Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’nce kentteki bir parkın askeri lojman için tahsis edilmes kentteki siyasi parti, sivil toplum kuruluşu ve yurttaşların tepkilerine neden oldu.
Eski Orduevi önünde toplanan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van milletvekilleri Gülderen Varlı, Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Mahmut Dindar, siyasi ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katılımıyla yapılan basın açıklamasında, karardan vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamada konuşan TMMOB İKK dönem sözcüsü Ahmet Ortakçı, "Bugün burada yalnızca birkaç ağacı ya da bir imar planını savunmak için değil, Van'ın ortak geleceğini, kent hakkını, kamu yararını ve şehircilik biliminin temel ilkelerini savunmak için toplandık” ifadelerini kullandı.
Bu parkın çocukların oynayacağı, gençlerin nefes alacağı, yaşlıların dinleneceği, kadınların güvenle kullanacağı, Van halkının ortak yaşam alanı olacak bir kent parkı olması gerektiğini dile getiren Ortakçı, “Bir parkı savunmak yalnızca birkaç ağacı savunmak değildir. Kamu yararını, şehircilik ilkelerini, deprem güvenliğini, çocuklarımızın geleceğini ve halkın ortak yaşam hakkını savunmaktır. Bugün tam da bunun için buradayız. Çünkü kentler betonla değil, kamusal yaşam alanlarıyla nefes alır. Van halkının iradesiyle seçilen Van Büyükşehir Belediye Meclisi, 13 Aralık 2024 tarih ve 592 sayılı kararı ile bu alanı yeniden Park Alanı olarak planlamış ve kente kamusal bir yeşil alan kazandırmayı amaçlamıştır. Bu karar; kamu yararını, kentin yeşil alan ihtiyacını ve şehircilik ilkelerini esas alan doğru bir planlama yaklaşımıdır. Ne var ki, halkın iradesiyle alınan bu karar da uygulanmamış; kayyım yönetimi tarafından yeniden ortadan kaldırılarak tekrar Resmî Kurum Alanı'na dönüştürülmüş ve askeri lojman yapılmasının önü açılmıştır. Biz bu anlayışı bir kent talanı olarak görüyoruz. Çünkü talan yalnızca ağaç kesmek değildir” diye konuştu.
“TALANCI ANLAYIŞA KARŞI DURMALIYIZ”
Yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan ise Van’ın bir deprem kenti olduğunu hatırlatarak, kayyum yönetimindeki belediye tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Kayyum rejiminin bir talan rejimi olduğunu; doğa düşmanı, ekoloji düşmanı, kadın düşmanı ve eşitlik düşmanı bir anlayış olduğunu hep dile getiriyorduk. Bugün bir kez daha kayyum rejiminin bu kente ve bu kentin geleceğine nasıl büyük bir kötülük yaptığını, nasıl bir zulüm ortaya koyduğunu görüyoruz. Standartlara göre kişi başına düşen yeşil alan miktarı en az 10 metrekare olmalı. Fakat 10 yıllık kayyum pratikleri ve zulmü nedeniyle Van’da kişi başına düşen yeşil alan miktarı 1 metrekare bile değil. Yaklaşık 70 santimetrekaredir. Dolayısıyla bizler; ekolojik, kadın özgürlükçü ve demokratik yönetim anlayışımızla halkımız tarafından göreve getirildiğimiz ilk andan itibaren kentteki yeşil alan miktarının artırılması konusunda büyük bir çalışma başlattık.”
“BU KENTİN BARIŞA, EŞİTLİĞE, KUCAKLAŞMAYA VE YEŞİL ALANLARA İHTİYACI VAR”
“Kayyum zihniyetinin bu yanlış karardan bir an önce vazgeçmesini bekliyoruz” diyen Zeydan, “Burada bir süreç varken, barış ve demokratik toplum süreci yürütülüyorken, güvenlikçi politikaların mekansal olarak ortaya çıkmasına ihtiyaç yoktur. Bu kentin barışa, eşitliğe, kucaklaşmaya ve yeşil alanlara ihtiyacı var. Herkes elini vicdanına koysun. Burada siyaset yapan iktidar partisine sesleniyoruz: Bu memleketin çocukları değil misiniz? Siz bu memlekette yaşamıyor musunuz? Bu memlekette bir deprem olsa, toplanma alanlarının dahi kalmadığına, insanların nefes alabileceği yeşil alanların ve meydanların olmadığına siz şahit değil misiniz? Peki Van’ın geleceğine karşı yapılan bu kötülüğe karşı çıkacak bir iradeniz yok mu? Bu kadar mı iradesizsiniz, bu kadar mı gözünüzü menfaat bürümüş? Bu hukuksuzluk durana kadar mücadele edeceğiz.
Van halkına sesleniyoruz; geleceğimize birlikte sahip çıkmak zorundayız. Bu talancı anlayışa karşı durmalıyız” ifadelerini kullandı.
Tuşba Belediye Eş Başkanı Ümit Keser, askeri lojman yapılması planlanan alanın yıllardır kamuoyunda yeşil alan olarak değerlendirilmesi yönünde ortak bir görüş bulunduğunu belirterek, alınan kararların göz ardı edildiğini söyledi.
Söz konusu alanın 2011 yılından bu yana boş olduğunu ifade eden Keser, 2011 yılı öncesinde burada Orduevi'nin bulunduğunu hatırlattı. O dönemde Van'daki sivil toplum kuruluşları ve kurumların alanın yeşil alan olarak düzenlenmesi yönünde görüş bildirdiğini dile getiren Keser, kendisinin de o tarihte Kent Konseyi Başkanı olduğunu ve bu yöndeki taleplerin kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi.
Alanın yeşil alan olarak değerlendirilmesinin toplumun ortak görüşü olduğunu vurgulayan Keser, Van Büyükşehir Belediye Meclisi'nin de daha sonra bu yönde karar aldığını belirterek, "Burası halka kazandırılmış bir alandı" dedi.
Kent merkezinde ve ticaretin yoğun olduğu bir bölgede bulunan alanın halkın kullanımına açık olması gerektiğini ifade eden Keser, "Şimdi düşünün; tam çarşı merkezinde, ticaretin yoğun olduğu bir bölgede halkın kullanımına sunulması gereken bir alanın dört tarafını kapatıyoruz. İnsanların girip çıkıp kullanabileceği bir alan olmaktan çıkarıyoruz. Bu doğru mu? Üstelik belediye meclisinin aldığı bir kararı da yerle bir ediyoruz" diye konuştu.
Yaşananların halkın iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini savunan Keser, 2011 yılından bu yana sivil toplum kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda sonuçlandırılan bir konuda yeniden farklı bir sürecin işletildiğini kaydetti.
Alanın hazine arazisi olduğuna ilişkin değerlendirmelere de değinen Keser, "Evet, burası hazine arazisidir. Zaten bütün alanlar hazine arazisidir. Bir dönemki vali bunları uzaklaştırırken, bugün gelinen pozisyon budur. Artık bir karar verin ve şu halkın üzerinden, bu halkın sırtından elinizi çekin" ifadelerini kullandı.