Van Kedisi Sokağı | Ercan Demirci Yazdı...

Van’da böyle bir sokak mı var diye, şuan hafızanızı yokladığınıza eminim. Maalesef yok. Keşke olsaydı…

Abone Ol

Bırakın Türkiye’yi, bütün dünyada kedi ismiyle anılan bir sokağı, caddesi, hatta belki mahallesi olması gereken ilk şehir Van’dır esasında.

Bu yazıyı hazırlarken biraz araştırma yaptım. Türkiye’de resmi adı “Kedi Sokak” olan 3 tane sokak varmış meğer. Biri Kadıköy Moda, biri İzmir Alsancak, diğeri Ankara Çankaya’da. Her biri rengarenk ve sıcacık. Her türden kedi var, sokakların ruhu, tamamlayıcısı gibiler. Her yerdeler; bazen bir esnafın vitrininde, bazen bir bankanın kapısının önünde, bazen bankta oturan bir çocuğun kucağında. Sahilde kayalıkların arasında, bir restoran masasının altında.

Mardin’de resmi adı ‘Kedi Sokak’ olmasa da halk arasında öyle bilinen bir sokak var. Masal diyarı gibi! Sokağın neşe saçan duvarlarında oyuncaklar, resimler, süsler asılı, rengârenk kedi kulübeleri konulmuş, yürürken sevimli minik kediler her yerden karşınıza çıkıyor.

Samsun’da Büyükşehir Belediyesi; 10 dönümlük ormanlık alana, sokaktan toplanan, hasta ise tedavi edilen kedilerin bakımının yapıldığı bir tesis kurmuş. Buraya “Kedi Kasabası" adı verilmiş. Bu minikler için tekli ve çoklu yaşam alanları, bungalov evler, otantik köprü ve yürüyüş yolları inşa edilmiş.

Tokyo, Hong Kong, Malezya-Kuching ve Londra’da da ‘Kedi Sokak’lar var. Tayland’da Tashirojima Adası "Kedi Adası" olarak biliniyor; feribotlar bile kedili.

Mısır Kahire’de; sokak kedileri antik tapınaklardan beri kutsal. Kediler sokakların vazgeçilmezi.

Polonya, Szczecin Kaszubska Sokak, ünlü sokak kedisi Gacek'le tanınır, 2023'te dünyanın en iyi turist çekim merkezlerinden biri seçilmiş.

Dünyanın gelişmiş birçok ülkesinin sokaklarının duvarlarına hem kültürel hem turistik vizyonla hayat hikayeleri resmedilmiş kediler var. Araştırmalara göre her 3 Amerikalıdan biri evinde kedi besliyor.

15'inci yüzyılda Van’a gelen tüccarların Avrupa'ya götürdüğü ve özellikle saray çevresi ile aristokratlar arasında büyük ilgi gören Van Kedileri, yüzlerce yıldır Avrupa ve Amerika’nın zengin evlerinde yaşam sürüyor ve hâlâ Turkish Van Kedisi ismiyle tanınıyorlar. Biz pek bilmesek de!

Sanırım bu kadar örnek yeterli oldu. “Şairin ne demek istediği açıkça anlaşılıyor!”

*****

Artık Van’ın bir sokağına veya caddesine “Van Kedisi” ismi vermenin zamanı geldi mi, demek istiyorum?

Hayır, daha fazlasını… Daha büyük bir şey!

*****

Neden şehrimizde bütün dünyada bir ilk olacak, sadece kedilerin yaşadığı büyükçe bir ‘Van Kedisi Sokağı’ inşa etmiyoruz? Genişçe ve en az 2 Km uzunluğunda. Bir nevi Milli Park gibi!

Bunu biraz açayım…

Çoğumuz bilmeyiz; Van Kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş canlıların başında gelir. Bu açıdan, hem bilim, hem kedi dünyasının, hem de diğer canlıların yıldızıdır. 22.04.2006 Tarih ve 26147 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 2006/16 no'lu tebliğle bütün özellikleri kayıt altına alınmış, “millî ırk” olarak tescillenmiş ender bir varlıktır.

Dünyada eşi benzeri yoktur, üstelik biz onu değil, o bizi bütün dünyaya tanıtabilecek kadar güçlüdür…

KEDİ EVİ YETERLİ DEĞİL Mİ?

Bilim insanları 1992'de Van’da bir araştırma yaptı. Eskiden çarşıda, pazarda, sokakta, mahalle aralarında rastladığımız kediler arasından sadece 92 safkan Van Kedisi bulunabildi. Bunun üzerine Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 1995 yılında Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezini kurdu. Kediler korumaya alındı. Çok doğru bir iş yapıldı.

Bu izolasyon ve bilimsel uygulamalar sayesinde, safkan Van Kedisi kurtuldu. 20 yıl sonra sayı 350 kediye ulaştı. 2015’ten itibaren, göz renkleri farklı ve damızlık olarak ihtiyaç duyulanlar dışındaki kediler, sahiplendirildi. Yıllık ortalama 80-100 kedi.

Bu kıymetli çalışmalar sayesinde aile giderek büyüdü. Sayı muhtemelen 1000’i geçmiş durumda. Emeği olan herkese teşekkür etmek gerekir.

Ancak şu da var ki; son yıllarda Van Kedisi ile ilgili yapılan bilimsel araştırma raporlarına göre; Van Kedisinin yaşam koşulları tam olarak doğal olmadığından, program, azalan sayıları tersine çevirmede maalesef yetersiz kalıyor.

NE YAPILMALIDIR?

Tam bu noktada, artık bir üst aşamaya geçmenin zamanı gelmiştir. Tarihin biz Vanlılara yüklediği misyonun gereğini yerine getirmenin vaktidir. Bülbülü altın kafese koymuşlar, ‘Ah Vatanım’ demiş misali, bize göre lüks villada yaşayan Van Kedisi’ni kafesten çıkarmanın zamanı gelmiştir.

Çözüm; Üniversite bilimsel çalışmasına devam ederken, kediyi doğal yaşam alanına çıkarmak, üstüne Van olarak kazançlı çıkacağımız bir aşamaya geçmek. Nasıl mı?

Yazının başında örnekler vermiştim, ülkemizde ve dünyanın hemen her yerinde Kedi Sokakları var. Hem yaşam kalitesini arttıran hem Turizme inanılmaz katkı sağlayan sokaklar.

O vakit; işin ilmi yönünü de hesaba katarak Dünyanın en özel kedisine sahip bizlerin, bu sokaklardan birini değil, daha büyük bir projeyi hayata geçirmemiz gerekir.

Sıradan bir Kedi Sokağı değil yani, mesela Vangölü sahiline yakın bir yerde, etrafı belgesellerde izlediğimiz Milli Parklar gibi yüksek tel örgülerle çevrili, güvenlik önlemleri alınmış büyükçe doğal bir Van Kedisi yaşam alanı.

Mümkünse daha fazla, ama en az 2 Km uzunluğunda bir caddesi, ara sokakları olan, ağaçlandırılmış, bitkilerin, kuşların, börtü böceğin, fare, kertenkele, sinek, küçük böceklerin yaşadığı, kedilerin ihtiyaçlarına göre ama estetik barınakların dizayn edildiği bir alan.

Samsundaki gibi Kedi evleri, bungalovlar, Mardin’deki gibi süsler oyun alanları olan, tamamen doğal, içinden küçük bir su akan, turistlerin içeri girip yürüyüş yapabileceği, hatta oturup çay içebilecekleri, yemek yiyebilecekleri, kedilere misafir olabilecekleri, mümkünse piknik yapabilecekleri, beyaz beyaz kediciklerin yaşamlarına ve belki Vangölü'nde yüzmelerine şahitlik edebileceği doğal bir alan. (Bilirsiniz Van Kedileri diğer kedi ırklarından farklı olarak iyi birer yüzücüdür!)

Bu sayede, hem Van Kedisini hakkı olan doğal yaşam alanına kavuşturmuş, hem ileride gurur duyabileceğimiz ve gelecek kuşaklara miras bırakabileceğimiz bir iş yapmış oluruz…

Dünyada bir ilk olacak bu doğal yaşam alanı sayesinde ilimize akın akın turist gelmesini tesis eder, üzerimizdeki ölü toprağından kurtulup, bacasız sanayi dediğimiz Turizm alanında güçlü bir adım atmış oluruz. Eminim, Van’ı uluslararası ölçekte hayvanseverlerin ilgi odağı haline getirerek, orta vadede kentin ekonomisine ve diğer sektörlere büyük katkı sağlarız.

Buradan Van Valiliğine, Büyükşehir Belediyesine, alt belediyelere veya bu şehir için bir şeyler yapmak isteyen herkese seslenmek istiyorum: Bu iş çok büyük yatırım maliyetleri gerektirmeyen, ama getirisi yüksek, tarihi sorumluluğumuzun gereğini yerine getirecek bir adım olur.

Umarım sesimizi duyan olur. Umarım çok uzun zamandır ufkunu kaybetmiş, siyasal ve kültürel kimlik kutuplaşmasında boğulmuş bu şehir, sahip olduğu değerlerin azda olsa farkına varmaya başlar…

Lütfen aklınıza mukayyet olun…