GÜNDEM

Van’da Kadınlardan Ortak Ses: “Yaşam Hakkımızı Koruyun”

Van Barosu Kadın Hakları Merkezi üyeleri "Kadınların yaşam hakkını korumak devletin anayasal ve yasal yükümlülüğüdür” mesajı verdi.

Abone Ol

(VAN) Türkiye ve bölgede ardı ardına gelen kadın cinayetlerine ilişkin Van’daki kadın örgütleri basın açıklaması gerçekleştirdi. Adliyede gerçekleşen basın açıklamasına Van’da infaz düzenlemesi sonucu tahliye edilen, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından çocuklarının gözü önünde katledilen Gönül Alkan’ın ailesi de katıldı. “Kadın ve çocuk cinayetleri politiktir” pankartı açılan açıklamada “Kadınların yaşam hakkını korumak devletin anayasal ve yasal yükümlülüğüdür” mesajı verildi.

‘KADIN CİNAYETLERİNİ CEZASIZLIK POLİTİKALARI GETİRİYOR”

Açıklamayı okuyan Van Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Rojin Ataman, son 24 saat içerisinde 6 kadının cinayet haberinin gelmesi sistematik şiddet ve eşitsizliğin getirdiği cezasızlık politikasının sonucu olup doğrudan siyasal ve yapısal bir soruna işaret ettiğini ifade etti. Rojin Ataman, “Kadınları korumayan, şiddeti önlemeyen, failleri cezasızlıkla ödüllendiren her yaklaşım bu cinayetlerin zeminini hazırlamaktadır. Katledilen bu kadınların büyük çoğunluğunun ortak noktası, şiddet gördüklerini daha önce beyan etmiş, bu kapsamda hem gördükleri şiddeti hem de fail erkeklerin ölüm tehditlerini resmi makamlara bildirmiş, fail hakkında uzaklaştırma ve koruma kararı aldırmış olmalarıdır. Alınan uzaklaştırma ve koruma kararlarına rağmen etkin ve sürekli bir koruma sağlanmamış, katledilen kadınlar adeta ölüme terk edilmiştir” diye anlattı.

‘BU KADINLAR YAŞAYABİLİRDİ’

Şiddete ve tehdide uğrayan, faillerin ısrarlı takibine maruz kalan kadınların kolluğa başvurduklarında her hangi bir sonuç elde edemediklerini ifade eden Rojin Ataman, başvuruların ciddiyetle değerlendirilmemesi, risk analizlerinin yapılmaması, uzaklaştırma kararlarının denetlenmemesi ve failler hakkında caydırıcı yaptırımların uygulanmaması, şiddeti beslediğini ifade eden Rojin Ataman “Kadın cinayeti haberlerine karşı haykırıyoruz. Bu kadınlar yaşayabilirdi! Yetkililer tedbir kararlarına uyulmasını, tedbir kararlarını ihlal eden şiddet faillerinin cezalandırılmasını ve bunların kovuşturulmasını sağlayabilseler, bu ölümler engellenebilirdi. Yaşanan kadın cinayetleri, karşımıza bir kez daha 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının ağır sonuçlarını çıkarmaktadır. 6284 sayılı Kanun, şiddet tehdidi altındaki kadının beyanı esas alınarak derhal koruma sağlanmasını, failin uzaklaştırılmasını ve ihlaller karşısında caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını zorunlu kılar. Buna rağmen uygulamadaki ihmaller ve cezasızlık pratiği, failleri cesaretlendirmekte; kadınları ise göz göre göre savunmasız bırakmaktadır. Bir defa daha hatırlatıyoruz; Kadınların yaşam hakkını korumak devletin anayasal ve yasal yükümlülüğüdür”

Rojin Ataman şu talepleri sıraladı:

*6284 sayılı Kanun acilen, gecikmeksizin ve etkin biçimde uygulanmalı

*İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe alınmalı ve eksiksiz yerine getirilmeli

*Koruma kararları denetlenerek ihlali ağır yaptırıma bağlanmalı;

*Kolluk toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yeniden yapılandırılmalı; “aileyi koruma” gerekçesiyle şiddetin görünmez kılınmasına son verilmeli

*Cezasızlık algısını besleyen iyi hal ve haksız tahrik indirimleri son bulmalıdır.