GÜNDEM

Van Milletvekili Çiftyürek: Türkiye NATO'nun koçbaşı olacak

Türkiye'nin NATO içerisinde yeni bir misyon üstlendiğini belirten DEM Parti Milletvekili Sinan Çiftyürek, "Önümüzdeki yıllarda 200 milyonluk bir göç dalgakıran olacak ve Türkiye NATO'nun koçbaşı olacak" dedi.

Abone Ol

(VAN) 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ediyor. Abdullah Öcalan’ın çağrılarıyla bugüne kadar birçok somut adım attı. Sürecin ilerleyebilmesi için hükümet ve devlet tarafından gerekli yasaların çıkarılması ve somut adımların atılması bekleniyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, NATO toplantısı, süreç ve gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Çiftyürek, "Bahçeli neden çözüm sürecini gündeme getirdi? Neden Öcalan ile görüşmek istedi çünkü bir tehdit var. Geriye dönüp baktığımız zaman devlet, yanlış bir bakış açısına sahip. Kürtleri konjektürel kayıpları üzerinde politika geliştirmeye başladılar. Rojava’da amaçlarımıza ve hedeflerimize ulaştık. Doğu Kürdistan’da korktuğumuz başımıza geldi. Batı bloğu gelinen süreç itibari ile Irak ve Suriye’yi merkezine alan bir devlet politikası izliyor. Cumhuriyet devletinin kurucu aklı olan İngiltere ile 23 Nisan 2026’da 105 yıl önce imzaladıkları anlaşmayı yenilediler" dedi.

'TÜRKİYE NATO'NUN KOÇBAŞI OLACAK'

Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’ne dikkati çeken Çiftyürek, "Türkiye’ye NATO tarafından yeni bir misyon biçildi. Bu yeni misyon ise özellikle iklim krizi nedeniyle Afrika’dan gelecek olan muhtemel önümüzdeki 10 yıllarda 200 milyonluk bir göç dalgakıran olacak ve Türkiye NATO'nun koçbaşı olacak. Türkiye, 'Ben bunlara hazırım ama siz de benden demokrasi ve Kürt meselesine çözüm istemeyin' diyor. Dolayısıyla devlet bundan hareketle çözüm yasasının çerçeve yasasını öğrenmek istediği iki şeye bağladı. Birincisi, Rojava’daki durum ve ikincisi ise PKK’nin silah bırakmasını yani yerinde gözlemleme dayalı olarak görmek istedi ve ondan dolayı geciktirdi. Bir başka deyişle bölgedeki gelişmeleri arkalamak istedi. Devlet rahatlamak istedi ve çerçeve yasaları geciktirdi ve içini boşaltı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı da ‘Müzakere yok diyalog var’ dedi. Dolayısıyla getirdikleri yer, çözüm sürecini seçimin bir aparatı haline getirdi" diye konuştu.

'İNKAR VE RET İLE SORUN ÇÖZÜLMEDİ'

Başından beri Kürt meselesine çözüm olarak bakılmadığını aktaran Çiftyürek, kendilerinin en büyük beklentilerinin Kürt meselesinde var olan bazı sonuçların ortadan kaldırılması olduğunu kaydetti. Çiftyürek, "Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlansın aynı zamanda Kobanî davası tutsaklarını da serbest bıraksınlar. Kayyım meselesinde çözüme kavuştursunlar ve eşbaşkanları görevlerine iade etsinler. İki Ahmet göreve demekle değil, yasalarla bunu sağlasınlar. Dağda olanlara, yaşamsal ve siyasal açıdan hak tanısınlar. Bunlar Kürt meselesinin bazı sonuçları ile ilgilidir. AKP bu sonuçları ortadan kaldırmak için bile ürkek yaklaşıyor ve bunu bile seçim pazarlık konusu yapıyor. Öncelikle Kürt siyasetine ortak bir mesaj vermesi gerekiyor; Cumhuriyet aklının Kürtlerin konjektürel kayıpları üzerindeki uygulamaları yanlıştır demesi lazım. 1921 Koçgiri’den 2026 yani bugüne kadar tank top mevzusunu çözdü mü? Ne çözdü ne de bitirdi. Aksine daha fazla büyüdü. İnkar ve ret ile 200 yıldır çözemediniz ve bir kez daha bu politikalarla çözemezsiniz” ifadelerini kullandı.

'KÜRT SİYASETİ DOĞRU YOLU GÖSTERMELİ'

Kürtlerin talebinin statü olduğunun altını çizen Çiftyürek, "Kürtler varlığını istiyor. Biz milletiz ve varlığımız kabul edilmelidir. Biz Kürtler birleşerek devlete net tutum ve isteğimizi söylemeliyiz. Kürt siyaseti devlete doğru yolu göstermeli. Barış ve demokratik yola yönlendirmelidir. Devlet artık silah tekeli politikalarını sorgulamalıdır. Kürt hareketi sonuçtur. Politika değiştirmezseniz, yeni sonuçlar üretir. Kürt siyasetinin kalıcı unsurda olmazsa bile, en azından bu konuda ortak bir tutum içinde olması gerekiyor"

MA / Bilal Babat