VAN HABER

Van Nereye Doğru Gidiyor? | Muhsin Furat Yazdı...

Van 90’lı yıllardan itibaren başta Van’ın ilçeleri ve çevre illerden gerçekleşen içsel göç, Van’ı apayrı bir sosyolojiye çevirdi.

Abone Ol

Binlerce yıllık bir köylü aşiret geleneği ile tarım ve hayvancılık yaşam kültürünü benimseyen köy ahalisi, oluşan siyasi sorunlardan ötürü köylerini geleneklerini ve mesleki uğraşlarını geride bırakıp Van’a yerleştiler.
Yüzlerce koyun sürüsü ve hektarlarca arazisi olan hiç bir şeyi bile olmayanın bir ineği bir de tarlası mutlaka vardı.
Böylesi bir ekonomi kültürünün yanına da aşiret ya da toplum asayişi olarak örf ve adet kanunları da bir otokontrol disiplini sağlıyordu.
Ancak zamanı geldi köyler boşaltıldı. Ömründe üç beş kez şehir hayatı bile görmeyenler şehire göç etmek zorunda kaldı.
Kimi Tarsus’a ırgatlığa, kimi Marmara’ya işçiliğe kol açarak göç etti.
Başka bir yere gitmek istemeyenler ise Van’ın kenar mahallelerinde tek gözlü bir evin odasında, yoklukla ayakta kalma mücadelesi verdi.
Van’ın kent merkezine 30 km öteden göç eden 7’den 70’e herkes için sil baştan bir sosyo-kültürel ve ekonomi, yanına da bir kent asayiş düzeni adaptasyonu süreci başladı.

Ters düz olan yeni bir yaşam başlangıcı, kent hayatına adapte olmaya çalışan aile bireylerini koca bir şehirde yalnızlığa itti.
Bireysel hareket, yeni bir kişilik arayışı, yeni bir sosyoloji ve ekonomi arayışına yöneltti.

Gel zaman git zaman aradan 30 yıl geçti.

Önceki kuşağın köy ile kent sıkışmışlığı sosyolojisinin ağacından oluşan mevcut kuşak, köy hayatından koparılan ailesinin kent hayatında pek bir mesleğe ve kültüre tutunamadığı gelenek, haliyle yeni kuşağı da etkisi altına aldı.
Tek kurtuluş okumak!
Kariyer yapmak ve hayat standartlarına ayak uydurmak oldu.

Okudu, üniversiteyi kazandı ve mezun oldu.

Bilişim, tıp, hukuk, fen vs. mezunu “Z” kuşağı Van’da girdiği çoğu ortamda ilk tanışma sorularından biri, “kimlerdensin?” haliyle hiç bir aşiret mensubu bile değil ise anneden, dayıdan ordan burdan çarpar böler toplar. Sonucuyla kimliğini bir aşirete mutlaka bağlar.

Hal böyle iken; köyden kente göç eden eski saygın aşiret ağası da kent yaşamından payını alıyor. Köyde danıştığı aksakallılar veya edepten çekindiği başka aşiret büyüklerine karşı bireysel hareket etme cüretini kolayca bulamıyordu. Ancak şehir toplumu ağalara da bireysel hareket etme manevrasıyla yeni bir alan açtı. Olası olumsuz bir vukuat, cinayet ya da finansal hesaplaşma muhatabı, aşiret mensubu sanığın tek divan hakimi ağaya yöneliyor. Nihai karar; fitne fesatlık ve maddi menfaat itibariyle taraf tutma adaletsizliği.

Kimi aşiretler kurumsallık dedikleri dernek tabelaları ardında falan aşiretin gücüne karşı bizimde gücümüz var işareti verdi.
Kimi aşiret ağalarının oportünist yaklaşımlarla siyasi olarak hangi tarafın ağırlığı fazla basıyorsa o tarafa geçmesi. En basiti ise düğünlerde ağaların yuvarlak masasında yer kapmak için kümes tavukları gibi yan yana sandalyede sıkışmışlığın sosyolojik fotoğrafı ile ezilmişliğin hikaye videoları.

Ey okumuş insan;
Okuduğun üniversite, geliştirdiğin toplumsal kültür ve siyasi kimlik bilincin, Van gibi bir yerde aşiretçiliğin önüne belki bazen geçemiyor olabilir.
Sen sen ol! Asla aşiretçiliğin ismi ve gururu ardına sığınma! Yoksa o çağdışı gericilik zihniyeti gün gelir bir hiç uğruna seni ya katil ya da tefeci eder.

Yaşanılır medeni bir Van için gençleri kentsel aşiretçilik tahakkümü özentisinden uzak tutmalıyız!

Muhsin Furat
24 Kasım 2025