"Kayyım zulmüne karşı işimize emeğimize sahip çıkıyoruz, işçiler dönecek kayyım gidecek” pankartının açıldığı açıklamada sık sık, “Vur vur inlesin, hırsızlar dinlesin” ve “Hırsız kayyım Van’dan defol” sloganları atıldı.
Açıklama ve yürüyüşe Van Milletvekili Mahmut Dindar, siyasi parti temsilcileri ve kentte bulunan demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Açıklama metnini İşçiler adına Servet Arslan okudu.
Arslan, "Kayyum Talanına, Emek Düşmanlığına ve Halkın İradesine Yapılan Darbeye Artık Yeter! Van, 2016’dan bu yana sistemli bir kurumsal çürümeye sürüklenmektedir.
Kayyum politikası yalnızca anayasa ve hukuka değil, aynı zamanda barış ve demokratik çözüm umutlarına da ağır bir darbedir. Demokratik Toplum çağrısı ve yerel düzeyde oluşturulan komisyonlarla sürdürülen barış süreci, yerellerde yapılan bu tür uygulamalarla sabote edilmektedir. Halkın ekmeğiyle oynanmakta, sürece duyulan güven zedelenmektedir. Barış ve çözüm süreci ile kayyum darbesi yan yana gelemez. Bu tutarsızlık, iktidarın samimiyetsizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Kayyum gasplarına ve talanına derhal son verilmelidir.
Son olarak, Van Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan 223 emekçinin işine son verilmiştir. Bu kararın arkasında, halkın oyuyla göreve gelmeyen, hiçbir demokratik meşruiyeti olmayan kayyum rejimi bulunmaktadır. Van halkının iradesine saygı göstermeyen bu anlayış, şimdi de halkın ekmeğine göz dikmiştir.
Ülkede ciddi bir işsizlik sorunu varken, birçok yurttaş yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışmaktadır. Van, yüzde 40’a varan işsizlik oranıyla ülke genelinde en çok işsizliğin yaşandığı illerden biridir. İŞKUR üzerinden yasal prosedürlerle ve güvenlik soruşturmalarıyla göreve alınan bu emekçilerin hiçbir hukuki engel olmadan, keyfi ve siyasi saiklerle işten çıkarılması kabul edilemez. İçlerinde engelli yurttaşlar, kronik hastalığı olanlar ve tek geliri belediye maaşı olan aileler vardır.
Bu işten çıkarmalar, yalnızca bireyleri değil, halkın iradesini ve onurunu hedef almaktadır. Özellikle kayyum rejiminin dışardan getirdiği ve tehditkâr tavırlarıyla bilinen Genel Sekreter Ulaş Akhan’ın, “Kürt emekçileri işten çıkarma” yönündeki kamuya açık beyanları, bu sürecin bilinçli bir siyasi tasfiye olduğunun göstergesidir. Bu işten çıkarmalarda AKP İl Örgütü’nün de sorumluluğu bulunmaktadır. Ya bu tasfiyelere karşı olduklarını açıkça beyan ederler ya da bu utancın bir parçası olarak tarihe geçerler. Unutulmamalıdır ki; kayyumlar geçicidir. Ancak bu utanç, kalıcıdır.
Halkımız bilmelidir ki bu işten çıkarmalar hukuki değil, tamamen siyasidir. Bu kararlar, halkın sandıkta verdiği mesajı hiçe sayan, Van’ı bir ganimet gibi gören gaspçı bir anlayışın ürünüdür. Hedef yalnızca emek değildir; hedef halkın kimliği, iradesi ve demokratik kazanımlarıdır.
Van’da uygulanan bu anlayış, belediyecilik değil, kamu kaynaklarının talanıdır. Belediyeyi bir yandaş şirketi gibi yöneten kayyumlar, birçok maaş alan bürokratlarla ve partili kadrolarla bir çıkar ağı kurmuştur. Van’ın taşınmazları, ihaleleri ve bütçesi halkın değil, bu çıkar çevrelerinin hizmetine sunulmaktadır.
Van halkı bu gasp rejimini tanımamaktadır. Bu halkın seçilmiş, meşru belediye eşbaşkanları ve emekçileri vardır. Hukuksuz biçimde oluşturulan “işten çıkarma komisyonları” halk nezdinde yok hükmündedir.
Bu nedenle bir kez daha ve yüksek sesle haykırıyoruz:
223 emekçinin işten çıkarılması kararı derhal geri çekilmelidir.
Mahkeme kararıyla işe iade edilen emekçilerin tekrar işten çıkarılması açıkça suçtur.
Bu hukuksuzluklara karşı hem hukuki hem toplumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Kayyum rejiminin hedefi yalnızca emek değil, Van halkının geleceğidir. Ancak bizler hem hukuku hem halkın iradesini kararlılıkla savunacağız.
Barış emektir, barış ekmektir,
Barış, çözüm ve demokrasiye giden yolda; halkın iradesini gasp eden ve emekçileri tasfiye eden bu kayyum düzeni en büyük engeldir. Bu engel ortadan kaldırılmadan, toplumsal barıştan, adaletten ve yerel demokrasiden söz edilemez.
Van halkı iradesine, ekmeğine ve onuruna sahip çıkacaktır.
Kayyumlar Gidecek, Emekçiler Kazanacak!
Emeğe Sahip Çık, Kayyuma Hayır De!
Van Bizimdir, Yağmacılara Teslim Edilemez!
Açıklamanın ardından kitle, DİSK Genel-İş Sendikası önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi.