VAN HABER

İkra Avcı kararına Van Barosu ve siyasilerden tepki

Hemşire İkra Avcı’nın devlet memurluğundan çıkarılmasına Van Barosu ile siyasilerden tepki geldi. Açıklamalarda kararın ifade özgürlüğü ve yürütülen çözüm süreci açısından ciddi çelişkiler barındırdığı belirtildi.

Abone Ol

Kocaeli’de görev yapan Diyarbakırlı hemşire İkra Avcı’nın, Rojava’da Kürtlere ve kadınlara yönelik saldırıları protesto amacıyla saçını örerek yaptığı paylaşım nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılması kamuoyunda tartışma yarattı. Avcı hakkında daha önce açılan ceza davasında beraat kararı verilmesine rağmen memuriyetten çıkarılmasına Van Barosu ve farklı siyasi çevrelerden tepki geldi.

Van Barosu: Barışçıl dayanışma eylemi ihraç gerekçesi olamaz

Van Barosu, yaptığı açıklamada İkra Avcı’nın devlet memurluğundan çıkarılmasını eleştirdi. Baro, Avcı’nın saçını örerek yaptığı dayanışma eyleminin barışçıl bir protesto niteliğinde olduğunu ve böyle bir eylemin memuriyetten çıkarma gerekçesi yapılamayacağını belirtti.

Açıklamada, Rojava’da Kürtlere ve kadınlara yönelik gerçekleştirilen katliamları protesto etmek amacıyla saçını örerek dayanışma gösteren hemşire İkra Avcı’nın, bu paylaşımı nedeniyle hakkında açılan ceza davasında beraat ettiği hatırlatıldı. Buna rağmen Avcı’nın devlet memurluğundan çıkarıldığına dikkat çekildi.

Van Barosu, Türkiye’de demokratik hukuk düzeninin güçlendirilmesine yönelik bir sürecin yürütüldüğü bir dönemde, barışçıl bir dayanışma eyleminin memuriyetten çıkarma gerekçesi yapılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Baro açıklamasında, barışçıl bir protesto ve dayanışma eyleminin en ağır disiplin yaptırımıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğü ile temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından ciddi bir hak ihlali olduğu vurgulandı.

Van Barosu, İkra Avcı’nın devlet memurluğundan çıkarılmasını kınarken, hukuki sürecin ve Avcı’nın hak arama mücadelesinin takipçisi olacağını kamuoyuna duyurdu.

Mehmet Metiner: Görevine geri dönmelidir

İkra Avcı’nın memuriyetten çıkarılmasına bir tepki de AK Parti’nin önceki dönem Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’den geldi.

Sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Metiner, Avcı’nın yalnızca söz konusu eylemi nedeniyle mesleğinden ihraç edilmiş olması halinde kararın son derece yanlış olduğunu ifade etti.

Metiner, Suriye’deki sorunun çözümü yönünde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, SDG’nin Suriye devletine eklemlendiğini ve Türkiye’deki sorunun da devlet ve toplumla bütünleşme temelinde çözülmek üzere olduğunu savundu.

Türkiye’de yeni bir sürecin yürütüldüğüne dikkat çeken Metiner, İkra Avcı’nın görevine geri dönmesi gerektiğini belirtti.

Metiner açıklamasında, dağdaki insanların indirilerek devlet ve toplumla bütünleştirilmesinin hedeflendiği bir dönemde İkra Hemşire’nin devletten dışlanmasının, devlet projesi olarak benimsenen sürecin ruhuna ve amacına ters olduğunu dile getirdi.

Mehmet Metiner ayrıca Sağlık Bakanı’nın konuya müdahil olarak gereğini yapması yönündeki beklentisini de ifade etti.

Gergerlioğlu: “Bu nasıl bir çifte standart?”

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da İkra Avcı’nın hemşirelik görevinden ihraç edilmesine tepki gösterdi.

Gergerlioğlu, bir taraftan Kürt meselesinde yeni adımlar atılacağının söylendiğini, diğer taraftan ise saçını örerek bir kadının ölümünü protesto eden ve barış istediği belirtilen bir hemşirenin kamu görevinden çıkarıldığını ifade etti.

Sağlık Bakanlığı ve AK Parti’ye yönelik eleştirilerde bulunan Gergerlioğlu, yaşananları “çifte standart” olarak nitelendirdi.

Gergerlioğlu, söz konusu uygulamayı hukuksuzluk olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz, affetmiyoruz ve peşini bırakmayacağız” mesajını verdi.

Sırrı Sakık’tan Sağlık Bakanı’na sorular

İkra Avcı’nın ihracına ilişkin bir diğer açıklama ise DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’tan geldi.

Sakık, İkra Avcı’nın DAİŞ’in bir Kürt kadınına yönelik vahşetine tepki göstermek amacıyla saçını ördüğünü, bu nedenle önce gözaltına alındığını ve daha sonra meslekten ihraç edildiğini belirtti.

Sırrı Sakık, Sağlık Bakanı’na yönelttiği sorularla kararın gerekçesinin açıklanmasını istedi. Bir başka ülkede bir kadına yönelik insanlık dışı bir vahşetin protesto edilmesinin ne zamandan beri suç sayıldığını soran Sakık, Filistin’de yaşananlara tepki gösterenlerin de benzer şekilde suç işleyip işlemediğini gündeme getirdi.

Sakık ayrıca, katledilen kadınlara yönelik dayanışma amacıyla gerçekleştirilen bir eylemin nasıl olup da meslekten ihraç gerekçesine dönüştürülebildiğini sorguladı.

Açıklamasında olayın Kürt kimliği üzerinden değerlendirilip değerlendirilmediğini de soran Sakık, uygulamanın “eski Kürt düşmanı zihniyetle” bağlantılı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini savundu.

“Kürt sorununu çözüyoruz” açıklamasıyla çelişki iddiası

Sırrı Sakık, bir yandan “100 yıllık Kürt sorununun çözüldüğünün” söylendiğini, diğer yandan ise Kürt bir kadına yönelik DAİŞ vahşetine karşı çıkan bir hemşirenin mesleğinden ihraç edildiğini belirterek bunun toplum açısından ciddi bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.

Sakık, bu tür uygulamaların yıllardır ayrımcılık ve inkârla mücadele eden Kürtlerin yürütülen sürece yönelik güvenini sarsabileceğini dile getirdi.

Açıklamasının sonunda Sağlık Bakanı’na yeniden seslenen Sakık, İkra Avcı’nın hangi suçu işlediğinin açıklanmasını ve verilen karardan geri dönülüp dönülmeyeceğinin kamuoyuna duyurulmasını istedi.

İkra Avcı hakkında ne olmuştu?

Kocaeli’de görev yapan Diyarbakırlı hemşire İkra Avcı, saçını örerek sosyal medya hesabında paylaştığı videonun ardından evine düzenlenen baskınla gözaltına alınmıştı.

Avcı hakkında görev yaptığı hastane tarafından idari soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında görevinden uzaklaştırılmıştı. Görevden uzaklaştırma kararının geçtiğimiz aylarda 3 ay daha uzatıldığı belirtilmişti.

Avcı’nın sosyal medya paylaşımı nedeniyle hakkında ayrıca ceza davası açılmış, söz konusu davada beraat ettiği ifade edilmişti. Buna rağmen devlet memurluğundan çıkarılması, Van Barosu başta olmak üzere farklı siyasi isimlerin tepkisine neden oldu.

Yaşanan gelişmeyle birlikte İkra Avcı’nın memuriyetten çıkarılması, ifade özgürlüğü, kamu çalışanlarının disiplin sorumluluğu, barışçıl protesto hakkı ve Türkiye’de yürütülen yeni çözüm sürecinin yaklaşımı açısından tartışma konusu haline geldi.