(ANKARA) Konu hakkında bir açıklama yapan TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel şunlara değindi; “Bir gazeteciye, yaptığı haber ya da yazdığı yazı sebebiyle bu şekilde muamele edilmesi asla kabul edilemez. Karşısındaki azılı bir suçlu değil, halkın haber alma hakkı için görev yapan bir gazetecidir. Gazetecilik, suç değildir. Dolayısıyla azılı suçlulara reva görülen yöntemler bir gazeteciye uygulanamaz.
Eğer yazdığı bir yazı ya da yaptığı bir haber nedeniyle bir soruşturma başlatılmışsa, hukukun yolu bellidir: Gazeteci davet edilir, davete icabet eder ve ifadesi alınır. Bu kadar basit bir hukuki süreç varken, sabah baskınlarıyla evlerin basılması, kelepçelenmeler ve gözdağı niteliğindeki uygulamalar, basın özgürlüğüne açık bir darbedir.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir, muz cumhuriyeti değildir. Hukuk devletinde usuller bellidir, keyfiyet değil hukuk işler. Basın özgürlüğünü yok sayan, gazetecileri susturmaya çalışan bu yaklaşımlar kabul edilemez ve demokrasi adına utanç vericidir.
Bizler, TİGAD olarak bu hukuksuzluğun karşısında duruyor ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.”dedi