HABER ANALİZ : NAİF YAŞAR - FOTO ; İSHAK KARA - SURUÇ
Fıstık bahçeleriyle çevrili Boydê köyü ile Kobanê arasında sadece bir tel örgü ve tel örgünün hemen yanında geçen tren hattı var.
Yöre insanı, Boydê’nin Rojava yakasına “Bén Xet”, Suruç yakasına da “Ser Xet” adını vermiş.
Köyde, yoğunlukla yerleşik Kürtler ve Araplar yaşıyor.
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) çetelerinin Kobanê’ye saldırmaya başladığı günden bu yana, Boydê köyü Kuzeyli Kürtlerin karargâhı olmuş.
Ekseriyetle Vanlıların mesken tuttuğu köyde Siirt ve ilçelerinde gelip direnişe, nöbet tutarak destek veren Kürtler de var.
IŞİD çetelerinin Kobanê’ye yönelik istila ve katliam girişimlerine destansı bir direnişle karşılık veren YPG gerillalarının direnişini gözetliyor ve şahitlik yapıyorlar.
VAN BOYDE’YE AKIYOR
Boydê köyünde zaman kavramı yok.
Sabah, Öğle, İkindi, akşam ve gece yarısı bir birine karışmış.
Zamana dair sadece iki kavram var ‘karanlık öncesi ve karanlık sonrası’…
Tek gündem ise ‘silahların susması ya da susmaması’…
“Ya peki bir gün nasıl geçiyor?” diye merak edenlere ise, Boyde köyü direnişçilerinden şu yanıt geliyor.
IŞİD saldırılarının başladığı günden bu yana, 160 Km’lik Rojava ve Türkiye sınırı boyunca, Kuzeyli Kürtler tarafından kuşatılmış.
Boyde ise bu direnişte Vanlıların, kısmen de Siirtlilerin payına düşmüş.
Günler öncesinde büyük bir direnişin sergilendiği Zorawa tepesinin çıplak gözle çok rahat gözlemlendiği köye, direnişin başladığı günden bu yana iki günde bir kafileler halinde insanlar geliyor.
Van ve 13 ilçe ve köylerinden gelen halka, ilçe belediye başkanları, HDP, DBP il yöneticileri eşlik ediyor.
Büyükşehir belediye ve ilçe belediye eş başkanları dönüşümlü olarak gelip günlerce bu sınır hattında kalıyor.
Boydê köyünün direnişçileri arasında Van’daki STK yöneticileri de var.
KESK, TMMOB, BARO, İHD, Kadın örgütleri, Mazlum Der vs.
Kadın-erkek, yaşlı-Genç ve hatta çocukların dahi direniş kalesi haline getirdikleri Boydi köyünde günlük 500 ila 600 kişi kalıyor.
Kimi zaman bu sayı daha da artıyor.
AŞİRETLER KOBANİ İÇİN TEK YÜREK OLDU
Kobani’ye gelip YPG direnişine destek veren kitlenin sayısı 26 günlük süre içinde on binleri buldu.
Van merkez, Çatak, Gürpınar, Başkale, Çaldıran, Özalp, Bahçesaray, Edremit, Gürpınar, Erciş ilçe ve köylerinde gelen yaşlı kadın ve erkeklerin çokluğu direniş alanındaki insanlara büyük moral veriyor.
Sadece yaşlılar mı?
Elbette ki değil
Boydê köyüne gelip direnişe destek verenler arasında, Kentteki hatırı sayılır aşiretlere mensup tanınmış şahsiyetlerden yüzlerce kişi var. Bu şahsiyetler arasında, seçim süreçlerinde HDP ve DBP dışında farklı partilere destek verenler de var. Hatta direnişe destek vermekle kalmıyor, komin yaşama katkı sunmak için maddi destekte dahi bulunuyorlar.
SINIRDA RÜTBELER SÖKMÜYOR
Boydê köyünde, yediden yetmişe herkes mahşere gününde huzura çıkan kefenlerinden başka kostümleri olmayan birer kul gibi.
Ayrısı gayrisi yok kimsenin.
Herkesin ortak adı “HEWAL”
Kadın-Erkek, Yaşlı-Genç fark etmiyor.
Belediye başkanı da “Hewal”, gün boyu Van’ın sokaklarını temizleyen Çöpçü de.
Aynı bardakta çay içiyor, aynı tabağa ekmeğini bandırıyor herkes.
Uyku haram herkese…
Gün boyu, dönüşümlü olarak nöbete çıkıyorlar.
Günün 24 saati 10-15 noktada dönüşümlü olarak ikişer saatlik nöbet tutuyorlar.
Kadın erkek, yaşlı-Genç, belediye başkanı, köydeki çoban aynı sahiplenme ve sevdayla bu görevi severek yapıyor.
Hatta, bir birleriyle yarışırcasına “hewal en kritik yerde en kritik saate nöbeti bana yaz” diyorlar.
Kimsenin kendine ait özel eşyası yok.
Bataniyeler, kazaklar, ayakkabılar ortak kullanılıyor.
Nöbette çıkanlar, uykusuz olanlar, bir ağacın dibine kıvrılıp bir iki saat kestirdikten sonra yeniden direnişe katılıyor.
Görev bölümünde gönüllülük anlayışı var.
Çevre birlikte temizleniyor.
Çok istisnai olsa da “makarna, patates ve mercimekten” yapılan yemekleri kadınlar ve erkekler birlikte pişiriyor.
Olası sızma ve tehlikelere karşı, özellikle gençlerden oluşan “Asayiş TİM’leri “gün boyunca köyün giriş çıkışlarında nöbet tutuyor ve şüphelendikleri araçlarda kimlik sorgulaması yapıyor.
İbadetler ötelenmiyor.
Nöbette dahi olsalar, direnişçiler ceketlerini yere serip namazlarını kılıyor.
Boyde köyünde en çok çay tüketiliyor.
Özellikle Başkale ilçesinin icadı olan ve medyada da geniş yer bulan kazan tarzı semaverde gün 24 saati çay bitmiyor.
Demlenen çaylar, beş litrelik plastik bidonlara konularak, Kobani direnişine destek veren kitleye servis ediliyor.
Yakılan ateşler etrafında halka oluşturan insanlar kobani’ye dair uzun tartışmalar yürütüyor.
IŞİD’İN HEZİMETİNİ YPG’NİN DİRENİŞİNİ GÖZETLİYORLAR
‘Uyku saati’ diye bir kavram yoktur kobanê’de…
İŞİD çetelerinin sınırdan geçmemesi ve IŞİD’e yapılacak olası yardımları engellemek için, uykular başka zamana ertelenmiş.
Kulaklar, günboyu susmayan silah seslerinde, gözler, Kobanê semalarında yükselen dumana kilitleniyor.
Kimisi dürbünle, olup bitenleri izlerken kimileri damlara çıkıp Kobane’de yaşanan trajediyi ve bu trajediye karşı YPG gerillalarının destansı direnişini gözlemliyorlar.
Kimi zaman ölüm sessizliği çöküyor Boyde köyüne, kimi zaman ise fıstık bahçeleri slogan ve zılgıtlarla inliyor. Gece baskınları yapılıyor, Kobanê köyünde direnişte olan Kuzeyli Kürtlere.
Asker panzerleri bazen bir sabah vakti, bazen bir akşam üzeri bazen de gece yarısı saldırıyorlar Boyde köyüne. Yaşlı, Genç, Kadın –Çocuk demeden gaz bulutuna hapsediyorlar kitleyi.
Kitlenin attığı taşlara, plastik mermilerle cevap veriyorlar.
Yüzlerce hatta binlerce gaz kapsülü düşüyor yere.
Direnişçilerden Yaralananlar oluyor.
Ama Kobanê için hayatlarını ortaya koyanlar bir adım dahi geri atmıyorlar.
SAVAŞ TACİRLERİ KOBANİYİ SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİ
Kobanê’nin batı yakasında kalan Boyde köyünde, tanıklık edilen bir başka gerçeklik ise, savaşın içinde olan Kobane halkına karşı, savaş tacirlerinin başlattığı talan ve yağma.
Kobane içinde ve Suruç çevresinde gelen savaş tacirleri, savaşı fırsat bilerek gün boyu talan pusularına yatıyorlar.
Gece gündüz demeden, sınırda bekleyen Türk askerlerinin gözü önünde sınırı aşıp, ellerine ne geçirdiyseler çalıp getiriyorlar.
Savaş tacirlerinin en çok çaldıkları şey de büyük ve küçükbaş hayvanlar, araç gereç ve silah.
Sahipsiz kalan malları çalmakla kalmıyor, hayvanlarını ve kıymetli eşyalarını sınır ötesine geçirmeyi başaran Rojawalı Kürtleri kıskaca alıp ellerindeki malları yok pahasına alıyorlar.
Suruç ilçesini çevreleyen tarla ve araziler, Rojawa’dan gelen büyük ve küçükbaş hayvanlarla dolu.
Davarlarını otlatacak, barındıracak yer bulamayan Kobane halkı, çifti 75-100 liraya koyun satmaya mecbur bırakılıyorlar. Çalınan araçlar parçalanıp oto yedek parça satıcılarına satılıyor.
PANZERLER BOYDÊ KÖYÜNÜ KÜRT İŞGALİNDEN KURTARDI!..
Boyde köyünde nöbet tutan Van halkı buna müdahale etiği an akabinde Türk askerinin panzerli, gaz bombalı saldırısına maruz kalıyor.
Özellikle son bir hafta içinde yoğunlaşan bu talan ve yağmaya karşı sınır direnişçileri nöbetlerini artırırken ve kimi talancı ve hırsızları yakalayınca, askerler bir kez daha saldırıya geçti.
Önceki gün akşam saatlerinde Boyde köyünde bulunan Vanlılara saldırdı.
13 gündür Boydê köyünde direnişçilerle olan DBP Başkale belediye eş başkanı İhsan Güler, 11.10.2014 günü sabah saatlerinde verdiği bilgiye göre, 10.10.2014 günü akşam saatlerinde, askerlerin olduğu panzerler tarafından yeniden saldırıya uğradıklarını, onlarca panzerle yapılan saldırı sonrası Boyde köyünden uzaklaştırıldıklarını dile getirdi.
Güler, Yoğun gaz bombalarıyla yapılan saldırıdan sonra şu an itibarıyla Boydê köyüne 5-6 km uzaklıkta bulunan bir mahallede bir cami avlusunda direnişe devam ettiklerini söyledi. Kobani çetelerden temizleninceye kadar sınırı terk etmeyeceklerini belirten Başkan Güler: Israrla Direnişe devam edeceklerini söyledi.