(VAN) Beş çocuklu bir ailenin ferdi olarak büyüyen Özgökçe, küçük yaşlardan itibaren hem toplumsal hem de kültürel değerlerle yoğruldu. Van Atatürk Lisesi’ni birincilikle bitiren Özgökçe, genç yaşta gösterdiği azim ve sorumluluk duygusuyla dikkat çekti.

Üniversite yıllarında yükselen siyasi gerilimler karşısında sessiz kalmayan Özgökçe, toplumsal adalet ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdürdü. Tıp eğitimine Hacettepe Üniversitesi’nde başlayan, ardından Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde tamamlayan Özgökçe, büyük şehirlerin sunduğu kariyer olanaklarını geri çevirerek doğup büyüdüğü topraklara döndü. Van’ın Başkale ilçesindeki sağlık ocağında görev alarak mesleğini bir kamu hizmeti olarak icra etti.

Ancak onun hayatındaki en büyük kırılma noktası, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yaşandı. Diyarbakır’da uzmanlık eğitimi sırasında gözaltına alınan Özgökçe, dört yıl boyunca Diyarbakır Cezaevi’nde ağır işkencelere ve insanlık dışı muamelelere maruz kaldı. Cezaevi yıllarında dengbej ezgilerinden aldığı ilhamla direncini koruyan Özgökçe, zulme boyun eğmedi.

Eski Van Şehri’nin ziyarete açılacağı tarih belli oldu
Eski Van Şehri’nin ziyarete açılacağı tarih belli oldu
İçeriği Görüntüle

Tahliyesinin ardından Sakarya’da kısa süreli bir görev yapan Dr. Salih Özgökçe, özlem duyduğu memleketine geri dönerek Van ve Muş’ta çalıştı. Van Devlet Hastanesi’ndeki görevinden sonra kendi özel hastanesini kurdu. Bugün yaklaşık dört yüz kişiye doğrudan, beş bin kişiye ise dolaylı olarak istihdam sağlayan bu kurum, onun halka olan bağlılığının en somut örneklerinden biri.

Toprağını satmadan, büyük şehirlerin cazibesine kapılmadan memleketine hizmet etmeyi seçen Dr. Salih Özgökçe, hem mesleki başarılarıyla hem de insani duruşuyla çevresindekilerin saygısını kazandı. Siyasi görüş fark etmeksizin herkesin takdirini kazanan Özgökçe, halkı tarafından “yaşayan aziz” olarak anılıyor.

Hayatı boyunca direnişi, sadakati ve halkına adanmışlığıyla örnek teşkil eden Dr. Salih Özgökçe, sadece bir doktor değil; aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı, bir mücadele sembolü ve bir onur abidesi olarak hafızalarda yer edinmeye devam ediyor.

Muhammed Gülsarı