(VAN) Yargı süreçlerinin hızlandırılması ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) daha önce iptal ettiği düzenlemelerin yeniden ele alınmasını içeren yaklaşık 30 maddelik 12’nci Yargı Paketi, Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmesinin ardından kabul edildi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 12. Yargı Paketi'nin özellikle hasta tutsaklar, siyasi mahpuslar ve infaz rejimindeki hak ihlallerine çözüm üretmediğini belirterek, paketin birçok maddesine itiraz etti.

DEM Parti Van Milletvekili ve Meclis Adalet Komisyonu Üyesi Zülküf Uçar, 12. Yargı Paketi'ne ilişkin itirazlarının temelinde hasta tutsaklar, siyasi mahpuslar ve infaz sistemindeki ayrımcı uygulamaların yer aldığını söyledi.

Çatak Kanispi Şelalesi ziyaretçilerini büyülüyor
Çatak Kanispi Şelalesi ziyaretçilerini büyülüyor
İçeriği Görüntüle

Uçar, "Adli Tıp Kurumu'nun işkenceye varan tutumu, İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararları ve disiplin cezalarıyla infazların uzatılması, bu pakette yine görmezden gelindi" dedi.

'TOPLUMSAL BEKLENTİLERİ KARŞILAMIYOR'

12. Yargı Paketi’nin siyasi tutsakları görmeyen, toplumsal beklentilere karşılık olmayan bir yargı paketi olduğunu söyleyen Uçar, "12'inci yargı paketinin kurgusu, felsefesi diğer bu faaliyetleri hızlandırma amacı güdüyordu. Bunu yaparken yine siyasi tutsakları görmeyen bir yerden yaklaşımı vardı. Ya da toplumsal beklentilere karşılık olmayan bir beklentisi vardı. Sadece siyasi tutsaklar boyutuyla değil aynı zamanda adli vakalar, adli dosyalar, yürütülen soruşturmalar kapsamında da bir görmeme hali duymama hali devam ettiriliyordu. Ama şunu söylemek lazım, bu yargı paketine bizim siyasi tutsaklar boyutu ile sürekli itiraz etmemizin temel sebeplerinden biri siyasi tutsaklar boyutuyla halen infazlarının yapılıyor olması. Halen adli tıp marifetiyle işkenceye devam ediliyor olması boyutuylaydı. Disiplin affı dediğimiz aslında bütün mahpuslar için genel olarak uygulanan bir hak ihlalinden söz ediyoruz. Ama siyasi tutsaklar boyutuyla en ağır şekilde uygulana bir durumdan söz ediyoruz" dedi.

'SİYASİ TUTSAKLARA İLİŞKİN BİR DÜZENLEME YOK'

Siyasi tutsaklara yönelik herhangi bir düzenlenin olmadığından kaynaklı itirazlarının devam ettiğini sözlerine ekleyen Uçar, "Dolayısıyla bu 12. Yargı Paketi içerisinde hem disiplin affı boyutuyla, hem siyasi tutsaklara yönelik o gerçekleştirilen şartlı salıvermeden yararlanmayı engelleyen vurgulamalar boyutuyla, ya da Adli Tıbbın gelmiş olduğumuz noktada bir işkenceye varan tutumundan kaynaklı bir düzenlemenin olmamasından kaynaklı biz itirazlarımızı sunduk. Tabi yargı paketi getirildiği zaman içerisinde sadece salt bir yargı sürecini hızlandırma amacı güden düzenlemeler söz konusuydu" diye belirtti.

'ADLİ TIBBIN İŞKENCEYE VARAN TUTUMU GÖRÜLMEDİ'

Pakette bir takım düzenlemeler yapılırken, siyasi tutsaklara yönelik ayrımcı politikalarının devam ettiğini ifade eden Uçar, "Bizim temel itirazımızın sebebi odur. Şimdi bunlara başlık başlık girmemiz lazım. Hasta tutsaklar çok ağır bir şekilde zindanlarda. Bu ağır işkenceye maruz kalıyor. O ağır işkence hala o tutsaklar yaşatılıyor. Dolayısıyla burada ağır tutsaklar yönünden o adli tıbbın vermiş oldukları raporları da önümüze aldığımızda iktidarın bir tutum geliştirmesi gerekiyordu. Ama iktidar maalesef ki yine bu adli tıbbın görmeyen, o adli tıbbın net bir şekilde o ağır tutsakların özgürlüğünün önüne geçen engelleyen işkenceye varan tutumlarını yine görmedi, yine herhangi bir düzenleme yapılmadı. Diğer bir mesele disiplin affı meselesi. Bir mahpusun hakkında disiplin affı, disiplin cezası varsa o mahpus şartlı salıvermeden yararlanamıyor. Bu siyasi tutsaklar boyutunda çok daha ağır bir şekilde uygulanıyor. Nedir? Eğer bir mahpus siyasi tutsak üç ayrı hücre cezası aldıysa bir şartta, bir koşulda artık o şartlı salıvermeden yararlanma imkanına sahip olmuyor. Dolayısıyla cezası ağırlaştırılmış müebbetse tamamını zorunda kalıyor. Dolayısıyla buradaki temel itirazımız bunaydı" diye kaydetti.

İDARE VE GÖZLEM KURULLARI

İdare ve Gözlem Kurulları’nın siyasi tutsaklara yönelik işkenceye varan tutumlarının iktidar tarafından görülmediğine dikkat çeken Uçar, "Kurulların cezaevlerindeki oluşan paralel mahkemeler, özellikle siyasi tutsaklar boyutuyla yaklaşımları hepimiz biliyoruz bunu sürekli konuştuk. Maalesef yine o İdare ve Gözlem Kurulları o paralel mahkeme görevi yürüten, o kurulların o keyfiyetinin de yine işkenceye varan tutumunu da önüne geçilmiş değil. Dolayısıyla biz bu boyutlarıyla itirazlarımızı sunduk” diye konuştu.

'YARGI PAKETİNDEN ÖNCE, SÜREÇ YASALARI GELMELİYDİ'

Yargı paketinden önce çerçeve yasasının görüşülüp Meclis’e gelmesi gerektiğini dile getiren Uçar, "Toplumun, Meclis’in ve Adalet Komisyonunun tartışması gereken yasalar süreç yasalarıdır. Bir an önce özgürlük yasalarının Meclis’e getirilmiş olması gerekiyor. Ya da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünü belirleyecek olan o yasaların bir an önce Meclis’e getirilmesi gerekiyordu. Yargı paketinden önce süreç yasaları gelmeliydi. Gerillanın dönüşünü sağlayacak olan o yasaların Meclis’e getirilmiş olması gerekiyordu. Diasporadaki arkadaşlarımızın dönüşlerini yapıp siyasete yeniden dahil olabilecekleri bir düzenin, bir sistemin, yasalar sonrası oluşacak şeyin hazırlanması gerekiyordu. Ama şuana kadar henüz yapılmış bir düzenleme yok, bir hazırlık yok. Dolayısıyla buna yönelik olarak itirazlarımızı komisyon aşamasında dile getirdik ve bundan sonraki aşamada da dile getirmeye devam edeceğiz" dedi.

MA