VANEKSPRES HABER MERKEZİ - VAN

HDP’nin Ankara’da Genel Kurulu’nun yapılmasının ardından gözler BDP’nin Genel Kurulu’na çevrildi. BDP’nin de Kongresi 11 Temmuz’da Ankara’da yapılacak. HDP ve BDP Genel Kurulları yapıldıktan sonra parti organları netleşecek. Ardından ise il ve ilçelerdeki yönetimler belirlenecek. En önemli illerin başında ise Van geliyor. Van’da hem HDP hem de BDP il ve ilçe yönetimleri belirlenecek. Türkiye’deki siyasi yapılanmaların önemli oranda HDP üzerinde şekillenecek olması ile acaba BDP önemini yitirdi mi gibi sorular da akıllara geliyor. Çok sayıda kişi HDP yönetimi için kendisini beli ederken BDP, için Yusuf Zorba ismi dışında henüz kimse il yönetimine talip olmadı. Yusuf Zorba kimdir? Neden HDP’ye değil de BDP il Başkanlığına aday oldu? BDP’de beğenmediği neler var? Neleri değiştirmek istiyor? Oluşturacağı kadrolar ile nasıl bir BDP yönetimi olacak? Bütün bu sorulara Serhat Gazetesi için oldukça samimi cevaplar verdi.

Bekir Güneş: Yusuf Zorba kimdir biraz kendinizi anlatır mısınız?

Yusuf Zorba: 1 Mayıs 1959’da Van merkeze bağlı Koç Köyü’nde dünyaya geldim. 1968 yılına kadar köyde yaşadıktan Van merkeze göç ettim. 1971 yılında Ankara’ya çalışmaya gittim. Bütün siyasi oluşumum da orada başladı diyebilirim. 1979 yılına kadar Ankara’da birçok oluşumun içinde yer aldım. 1980 öncesi Van’a dönerek Kürt Özgürlük Hareketi’nin içerisinde yer aldım. 12 Eylül’den sonra tutuklandım ve bugüne kadar yaklaşık 17 yıl cezaevinde yattım. Van, Diyarbakır, Muş, Bartın cezaevlerinde kaldım. Şuanda halen Van İpekyolu İlçesi’nde bulunan Seyit Fehim Arvasi Mahallesi’nde kirada oturuyorum. 12 yaşında bir erkek çocuk babasıyım.

 

Biraz Siyasi geçmişinizden bahseder misiniz?

Yusuf Zorba: Cezaevi öncesine kadar daha çok illegal alanlarda çalışmalar yürütüyordum. Cezaevinde çıktıktan sonra daha çok siyasi partilerin beli kademelerinde görevler aldım. Fiili olarak görev almamın nedeni siyasi yasaklı olmamdı. Serhat bölgesi düzeyinde örgütlemelerde çalıştım daha sonraki yıllarda il yönetimlerinde eğitim ve halkla ilişkiler alanlarında çeşitli görevlerde bulundum. Bu çalışmalarımın ardından partide yaşanan bazı sorunlar nedeniyle bir süre pasif durumda kaldım.

Neden HDP değil de BDP?

Bir belediye başkanı daha görevden uzaklaştırıldı
Bir belediye başkanı daha görevden uzaklaştırıldı
İçeriği Görüntüle

40 yıllık Kürt Özgürlük Hareketi’nin geliştirmiş olduğu mücadele sonucunda stratejik bir dönemle karşılaştık. Bu stratejik dönem nedir diye sorarsanız? Kürdistan sorununun demokrasi yorumları içerisinde çözülebileceği neticesi ortaya konuldu. Daha açık bir ifade ile Demokratik Özerklik içerisinde formüle edilen çözüm stratejisi ve mevcut adı BDP olan siyasal partiye tarihi bir misyon yüklediğini gördüm. Bu şu anlama geliyor: yeni DBP (Demokratik Bölgeler Partisi) olarak değiştirilmesi gündeme gelen partinin Kürdistan coğrafyasında yaşamı yeniden inşa etme, demokratik özerkliğinin alt yapısını oluşturma, yerinden yönetim espirisi içerisinde Kürt Halkı’nın kronikleşmiş sorunlarına sıcağı sıcağına çözüm üreten bir misyon yüklendiği için ilgimi çekti aday olmaya karar verdim. BDP’yi bu nedenlerle tercih ederken halkın sorunlarını çok yakından biliyor olmam halkla sıcağı sıcağına samimi ilişkiler kuruyor olmam beni bu perspektifle halka daha yakından hizmet etmeye sevk ediyor. Çünkü ben bu halktan biri olarak gerek bölgeyi çok iyi biliyor olmam gerekse sorunların merkezinde yatan nedenleri çok yakından biliyor olmam çözümü de bir o kadar gerçekleşebilir gördüğümden bu alanı tercih ettim.

HDP’nin yeni oluşumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP’nin yeni oluşumuna gelince Kürt Özgürlük Hareketinin çok yeni bir şey yapmadığını düşünüyorum. Çünkü, mevcut sorunu Türkiye Devrimci Demokrat, Aydın, ötekileştirilmiş kesimleri ile birlikte mücadele içerisinde çözmesi gerektiğini ta 1970’lerde dahi söylüyor. Gelinen noktada HDP’nin temellerinin 1970’lerde atıldığını söyleyebiliriz. Başarılı olacağını umut ediyorum.

Selahattin Demirtaş’ın HDP Genel Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Demirtaş’ın HDP Genel Başkanlığına getirilmesi çözüm sürecinin bir gereği ve partinin kararı neticesinde olduğunu düşünüyorum. C.Başkanlığı adaylığı ise cesur bir adım olmakla birlikte biraz da HDP ve Kürt oylarının C.Başkanlığı seçimlerinde açığa çıkarılmasına dönük bir adım olarak görebiliriz.

BDP’de gördüğünüz sorunlar nelerdir? Sizin bu sorunlara karşı ne tür çözümleriniz var?

Çok yakından takip ettiğim kadarıyla BDP’de çok ciddi kronikleşmiş bir örgüt sorunu vardır. Yani her şeyden önce örgüt olamama sorunu vardır. Gerek kongrelerde gerekse ana atamalarda dikkate alınması gereken temel kriterler yerine günü birlik dönemsel yaklaşımlarla görevlendirmelere gidilmiştir. Bir görevlendirme yapılırken göz ardı edilmemesi gereken en temel faktörler hep göz ardı edilmiştir. Şöyle ki, görevlendirmeler esnasında kişide aranması gereken ideolojik, politik, sosyal, kültürel donanım, temel değerlere bağlılık, halkçı özellikler, yereli tanıma ve ufuk açıklığı, üretkenlik, örgüt ettiği olmazsa olmaz iken bunlar ciddi bir şekilde göz ardı edilmiştir. Bu yaklaşım ise beraberinde devasa sorunları doğurmuştur.

Sizin çözümünüz nedir?

Bizim bu sorunlara karşı çözümüz ise yeni dönemde öncelikle adanmış bir fedakarlıkla yerelin dinamiklerini açığa çıkararak, kadın, gençlik, orta yaş grubu, ayrımı yapmadan tecrübe ile enerjisini bütünleştirerek demokratik özerkliği inşa etme, derin sorunluluk bilinci ile projeler üretmek, sonuna kadar bu projelerin takipçisi olmak ve üretimden kopmuş olan halk kitlelerini komünal yaşam içerisinde hem üretime katmak hem de üretime tabi tutmaktır. Yani nerede bir sorun var ise biz oraya giderek soruna yerinde çözüm üreteceğiz. Çözümün dinamikleri her halükarda bölge insanı olacaktır. Biz, yerelden ve yerinde yönetim anlayışına inanıyoruz. Demokratik özerklik modeli ancak bu şekilde yaşamsallaştırılabilinir.

Siz seçilirseniz nasıl bir kadro oluşturacaksınız?

Halkımız ve partimiz bize bu anlamda görev verirse ötekileştirilenler olarak hiç kimseyi ötekileştirmeden temel kriterleri göz ardı etmeden ve bu kriterlere de bağlı kalarak birçok kuşağı bir arada çalışabilir, üretebilir ve başarabilir bir anlayış ve sorumlulukla yönetimimizi oluşturmayı düşünüyoruz. Hiç kimsenin emeğini küçümsemeden gerek mevcut yönetim kademesindeki arkadaşlarımızı ve onlardan öncekilerin emeklerine çok derin anlam biçiyoruz. Emeğe sonuna kadar da saygılı olacağımıza ve en büyük yükseklerde emek sahiplerini onure edeceğimizi söyleyebiliriz.

BDP ve HDP nasıl görev dağılımı olacak?

Biz BDP’yi tercih ederken şunu biliyorduk; BDP’nin yönetim kadrosunda yer alacak yöneticilerinin herhangi bir yerde aday olamayacağı şartını biliyorduk. Bu şu anlama geliyor; BDP’de yöneticilik yapacak kişiler atanmış zihniyeti ile değil kendini adamış zihniyeti ve sorumluluğu ile adeta hamalvari halkın hizmetçisi olacağını halkın sorunlarına sorun katma değil, demogoji yapma değil, içtenlikle samimiyetle çözüm üreteceği bir yerdir.

Yılların mücadele saflarında bize kazandırmış olduğu kimliği koruyarak yine edinmiş olduğumuz tecrübe, birikim ve halka hizmet etme şevki ile dolu oluşumuzdur. Bizim iddiamız biraz da buradan gelmektedir. Bizim en temel amaçlarımızdan biri de ötekileştirilenler olarak DBP, yönetim kademesi olarak hiç kimseyi ötekileştirme lüksümüzün olmadığına sonuna kadar bağlı kalacağız. Halkımıza karşı suç işlememiş olan her insan birinci derecede bizim için kazanılması gereken insan olacaktır. Eski, yeni, yaşlı, genç veya kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın herkese çok adil ve etik olarak değer vereceğiz ve bunların hepsini gerektiğinde uyum içerisinde birlikte üretebilir insanlar haline getireceğiz.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bizler tecrübe ile enerjiyi birleştirerek yani gençlerin dinamizmi ile orta yaş grubunun bilgi birikimini bir potada eriterek bu yeni tarihi süreçte yereli tanıyan halkla iç içe olan bizler halkımıza canla başla hizmet etmeye adayız. Kürt Halk Önderi Başkan Apo’nun çok zor koşullar altında yürüttüğü mücadele, ortaya koyduğu projeyi canla başla mazeret değil çözüm üreterek bağlılığımızı yerine getireceğiz.  Serhat Gazetesi’ne ve bütün çalışanlarına çok teşekkür ediyorum.