Van Büyükşehir Belediyesi Belediye eş başkanları ve meclisi; Ekim Ayı Meclis toplantısını Van depreminin yıldönümü nedeniyle TMMOB ile birlikte gerçekleştirdi.

Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan ile meclis üyeleri, Ekim ayı meclis toplantısını Van Depremi’nin 14. yıldönümü nedeniyle TMMOB ile birlikte gerçekleştirdi. Toplantıda hem depreme karşı alınmayan önlemler hem de kayyum uygulamaları eleştirildi.

İpekyolu Belediyesi ev sahipliğinde Sanat Galerisi’nde yapılan toplantı, 23 Ekim 2011’de yaşanan Van Depremi’nin 14. yıldönümü dolayısıyla TMMOB’un (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) katılımıyla gerçekleştirildi. İlk olarak söz alan Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, şunları söyledi:

7Fc3B44D 103E 454F 8Ff9 3804869Cf217

"2011 yılında 7.2 şiddetinde gerçekleşen depremin burada büyük can kaybına sebep olduğu, büyük zararları ortaya koyduğu, yaşattığı bir süreçti elbette. Her fırsatta ve her zeminde ifade ediyoruz. Doğal afetler belki önlenemez ancak beşeri müdahalelerle riskler daha da azaltılabilir. Maalesef yaşadığımız ülke afetler ülkesi olmasına rağmen sıklıkla çok şiddetli depremlerin yaşanarak büyük can kayıplarının yaşanmış olmasına rağmen vesayetçi anlayışın ortaya koyduğu politikalar sebebiyle kentlerimiz maalesef rant alanlarına dönüştürülüyor, betonlaştırılıyor. Hiçbir şekilde dirençli kentler olunması için çözümler üretilmiyor. Politikalar hayata geçirilmiyor. Tam bunun aksine insanların yaşamını ucuz gören hiçbir şekilde insanların yaşamına değer vermeyen politikalar hayata geçirilmeye çalışılıyor.

"Doğayı talan eden uygulamaların hayata geçirildiğini biliyoruz"

Bununla birlikte doğayı tam bir talan alanına dönüştüren, tam bir ekolojik yıkım haline getiren derelerimizi kurutarak, topraklarımıza zarar vererek, ormanlık alanların yakılmasıyla tam da bu afetlere zemin hazırlayan politikalar hayata elbette ki geçirildiğini hepimiz biliyoruz. İşte tam da kentlerin dirençli kentler haline gelebilmesi, afetlerin riskinin azaltılabilmesi noktasında yerel yönetimlerin sorumluluğundan ve aslında yerel yönetimlere çok iş düştüğünü her defasında ifade ediyoruz. Ancak maalesef tekrar etmek umurumda kalacağım ki, vesayetçi anlayıştan kaynaklı, halkın iradesinin gasp edilmesinden kaynaklı, böylesi sorunlara maalesef çözüm bulunmuş olmuyor. Yarından itibaren Özalp ilçemizde başlamak üzere meşe ağaçlarının dikimi, kadın ormanları inşa edilmeye çalışılacak. Bizler bu vesileyle bir kez daha hem deprem de yaşamını yitirmiş olan tüm canlarımızı saygıyla anarak burada dikeceğimiz her bir fidanın yeni yaşamların önünü açabileceğini onlara verdiğimiz sözün de yerini bulması açısından anlamlı bir program olduğunu da ifade etmek isteriz."

"Halk iradesinin gaspı da aynı şekilde devam ediyor"

Yerine Kayyum Atanan Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan ise şunları söyledi:

"Kentin en önemli sorunlarından, risklerinden biri deprem riskiydi ve kayyumların bu konuda hiçbir adım atmadığını aslında depremlere, afetlere karşı önlemler alması gerekirken belediyelerin kaynaklarını farklı kurumlara peşkeş çeken bir anlayışla da biz karşı karşıya kaldık. Bu kadar deprem riskiyle karşı karşıya kalan bir ilde bir Afet Koordinasyon Merkezi dahi yoktu. Kayyum gelir gelmez bizim bu kentin yararına yaptığımız her şeyi ortadan kaldırmaya çalıştı. Afet Koordinasyon Merkezi'ni de işlevsiz hale getirerek aslında ilgili meslek örgütleriyle yapacağımız bütün çalışmaların da önünü kapatarak ve o günden bugüne de nasıl ki 10 yıl önce 10 yıllık kayyım gaspı afetlere yönelik tedbirler konusunda tek bir adım atmamışsa bugün de işte neredeyse 8-9. ayına girdik. Depremin, afetin etkilerini En uzağa indirecek hiçbir adım atmamış atmayacak da.
Yani burada neredeyse Van halkı kaderiyle baş başa bırakılmış."

Ddc52C81 1554 434C 8665 Caa0E0Afc54D

"Rojin Kabaiş'in adını Aile Politikaları Daire Başkanlığı Yaşam Merkezi'ne verdik"

Zeydan, Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin ise şunları söyledi:

"Bu kayyum, bu gaspçı, bu halkın iradesini gasp eden erkek egemen şiddet yanlısı anlayışın Rojin Kabaiş cinayetinin de üstünün örtülmesi konusunda büyük bir çaba içerisinde olduğuna şahit olduk. İlk andan itibaren aileye kızınız intihar etti dayatması yapan işte bu kayyum anlayışıdır. Bu erkek egemen anlayıştır. Ve ilk andan itibaren dosyaya konulan gizlilik kararı var olan şüpheleri daha da arttırmıştır. Peki neden bir yıl önce siz bunu açıklamadınız? Sizin örtmek istediğiniz, saklamak istediğiniz neydi? Aslında o anda bir teknik test de Rojin'in gerçekten suda boğulup boğulmadığının tespit edilebileceği çok basit bir test bile otopsi sırasında yapılmadı. Peki neden yapılmadı? Adli Tıp Kurumu uzmanları bunu dile getiriyor. Neden yapılmadı? Neyi gizlemek istediniz? Neyi saklamak istediniz? Büyükşehir meclisi olarak Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlığı olarak şüpheli bir şekilde katledilen Rojin Kabaiş ve diğer tüm kadınların anısını yaşatma adına bizler oy birliği ile Büyükşehir Meclisi'nde bir karar aldık. Rojin Kabaiş'in adını Aile Politikaları Daire Başkanlığı Yaşam Merkezi'ne verdik."

"Önlemler olmayınca da biz daha fazla ölüyoruz"

DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı ise şu ifadelere yer verdi:

Van'da 800 hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı
Van'da 800 hayvanı yağmalayan 4 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

"Ben de 23 Ekim günü geldiğinde derin hüzünler yaşıyorum. Evet gri betonlar belki öldürüyor ama hakikaten önlemler olmayınca da biz daha fazla ölüyoruz. Ama bir tek garip betonlar bizi öldürmedi. Bir tek o binalar bizi öldürmedi yani. Bizi hakikaten bugüne kadar depremle ilgili hiçbir çalışma olmaması da öldürdü. Bir tek Van depreminde miydi? Hayır; Maraş merkezli depreminde de gittiğimizde bu ses her tarafa yankılanıyordu. Sesimizi duyan yok mu? Bunun hukuki boyutu, siyasal boyutu veya işte teknik boyutu dile getiriliyor. Evet, ihmaller, peşkeş çekilen yerler bunlarla ilgili de sözleri söylüyorduk ama bu devlet hakikaten hiçbir zaman kendi halkının ya da halkın dediğinin yanında durmadı. Deprem gerçekliği tam da gözümüzün önünde dururken bununla ilgili hiçbir şey yapmıyor."