GÜNDEM

Arama noktalarının kalktı yerlerini MOBESELER aldı!

Muş'un köylerine takılan MOBESE'lerin “asayişten” ziyade “güvenlikçi” politikanın devamı olduğunu belirten DEM Partili Sümeyye Boz, kaldırılan kontrol noktalarının yerine kameraların aldığını söyledi.

Abone Ol

Bölgede halka dönük baskılar her dönem çeşitli uygulamalarla devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda İçişleri Bakanlığı, iki bin 763 kontrol ve arama noktasının kaldırıldığını açıkladı ancak bu arama noktalarının yerini bugün yeni dijital teknolojiyle kameralar almaya başladı.

Dört bir tarafı kameralarla donatılan merkezlerden biri de Mûş'un Varto (Gimgim) ilçesi. Başta ilçe merkezi olmak üzere birçok köye MOBESE'ler takılmaya başlandı. Takılan kameraların 360 derece döndüğü ve termal ısıya duyarlı olduğu biliniyor. Ana yoldan ulaşımı sağlayan ve adına "grup köy yolu" denilen yollara takılan MOBESE'lerin sayısının arttığı belirtildi. Zaçex, Qerqerut, Şeman, Tatan ile İlbey köyleri, termal ve ses alıcı kameralarla 7/24 izlenirken, sürekli izlenmekten rahatsız olan köylüler, bu yeni yöntemin psikolojik baskıyı artırarak, yeni hak ihlallerini de beraberinde getirdiğini söyledi.

Halkın günlük yaşamını denetim altına alan uygulamaya dair konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, söz konusu uygulamanın toplumsal psikolojide ciddi zararlara yol açtığını dile getirdi.

'DİJİTAL GÜVENLİKÇİ AKIL'

Söz konusu uygulamanın devletin "güvenlikçi" politikasının devamı olduğunu söyleyen Sümeyye Boz, sürekli denetimle devletin gündelik hayatı kontrol etmeye çalıştığını kaydetti. Uygulamanın özel savaş politikalarının da devamı olduğunu vurgulayan Sümeyye Boz, "Colemêrg ve Şirnex hattında bu uygulamayı görmüştük. Mesele Colemêrg ve Şirnex değil, direnişin, mücadelenin yurtseverlik bilincinin ne kadar yüksel olduğu yerler varsa her birisine dönük müdahalelerdi. Geçtiğimiz çözüm sürecinde de bütün köy girişleri hatta mezralara kadar kalekollar inşa edilmişti. Şimdi o aklın dijitalleşmiş halini görüyoruz. Yine bir süreci tartışıyoruz. Ama süreci hala 'terör' parantezine sıkıştıran bir akıl var. Dijital güvenlikçi bir akıl devrede. Burada süreçle beraber açığa çıkacak olan direniş, mücadele ve sahiplenmenin toplumsallaşmasının önüne geçmek isteniyor" ifadelerini kullandı.

Sümeyye Boz, bu ve benzeri politikaların sürecin ruhuna zarar verdiğini belirterek, halkın güveninin de zedelendiğini söyledi. Sümeyye Boz, "Bu süreçle ilgili herhangi bir somut adım atılmamışken, bu girişimler de halkta umudu zedeliyor" ifadelerini kullandı.

GÜLİSTAN DOKU’YU HATIRLATTI

Meselenin "asayiş” olmadığının altını çizen Sümeyye Boz, her sokağında kamera bulunan Dersîm'de Gülistan Doku'nun katledildiğini ve günlerce bulunmadığını anımsattı. Sümeyye Boz, "Yıllarca 'Gülistan Doku nerede?' diye soruldu. Buna rağmen kamera kayıtları hiç gündeme gelmedi. Kaybedilmesine giderken ki süre içerisinde aslında adım adım takip edilecek kamera kayıtlarının her birisinin silindiği. Bu silme işlemlerine emniyet, güvenlik güçlerinin hatta mülki amirin dahil olmasından bahsediyoruz. Güvenlikçi akıl iktidarda olduğu gibi yerel idarelerde de aynı zihniyetle devam ettiği sürece hak ihlallerinin önü açılır. Mevzu cihazların nasıl kullanılacağıdır" diye belirtti.

'MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIYACAĞIZ'

Süreci Meclis gündemine taşıyacaklarını belirten Sümeyye Boz, şöyle devam etti: "Varto'da, kameraların yerleştirilmesiyle ilgili halktan gelen bir tepki var. 'Biz kendimizi güvende hissetmiyoruz, kişisel alanlarımızın ihlal edildiğini düşünüyoruz' deniliyor. Bununla ilgili girişimlerimiz olacak."

MA