Ercis belediyesinden engelli bireylere yeni hizmet
Ercis belediyesinden engelli bireylere yeni hizmet
İçeriği Görüntüle

(VAN) Van TSO Başkanı Necdet Takva, 2013 yılında göreve geldikten sonra Van'ın ekonomik vizyonunu değiştirdiklerini belirterek, batıdaki fuar organizasyonları yerine İran pazarına odaklandıklarını söyledi. Takva, "Bizim rekabetçi üstünlüğümüz doğudadır. Van'ın en büyük avantajı İran sınırındaki stratejik konumudur" dedi.

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Başkanı Necdet Takva, Van65TV'de Moderatör İdris Egemen'in sunduğu Gerçek Gündem programında, göreve geldikleri 2013 yılından itibaren Van'ın ekonomik vizyonunda yaptıkları değişimi anlattı.

Göreve geldiklerinde bütçenin önemli bir bölümünün Türkiye'nin farklı şehirlerinde düzenlenen fuarlara katılım için harcandığını ifade eden Takva, şunları söyledi:

"2013 yılında göreve geldik. 2014 başlarında falan Türkiye'nin EMITT gibi, Antalya, İzmir gibi meşhur fuarları vardı. Bizden önceki arkadaşlar bizim de içinde olduğumuz süreçte bu fuarlara katılım konusunda geleneksel bir yaklaşım sergiliyordu. Ve bütçemizin büyük bir kısmı bunlara gidiyordu. İşte stant satın alıyorsun, heyet belirliyorsun, arkadaşları yönlendiriyorsun. Firmaları destekliyorsun. Onlar gidiyorlar. Bizler defalarca gittik geldik. Ama baktık ki biz şehrimize döndükten sonra kimse şehrimizin yüzüne bakmıyor. Bizde başka bir şey olmalı dedik. Şehrimize bir çıkış bulmamız gerekiyordu."


"Yüzümüzü doğuya döndük"

Van'ın en büyük avantajının İran sınırı olduğunu vurgulayan Takva, bu fikrin 2014 yılında Tahran'da gerçekleştirdikleri temasların ardından şekillendiğini belirterek şöyle konuştu:

"Yüzümüzü doğuya döndük. Seksen, doksan kilometre ötede dünyanın en büyük rezervlerine sahip bir İran var. O arada şu anki Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında bir heyete dahil olma imkanı buldum ve Tahran'da iki günlük bir çalışma programına katıldım. Gittik oraya. Trabzon, Erzurum gibi şehirler fark edilebilir bir bilinirliğe sahip. Ama Van yok. Ama Trabzon ve Erzurum İran'a komşu değil. Uluslararası bir sınırları yok. Ama iki şehirde de konsolosluk var. Bunun sebebi de diplomasi ya da politik temayüller ya da farkındalık."

Takva, Van'ın Türkiye-İran sınırındaki konumuna rağmen hak ettiği noktada olmadığını ifade etti.

"İran'ın Türkiye'ye 500 kilometre sınır boyu var. Bunun 300 kilometresi Van. Bu seyahat 2014 yılının başında oldu. Baktım ki hak edilmiş noktada değil bizim şehrimiz."


"Batıdaki fuarlara kaynak aktardık ama sonuç alamadık"

Tahran dönüşünde Van TSO yönetimiyle yeni bir strateji belirlediklerini anlatan Takva, batıdaki fuar organizasyonlarının Van'a beklenen katkıyı sağlamadığını söyledi.

"Sonra geldik arkadaşlarla dedik ki biz o kadar İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e gidiyoruz. Türkiye'nin çeşitli kentlerinde düzenlenen ulusal, uluslararası fuarlara gidiyoruz ve bir de kendimizi mecbur hissediyoruz. Bazen diyorlar EMITT oluyor, Van Ticaret ve Sanayi Odası niye gitmedi? Biz gittik, kaynağı aktardık. Bir şey olmuyor."

Van'ın yanı başında büyük bir uluslararası pazar bulunduğunu dile getiren Takva, buna rağmen kentin bu pazardan yeterince yararlanamadığını belirtti.

"Bizim yakın coğrafyamızda uluslararası büyük bir pazar var. Ama Van bu işin hiçbir yerinde değil. Bir kapımız var, gittik kapıya baktık; konteynerlar şeklinde örgütlenmiş, sıradan, çerçöp içerisinde sadece yolcu geçişi olan bir yer. Ama bu böyle olmamalı. Biz biraz yüzümüzü doğuya dönmeliyiz perspektifi gelişti."


"Bizim rekabet üstünlüğümüz doğudadır"

Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın vizyonunda köklü bir değişiklik yaptıklarını söyleyen Takva, bu yaklaşımın kurumun 1962 yılından bu yana en önemli stratejik dönüşümlerinden biri olduğunu ifade etti.

"Cevdet Bey'le yaptığımız seyahatten sonra gözlemlerimizi yönetici arkadaşlarımızla paylaştık. Dedik ki bu böyle olmamalı. Bizim hem kendimizin hem de ülkemizin batısıyla rekabet üstünlüğü yok. Avrupa belli ölçekte markalaşmış. Amerika'ya gelince biz sadece onların tedarikçisi olabiliriz. Yani o zaman ne yapmalıyız? Bizim rekabetçi üstünlüğümüz doğuda. Bu, 1962 yılından beri kurulan bir odanın vizyon belgesindeki değişiklik ya da bakış açısındaki değişikliğe tekabül ediyor."

Takva, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Evimize, köyümüze gitmediğimiz kadar biz İran'a gittik. Orayı çok zorladık."