM Parti Genel Merkezi’nce bugün Hakkari’de Tekser Mahallesi'ndeki otogar alanında ‘Büyük Demokrasi Mitingi’ düzenlendi. Mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti İl Eşbaşkanı Kadir Şahin, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) MYK üyesi Hıdır Yıldız, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Feray Mertoğlu, Yeşil Sol Parti Eş Genel Başkanı Ahmet Asena ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Özlem Gümüştaş katıldı.

İstanbul'da Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarına Sevgi Seli İstanbul'da Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarına Sevgi Seli

Mitingde kalabalığa seslen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kayyum atandığı günden beri Hakkari’de olduklarını ifade ederek, kayyım uygumasına karşı mücadelelerini sürdüreceklerinin mesajını verdi. Belediyelere kayyım atanmasının seçme ve seçilme hakkının ihlali olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Kayyıma karşı direniyoruz. İrademizi çalanlara karşı direniyoruz. ‘Bir Kürt kendi kendini yönetemez, Kürtler bu ülkenin asli yurttaşı değildir’ diyen Ankara’daki hukuksuz hukuka karşı direniyoruz. Kayyımı atayanların kendileri bizzat Erdoğan itiraf etmiştir. ‘Bu kanuni değildir’ demiştir. ‘Ama biz kendi hukukumuzu uyguladık’ demiştir. Hakkari halkının bu alanda ve meydandaki iradesini ey Ankara duyuyor musun, ey AKP, ey küçük ortağı MHP, ey bizleri hedef haline getirmek isteyenler duyun halkın sesini, duyun halkın alkışını, duyun halkın zılgıtını, duyun halkın direnişini! Bunlar kayyım atayarak, seçme ve seçilme hakkımızı elimizden almış oluyorlar. Bugün sadece Türkiye için değil dünyanın neresine giderseniz gidin seçim demek demokrasinin asgari koşulu demektir. Sizler seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırarak kayyım rejimi ile Kürde ‘sen seçilemezsin seçilsin de yönetemezsin’ diyerek her türlü yalanı dolanı hileyi her türlü kumpas davasını Kürde reva gören anlayış şunu görecek. Halk direniyor. Halk kayyıma ‘hayır’ diyor iradesine sahip çıkıyor. Halk bu siyasi darbeyi kabul etmiyor” dedi.  

‘Bu, bir siyasi darbedir, asla kabul etmiyoruz’

Kayyım atanmasını siyasi darbe olarak gördüklerini ifade eden Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Onlar diyor ya bu kayyım meselesinin darbeyle alakası yok diyorlar. Bu, bir siyasi darbedir, asla kabul etmiyoruz. Bizler Hakkari Valiliği'nin önünde basın açıklamamızı ve oturma eylemimizi yaparken birkaç gün önce burada hemen valiliğin bahçesine jandarmayı indirdiler. Jandarma indi Hakkari sokaklarına! Bu, bir askeri darbedir aynı zamanda. Bizler belediyelerimizi kazandığımız her yerde, demokrasi adına, insan hakları adına, bu ülkenin geleceği adına, Türkiye’de yaşayan bütün halkların ortak yaşamı adına korumaya devam edeceğiz. Belediyelerimizi siz değerli halklımızla beraber gözümüz gibi koruyacağız. Halkın içindeyiz hep halkın içinde kalacağız. Halk ile beraber yöneteceğiz. Bütün belediye eş başkanlarımız belediye meclis üyelerimiz 7/24 halkın hizmetinde çalışmaya devam edecek kayyımcı anlayışa en büyük cevabı böyle vereceğiz.”

‘Halkımızın halklarımızın dayanışmasıyla birlikte bir gün size de bay bay diyeceğiz’

Hatimoğulları’nın ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanması dünyanın gündemine geldiğini belirterek, “Hakkari’deki bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu tartışıyor. Türkiye tartışıyor, dünya tartışıyor, Türkiye halkları tartışıyor ama iktidar gözünü, kulağını kapatmış bir şekilde hala kayyımcı anlayışın doğru olduğunu savunuyor. Bugün Hakkari'ye girdiğimizde kayyım vali ‘Kentimize hoş geldiniz’ yazmış, hoşgörünün barışın kentine ‘hoş geldiniz’ diyor. Kayyım efendi, bir huzur varsa onu da bozdunuz, bir barış varsa onu da bozdunuz. Bir halkın iradesine zorla gaspla atanan bir insanın ‘kentimize hoş geldiniz’ demesini kabul etmiyoruz. Hakkari biziz. Sizler olsa olsa gaspçı olursunuz. Olsa olsa misafir olursunuz. Halkımızın halklarımızın dayanışmasıyla birlikte bir gün size de bay bay diyeceğiz. Sizi atayan o iktidar zihniyetine de güle güle diyeceğiz. Bu günler uzak değil” diye konuştu.

‘O hukuk düşmanlık hukukudur’

Bakırhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kayyım atanmasını ilişkin yaptığı açıklamaya da değinerek, şöyle konuştu:
“Demiş ki ‘biz hukuku uyguluyoruz.’ Bakın evet haklılar. Kürdistan’da Kürtlere karşı bir hukuk uyguluyorlar. Ama o hukuk düşmanlık hukukudur. Dağını yasaklayacaksın, yaylasını yasaklayacaksın, dilini yasaklayacaksın, sandık kuracaksın iradesini seçecek iradesini yasaklayacaksın. İradesini gasp edip eş başkanı içeri atacaksın bir de diyeceksin biz hukuku uyguluyoruz. Sen düşmanlık hukukunu uyguluyorsun, bütün Kürtler emekçiler muhalifler sosyalistler bunu çok iyi biliyor. İşte bizler Türkiye’nin emekçileri yoksulları ezilenleri olarak bu düşmanlık hukuku karşısında mücadele edeceğiz. Bu düşmanlık hukukunun bu coğrafyada sona ermesi için mücadele edeceğiz. Bir kez daha söylüyoruz Kürdistan’da yeni bir hukuk uyguluyorsunuz. 83 yaşındaki Makbule anne cezaevinde, 75 yaşındaki Hatice Yıldız kızına cezaevine para gönderdiği için sedye ile cezaevine konulacak, Hrant Dink’i katleden katilleri serbest bırakacaksın, Tahir Elçi’yi katledenlere beraat vereceksin, Kürdün toprağını taşını yakanı, evini başına yıkanı serbest bırakacaksın, JİTEM davalarını beraat ve cezasızlıkla sonuçlandıracaksın. Bir de kayyım efendi diyecek ki’ kentimize hoş geldiniz.”

Konuşmaların ardından miting sona erdi.