Eğitimde Güç, Teknolojide Atılım, Temsilde Adalet

Bir şehrin geleceği yalnızca yükselen binalarla, açılan yollarla ya da görkemli organizasyonlarla inşa edilmez. Bir şehrin gerçek gücü; yetiştirdiği insanlarda, ürettiği fikirlerde, geliştirdiği teknolojilerde ve emeğine sahip çıkabildiği insanlarında saklıdır.

Bazı şehirler sahip oldukları imkânlarla büyür. Bazıları ise imkânsızlıkları aşabilen insanların mücadelesiyle geleceğini kurar.

Van, ikinci gruptaki şehirlerden biridir.

Bayram Polat, ATO 10 Nolu Basın Yayın Komitesine Seçildi
Bayram Polat, ATO 10 Nolu Basın Yayın Komitesine Seçildi
İçeriği Görüntüle

Bu şehirde yıllardır büyük fedakârlıklarla ayakta duran eğitim kurumları, bütün zorluklara rağmen yatırım yapmaya devam eden girişimciler, sınırlı imkânlarla teknoloji üreten gençler ve geleceğini kendi memleketinde kurmak isteyen binlerce insan var.

Peki, bütün bu emeğin karşılığında yeterince güçlü bir kurumsal destek var mı?

Bir eğitim kurumu sorun yaşadığında sesini duyurabiliyor mu? Bir yazılım firması büyümek istediğinde önüne yeni pazarlar açılıyor mu? Bir girişimci yatırım yapmak istediğinde finansmana ve doğru bilgiye ulaşabiliyor mu? Küçük işletmeler, büyük işletmelerle aynı fırsatlardan yararlanabiliyor mu?

Ve belki de en önemlisi:

Van’da üreten, istihdam sağlayan, vergi ödeyen ve ekonomiye değer katan insanlar, kendilerini temsil etmekle görevli kurumların kararlarında gerçekten söz sahibi olabiliyor mu?

Bugün üzerinde düşünmemiz gereken temel mesele budur.

Çünkü bir ticaret ve sanayi odasının başarısı, düzenlediği toplantıların sayısıyla değil, üyelerinin hayatında meydana getirdiği olumlu değişimlerle ölçülmelidir.

Bizim anlayışımızda temsil, seçimden seçime hatırlanan bir ilişki değildir.

Temsil; dinlemek, anlamak, çözüm üretmek, takip etmek ve sonuç almaktır.

İşte bu düşüncelerle, Van Ticaret ve Sanayi Odası 14. Meslek Grubu Eğitim, İletişim ve Bilişim alanında Beyaz Liste çatısı altında çıktığımız bu yolda, yalnızca eleştiren değil çözüm öneren, yalnızca vaat eden değil hesap verebilen bir temsil anlayışını ortaya koyuyoruz.

EĞİTİM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARINI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ

Eğitim, bir toplumun geleceğini şekillendiren en önemli alanlardan biridir. Ancak eğitim kurumları, toplumsal görevlerinin yanında ciddi ekonomik sorumluluklar taşıyan işletmelerdir.

Özel okullar, anaokulları, kreşler, özel öğretim kursları, rehabilitasyon merkezleri, sürücü kursları ve mesleki eğitim kurumları; kira, personel, enerji, sigorta, vergi, mevzuat değişiklikleri ve sürekli artan işletme giderleriyle mücadele etmektedir.

Bu kurumların karşılaştığı sorunlar yalnızca işletmecilerin meselesi değildir. Eğitim sektöründe yaşanan her olumsuzluk, istihdamı, hizmet kalitesini, öğrencileri ve aileleri doğrudan etkiler.

Bu nedenle önceliklerimizden biri, eğitim kurumlarının sorunlarını düzenli biçimde tespit eden, çözüm önerileri geliştiren ve ilgili makamlara taşıyan etkili bir temsil mekanizması oluşturmak olacaktır.

Meslek grubumuzdaki bütün eğitim kurumlarının katılımıyla sektör bazlı istişare toplantıları yapılmasını, ortak sorunların raporlanmasını ve çözüm süreçlerinin takip edilmesini sağlayacağız.

Bir başka temel meselemiz ise haksız rekabettir.

Yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, personelinin sigortasını ödeyen, ruhsat ve standartlara uygun çalışan kurumlarla kurallara aykırı faaliyet gösteren işletmelerin aynı şartlarda rekabet etmesi beklenemez.

Dürüst çalışan işletmenin cezalandırıldığı, kuralları ihlal edenin avantaj elde ettiği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir.

Haksız rekabet iddialarının ilgili denetim makamlarına taşınması, mevzuatın bütün kurumlara eşit uygulanması ve sektörün haklarının korunması için girişimlerde bulunacağız.

Özellikle sürücü kursları ve mesleki eğitim kurumlarının yaşadığı sınav, kontenjan, eğitim standartları ve mevzuattan kaynaklanan sorunların çözümü için ilgili kamu kurumlarıyla sürekli iletişim kurulmasını sağlayacağız.

Eğitim kurumlarının artan mali yüklerinin hafifletilmesi, uygun destek ve teşviklerden yararlandırılması, vergi ve istihdam yüklerinin ilgili makamlarda gündeme getirilmesi de çalışmalarımızın önemli bir bölümünü oluşturacaktır.

VAN, TEKNOLOJİYİ YALNIZCA TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN BİR ŞEHİR OLMALIDIR

Dünya hızla değişiyor.

Bugün ülkelerin ve şehirlerin ekonomik gücü yalnızca sahip oldukları fabrikalarla, tarım alanlarıyla veya ticaret hacmiyle ölçülmüyor. Yazılım üretebilen, dijital hizmet sunabilen ve yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürebilen şehirler geleceğin ekonomisinde öne çıkıyor.

Van’ın bu dönüşümün dışında kalmasını kabul edemeyiz.

Üniversitesi, genç nüfusu, girişimci insanları ve bölgesel konumuyla Van’ın teknoloji alanında çok daha güçlü bir potansiyeli olduğuna inanıyoruz.

Bu nedenle Van Bilişim ve Teknoloji Çalışma Grubu oluşturulması için girişimde bulunacağız.

Yazılım firmalarını, bilişim işletmelerini, telekomünikasyon temsilcilerini, teknoloji girişimcilerini ve akademisyenleri aynı zeminde buluşturmayı hedefliyoruz.

Bu çalışma grubunun görevi yalnızca toplantı yapmak olmayacak. Van’da bilişim sektörünün ihtiyaçlarını belirlemek, iş fırsatları oluşturmak, yatırım imkânlarını araştırmak ve uygulanabilir projeler geliştirmek olacaktır.

Van’daki yazılımcıların ve teknoloji firmalarının yalnızca yerel pazara bağlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz.

Firmalarımızın ulusal ve uluslararası iş bağlantılarına erişimini kolaylaştıracak tanıtım, eşleştirme ve iş geliştirme çalışmaları yapılmasını savunacağız.

Van’da kurulan bir teknoloji şirketi, büyüyebilmek için mutlaka Van’dan ayrılmak zorunda kalmamalıdır.

GENÇ GİRİŞİMCİLERE YALNIZCA CESARET DEĞİL, YOL HARİTASI SUNMALIYIZ

Van’da fikir üreten, yazılım geliştiren, dijital pazarlama yapan ve kendi işini kurmak isteyen çok sayıda genç var.

Ancak iyi bir fikre sahip olmak, tek başına başarılı bir işletme kurmaya yetmiyor.

Şirketleşme süreçleri, finansmana erişim, pazarlama, muhasebe, marka oluşturma ve devlet desteklerinden yararlanma konularında doğru rehberlik gerekiyor.

Bu nedenle genç girişimciler için mentorluk ve iş geliştirme programları oluşturulmasını hedefliyoruz.

Deneyimli işletmecilerle yeni girişimcileri buluşturacak, üniversite ile iş dünyası arasındaki ilişkileri güçlendirecek ve yenilikçi fikirlerin ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlayacak çalışmaların takipçisi olacağız.

KOSGEB, kalkınma ajansları, TÜBİTAK ve diğer ilgili kurumların uygun destek programlarının üyelerimize anlaşılır ve zamanında ulaştırılması için çalışacağız.

Ayrıca oda bünyesinde etkin bir Hibe ve Teşvik Bilgilendirme Masası kurulmasını önereceğiz.

Üyelerimizin hangi desteklerden yararlanabileceğini, başvuru şartlarını ve gerekli işlemleri kolayca öğrenebilmesini hedefliyoruz.

Çünkü bir girişimcinin doğru bilgiye ulaşabilmesi, kimi zaman en az finansman kadar değerlidir.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM HER İŞLETMENİN HAKKI OLMALIDIR

Dijitalleşme artık bir tercih değil, ticari hayatın temel gerekliliklerinden biridir.

Bugün küçük bir eğitim kurumundan büyük bir teknoloji şirketine kadar bütün işletmeler; dijital pazarlama, elektronik ticaret, müşteri yönetimi, veri güvenliği ve otomasyon sistemleriyle karşı karşıyadır.

Ancak bütün işletmeler bu dönüşüme aynı imkânlarla katılamıyor.

Bu nedenle özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik dijital dönüşüm eğitimleri, uygulamalı atölyeler ve teknik danışmanlık iş birlikleri geliştirilmesini önereceğiz.

Bununla birlikte Van’da internet, fiber altyapı ve mobil iletişim kalitesiyle ilgili işletmelerin yaşadığı sorunları düzenli olarak derleyerek yetkili kurumlar ve operatörlerle görüşülmesini sağlayacağız.

Çünkü bugün kesintisiz ve hızlı internet, yalnızca bir iletişim hizmeti değil; eğitim, üretim ve ticaret için temel bir ihtiyaçtır.

YEREL MEDYA VE İLETİŞİM SEKTÖRÜ GÜÇLENDİRİLMELİDİR

Bir şehrin gelişmesinde yerel basının, iletişim şirketlerinin, reklam ve tanıtım işletmelerinin önemli bir rolü vardır.

Yerel medya yalnızca haber üreten bir alan değildir. Kentin hafızasını oluşturur, sorunlarını görünür kılar ve toplumsal iletişime katkı sunar.

Reklamcılık, yayıncılık, grafik tasarım, dijital içerik üretimi ve iletişim hizmetleri de giderek büyüyen bir ekonomik faaliyet alanıdır.

Bu sektörlerin dijitalleşme, nitelikli personel, ekonomik sürdürülebilirlik ve yeni iş fırsatlarına erişim konularındaki ihtiyaçları ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Yerel medya ve iletişim alanında faaliyet gösteren işletmelerin sorunlarını dinleyen, sektör temsilcilerini bir araya getiren ve ortak projeler geliştirilmesini sağlayan bir çalışma anlayışını savunacağız.

ÜYELERİMİZ İÇİN YENİ İŞ FIRSATLARI OLUŞTURMALIYIZ

Bir meslek kuruluşunun üyelerine sağlayabileceği en önemli katkılardan biri, onların yeni ekonomik fırsatlara erişimini kolaylaştırmaktır.

Biz, ticaret ve sanayi odasının yalnızca belge alınan, aidat ödenen veya seçim dönemlerinde hatırlanan bir kurum olarak görülmesini istemiyoruz.

Oda, üyeleri arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesine öncülük eden bir merkez olmalıdır.

Eğitim, iletişim ve bilişim sektörlerinde faaliyet gösteren firmalarımızın birbirlerini tanımasını, hizmetlerini anlatmasını ve birlikte iş yapabilmesini sağlayacak sektörel iş buluşmaları düzenlenmesini hedefliyoruz.

Kamu ve özel sektörün uygun ihale, satın alma ve hizmet alımı fırsatları konusunda üyelerin şeffaf ve eşit şekilde bilgilendirilmesini savunacağız.

Ayrıca işletmelerimizin ortak ihtiyaçlarını belirleyerek, mevzuata uygun ve gönüllülük esasına dayalı ortak satın alma ve tedarik iş birlikleri geliştirilmesini gündeme taşıyacağız.

Eğitim materyalleri, teknoloji ürünleri, yazılım hizmetleri, enerji ve çeşitli işletme ihtiyaçlarında toplu alım imkânlarının araştırılması, özellikle küçük işletmeler açısından maliyet avantajı sağlayabilir.

FİNANSMANA ERİŞİM VE NİTELİKLİ İSTİHDAM ÖNCELİĞİMİZ OLACAK

Bugün birçok işletme büyümek istediği hâlde finansman maliyetleri nedeniyle yatırım kararlarını ertelemek zorunda kalabiliyor.

Yeni personel istihdam etmek, teknolojik altyapısını yenilemek veya yeni bir şube açmak isteyen işletmeler için uygun finansmana erişim büyük önem taşıyor.

Bankalar, finans kuruluşları, KGF ve ilgili kamu kurumlarıyla gerçekleştirilecek görüşmelerde sektörlerimizin ihtiyaçlarının güçlü biçimde dile getirilmesini sağlayacağız.

Öte yandan, işletmelerin nitelikli personel ihtiyacının karşılanması için üniversite, mesleki eğitim kurumları, İŞKUR ve özel sektör arasında daha etkili iş birlikleri geliştirilmesini savunacağız.

Yazılım, bilişim, dijital pazarlama, teknik destek, eğitim hizmetleri ve iletişim alanlarında işveren ihtiyaçlarını belirleyen çalışmalar yapılmasını önereceğiz.

Staj, işbaşı eğitim ve mesleki gelişim programlarının gerçek sektör ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmesini hedefleyeceğiz.

Van’ın yetiştirdiği gençler, geleceklerini kurabilmek için memleketlerinden ayrılmayı tek seçenek olarak görmemelidir.

VAN EĞİTİM VE TEKNOLOJİ BULUŞMALARI

Sektörlerin gelişmesi için bilgi paylaşımı, yeniliklerin takip edilmesi ve yeni iş bağlantılarının kurulması son derece önemlidir.

Bu doğrultuda Van Eğitim ve Teknoloji Buluşmaları adı altında düzenli organizasyonlar gerçekleştirilmesini önereceğiz.

Eğitim teknolojileri, yapay zekâ, yazılım, siber güvenlik, dijital pazarlama, girişimcilik ve mesleki eğitimin geleceği gibi başlıklarda etkinlikler düzenlenmesini hedefliyoruz.

Üniversitelerden akademisyenleri, farklı şehirlerden sektör temsilcilerini, yatırımcıları ve yerel girişimcileri aynı ortamda buluşturacak programların oluşturulması için çalışacağız.

Amacımız yalnızca konferans düzenlemek değil; yeni iş bağlantıları kurulmasını, gençlerin sektör temsilcileriyle tanışmasını ve Van’ın eğitim ile teknoloji alanında bölgesel bir buluşma merkezine dönüşmesini sağlamaktır.

ADALETLİ TEMSİL, GÜÇLÜ BİR ODANIN TEMELİDİR

Bütün bu projelerin hayata geçirilmesinin ön koşulu, üyelerimizin kendilerini ait hissettikleri adil ve erişilebilir bir temsil anlayışının oluşturulmasıdır.

Bizim için büyük işletme de küçük işletme de değerlidir.

Yıllardır faaliyet gösteren köklü bir kurumla yeni kurulmuş bir girişimin sorunları farklı olabilir. Ancak her ikisinin de dinlenmeye ve temsil edilmeye hakkı vardır.

Bir meslek grubunun başarısı, yalnızca birkaç güçlü işletmenin değil, o gruptaki bütün üyelerin gelişmesiyle mümkündür.

Bu nedenle üyeler arasında ayrım yapılmayan, bilginin eşit paylaşıldığı, kararların şeffaf biçimde alındığı ve katılımın teşvik edildiği bir temsil anlayışını savunacağız.

Seçim döneminde gösterilen ilginin seçimden sonra da devam etmesi gerektiğine inanıyoruz.

Meslek grubumuzla düzenli toplantılar yapılmasını, sorunların yazılı biçimde kayıt altına alınmasını, çözüm süreçlerinin takip edilmesini ve üyelerimize geri bildirim verilmesini hedefliyoruz.

Dahası, temsil sorumluluğunu üstlenen herkesin yaptığı çalışmaları üyelerine açıklaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle her üç ayda bir faaliyet ve takip raporu paylaşmayı taahhüt ediyoruz.

Hangi sorunları gündeme taşıdığımızı, hangi kurumlarla görüştüğümüzü, hangi taleplerin karşılık bulduğunu ve hangi konularda henüz sonuç alınamadığını üyelerimizle paylaşacağız.

Çünkü hesap vermek bir zayıflık değil, temsil edilen insanlara duyulan saygının gereğidir.

SÖZÜMÜZÜN ÖLÇÜSÜ SÖYLEMİMİZ DEĞİL, ÇALIŞMAMIZ OLACAK

Biz bu yola çıkarken sorunların bir günde çözüleceğini iddia etmiyoruz.

Bir meclis üyesinin tek başına bütün ekonomik sorunları ortadan kaldırabileceğini de söylemiyoruz.

Ancak şuna inanıyoruz:

Doğru tespit edilen her sorun için bir çözüm yolu aranabilir. Güçlü biçimde temsil edilen her sektörün talepleri daha görünür hâle gelebilir. Israrla takip edilen her meselede sonuç alma ihtimali artar.

Bunun için gereken şey yalnızca yetki değil; irade, çalışma disiplini, samimiyet ve sorumluluk bilincidir.

Bizim anlayışımızda makam, insanlardan uzaklaşmanın değil, onlara daha fazla yaklaşmanın aracıdır.

Ve bizim için başarı, bir seçimi kazanmakla tamamlanan bir hedef değildir.

Asıl başarı; seçimden sonra bir eğitim kurumunun sorunu çözüldüğünde, bir bilişim şirketi yeni bir pazara açıldığında, bir genç kendi işini kurduğunda, bir işletme yeni personel istihdam ettiğinde ve bir üye “Artık sesimi duyurabiliyorum” dediğinde ortaya çıkacaktır.

BU ŞEHRE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR

Van’ın daha güçlü bir ekonomiye, daha nitelikli istihdama ve daha fazla üretime ihtiyacı var.

Eğitimde kaliteyi, teknolojide yeniliği, iletişimde gelişmeyi ve ticarette adaleti aynı hedefin parçaları olarak görüyoruz.

Çünkü eğitim güçlenirse insan yetişir.

Teknoloji gelişirse yeni sektörler doğar.

İletişim güçlenirse bilgi ve fırsatlar daha geniş kesimlere ulaşır.

İşletmeler büyürse istihdam artar.

Ve bütün bunlar bir araya geldiğinde şehir gelişir.

Beyaz Liste çatısı altında, başkan adayımız Sayın Zahir Kandaşoğlu ve yol arkadaşlarımızla birlikte Van’ın ekonomik ve sosyal geleceğine katkı sağlayacak bir çalışma anlayışının parçası olmak istiyoruz.

Biz bu şehrin potansiyelini biliyoruz. Eksiklerini de görüyoruz.

Ne her şeyi biliyoruz iddiasındayız ne de bütün sorunları tek başımıza çözeceğimiz vaadinde bulunuyoruz.

Fakat bildiğimiz bir şey var:

Van’ın sorunlarını konuşmaktan daha önemli olan, onların çözümü için sorumluluk almaktır.

Biz bu sorumluluğu üstlenmeye talibiz.

Meslektaşlarımızın taleplerini kendi meselemiz, işletmelerimizin geleceğini şehrimizin geleceği olarak görüyoruz.

Çünkü bizim için Van yalnızca yaşadığımız şehir değil; emek verdiğimiz, yatırım yaptığımız, çocuklarımızın geleceğini kurmak istediğimiz memleketimizdir.

Ve biz, bu memleketin daha iyisini hak ettiğine inanıyoruz.

Daha güçlü temsil, daha üretken bir ekonomi, daha fazla istihdam ve daha adil bir ticaret ortamı için çalışacağız.

Sözümüz yalnızca seçim gününe değil, seçimden sonraki her güne yöneliktir.

Van için söylenecek çok söz var. Ama artık sözden daha fazlasına, sonuç üreten çalışmalara ihtiyaç var.

14. Meslek Grubu üyelerimizi, güçlü temsil ve şeffaf yönetim anlayışımıza destek vermeye davet ediyoruz.

Ömer BEKİROĞLU
Beyaz Liste – 14. Meslek Grubu
Eğitim, İletişim ve Bilişim
Van TSO Meclis Üyesi Adayı