(ANKARA) Türkiye’de 186 tane gölün kuruduğunu ve Türkiye’nin giderek çölleştiği uyarısında bulunan DEM Partili Sinan Çiftyürek, bu durumu “Beka sorunu” olarak tanımlayarak, çözüm çağrısında bulundu.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kurumların bütçelerinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nun toplantısı sürüyor.
KURUYAN GÖLLERE İŞARET ETTİ
Söz alan DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, üretimsizliğe ve kuraklığa dikkat çekti. 186 tane gölün kuruduğunu paylaşan Çiftyürek, “Onlardan bir tanesi de Erçek Gölü'dür, ben oradan geliyorum. Çamurun içerisinde Erçek Gölü, bakın, su çekilmiş. Küçük bir göldür, kuş cennetidir, önemli ölçüde çekildi Erçek Gölü. İkincisi, Gölbaşı Gölü'dür, yine oradan geliyorum;
Adıyaman Gölbaşı Gölü'dür, birbirine entegre 3 tane göl var. Küçük bir göldür, göl çekiliyor ve üstelik bu göl deprem molozlarının basıncı altındadır. Bakın, 50 metre yok arada şu yani. Arkasında moloz var ve yapı şeye devam ediyor. Diğeri, siyasetüstü olarak bütün partilere çağrım şudur: Konya Ovası, Amik Ovası, Çukurova, bir adım geride Ege, sonra GAP bölgesi sahi önümüzdeki elli yılı çıkarır mı değerli dostlar, sayın vekiller, Sayın Bakan? Yani 2075'te siz Konya Ovası'nın bu zihniyetle, bu siyasetle tarımsal konumunun, üretiminin devam edeceğine inanıyor musunuz gerçekten? Ben birçok insana sordum; inanmıyorlar. Bu tempoyla, bu zihniyetle, bu yaklaşımla devam ederse... Aynı şekilde bir adım geriden İzmir geliyor. Ben İzmir'den geldim yirmi gün önce, hâlâ su kesintileri var. Bursa malum, biliyorsunuz, Evliya Çelebi Bursa için ‘su kenti’ diyor ama Bursa su sıkıntısı yaşıyor. Yani göz göre göre aslında biz derin bir iklim kriziyle, bir beka meselesiyle yüz yüze geliyoruz” dedi.
'TÜRKİYE ÇÖLLEŞİYOR'
Göllerin kuruması ve su kaynaklarının tüketilmesinin beka sorunu olduğunu belirten Çiftyürek, “Eğer beka arıyorsanız sınır ötesinde, Kürdistan federal bölgesinde ya da Suriye'de Irak bölgesinden, özerk Rojava'dan tehdit algılamayın, içeride Kürt meselesinden beka meselesini algılamayalım. Beka meselesi demin söylediğim meselelerimizin ta kendisidir yani toprak hızla tarım dışı kalıyor, hızla. Küresel ısınma, iklim krizi ve yanlış politikalar sonucu tatlı su kaynakları hızla kuruyor ve en önemlisi, başta Antalya, Çukurova olmak üzere güneydeki çölleşme iklimi hızla Antalya, Çukurova'ya doğru geliyor. Önümüzdeki elli altmış yılda bu bölgenin çölleşme iklimi ihtimali yüksek. Bu nedenle, zaten Orta ve Doğu Karadeniz'e ilgi var. Bu nedenle, hatta Körfez ülkelerinden bile Orta ve Doğu Karadeniz'e ilgi var çünkü çölleşme riski söz konusu, 30 derece güney ve kuzey enleminden kuzeye doğru geliyor” diye konuştu.
'BEKA SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA KALACAK'
Çiftyürek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer Türkiye bu politikalarla devam ederse, tarım meselesini bir sektör olmaktan çıkartıp toplumun, devletin, uygarlığın temeli algılayan bir zihniyetle, bir stratejiyle bu meseleyi ele almazsa, hatta siyasetüstü ele almazsa önümüzdeki kırk elli yıl, altmış yıl ben görmeyeceğim ama buradaki genç kuşaklar bunu görecekler yani önümüzdeki elli altmış yılda Türkiye çok ciddi bir beka sorunuyla yüz yüze gelecek. Çözüm istiyorsak bir toplumun başı, temeli, geleceği olarak ele almalı, stratejik bakılmalı, bir bu. Hükûmetin, hatta devletin sonuçlardan çok nedenlere odaklı bir politika izlemesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenlerin ise ortadan kaldırılması Bakanlığa sunulan bütçeyle mümkün değildir; bu bütçeyle o nedenler ortadan kaldırılamaz, iklim krizinin sonuçları ortadan kaldırılamaz; gelecek yıl çok daha büyük, mega felaketlerle yüz yüze gelir ve o sonuçların altında kalırız.”



