Birikti, birikti, birikti. Doldu ve sonunda taştı. Gün içinde, akşam saatlerinde araç kuyruğunun bir ucu Kültür Sarayı ışıklarında, diğer ucu eski Emniyet kavşağında, bir ucu Endüstri Meslek Lisesi civarında, diğer ucu otogar kavşağında. Bir ucu Üniversite kavşağında, diğer ucu Edremit’te. Tüm cadde ve sokaklarımız tıklım tıklım, saatlerce tıkanıp kalıyoruz. Trafik, korna sesleri eşliğinde santim santim ilerliyor. İlerlemiyor…
Tatvan, Erciş, Çaldıran, Başkale istikametlerinden 100-150 km yol aşıp 1 - 1,5 saatte Van merkez sınırlarına gelenler, buradan çarşı merkezine, mahallelere, ikametlerine 1 - 1,5 saatte ulaşamıyor.
Sanırım öyle bir yere doğru gidiyoruz ki, bir sabah işe gitmek için araçlarımızla caddeye çıktığımızda olduğumuz yere kilitlenip öylece kalakalacağız!
Çok sayın yetkililer ve altyapıdan sorumlu diğer sayınlar, bu koni bakımında ne düşünüyorlar gerçekten çok merak ediyorum.
*****
Yıl 1990, Van’ın toplam nüfusu 637 bin 433, merkez nüfusu 150 bin civarında. Araç sayısı yaklaşık 8 bin. Van’ın cadde ve sokakları bugün neyse o gün de hemen hemen aynı.
Aradan 35 yıl geçmiş. Yıl 2025, cadde ve sokaklarda nicelik ve nitelik bakımından hiçbir gelişme yok. Nüfus 1 Milyon 130 Bin’e dayanmış, TÜİK verilerine göre Haziran ayı itibariyle araç sayısı 91 bin 918.
Oturup 1990’dan bu yana Van’ın araç yeni sayısına baktım; her ay ortalama 220-230, yıllık ortalama 2 bin 500 araç artışımız olmuş. Peki bunu bilmemelerine ihtimal vermediğim, konduramayacağım (!), şehrimin çok sayın yetkileri ne yapmış?
Koca bir hiç!
İlaç niyetine tek tane katlı otopark inşa edilmiş teee Bekir Kaya zamanında. Onu da bazı aklı evveller, şehrimizin çok ihtiyacı olan (!) iş merkezine dönüştürmüşler. Onu da becerememiş, binayı sakat etmişler.
Netice itibariyle arabaların bir birinin üstünden zıplaması, kanat takıp uçması yada çatıdan çatıya atlaması mümkün olmadığına göre, bu işe bir çözüm düşünülmesi gerekiyor.
Sevgili okurlar, elbette bu yaşadıklarımızın sorumluları bu günkü yöneticiler değil. Daha çok arkasından “iyi biliriz denmemesi” gereken geçmişteki öngörüsüz, kör, sağır ve vizyonsuz, sözde şehir yönetmiş, ama bir gün sonrasını düşünecek kabiliyetten yoksun sıralı beceriksiz yöneticilerdir…
Fakat geldiğimiz noktada, çözüm üretmesi gereken irade bugünün yöneticileridir. Zararın neresinden dönülse kârdır mantığıyla inisiyatif alınması, yöneticilerin yumruğunu masaya vuracak cesareti göstermesi gerekir. Van artık herkesin rezil olduğu ama kimsenin utanmadığı bir dönem daha yaşayacak durumda değildir.
Bu karanlıktan, bu zavallılıktan çıkmamız lazım. Emsalimiz illere bakıp oturup ağlamaktan başka şeyler yapmamız lazım.
Açıkçası bu iş uzmanların, şehir plancılarının işidir. Ama onları görevlendirecek ve harekete geçirecek akıl ve irade, siyasal ve bürokratik iradedir.
Kısa vadede şehir içi - şehirler arası transit geçişi rahatlatacak çevre yolunun en önemli etabı olan İpekyolu etabının biran önce sokulduğu 18’inci madden çıkarılması ve başlatılması lazım.
Çarşı merkezinin, doğusuna, batısına, kuzeyine, güneyine, yerin üstüne-altına acilen katlı otoparklar inşa edilmeli, sonra merkez cadde ve sokaklara park yasağı getirilmelidir.
Cadde ve sokaklarımızdaki kaldırım işgallerine radikal önlemlerle son verilmelidir. Kalıcı çözüm için orta ve uzun vadeli projeler geliştirilmelidir.
Akılla, cesaretle, ilimle, bilimle, utanma duygusuyla…