Çerçeve yasanın ardından demokratik bir yasanın şekillenmesinin önemli olduğunu belirten VÇerçeve yasanın ardından demokratik bir yasanın şekillenmesinin önemli olduğunuan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, “Temel hak ve özgürlüklerimizi güvence altına alacak demokratik bir yasanın şekillenmesini sağlayacak örgütlü bir kadın mücadelesine ihtiyacımız var" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" isimli kanun teklifi, 10 Ağustos'ta Meclis'te kabul edildi. Kabul edilmesinin ardından tartışmalar da sürüyor.
Yasanın pek çok kesim tarafından pozitif bir adım olarak kabul edilmesinin yanı sıra yasadaki eksiklikler de dile getirildi. Özellikle Abdullah Öcalan'ın statüsüne yasada yer verilmemesi, hazırlanan teklifin dili, kadın temsiliyetine yer verilmemesi ve pek çok eksikliği eleştirildi.
‘TARİHİ EŞİK’
Teklife dair değerlendirmelerde bulunan Van Büyükşehir Belediye Eşbakanı Neslihan Şedal, sürecin kadınlar açısından da çok önemli bir “tarihi eşik” olduğunun altını çizdi. Kadınların bu tarihi eşiğe gelene kadar pek çok bedel ödediğini belirten Neslihan Şedal, "Ortaya büyük bir mücadele konuldu. Bir buçuk yılı aşkın bir süredir Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla birlikte hem Türkiye'de hem Kürdistan'da çok tarihsel olayların yaşandığı bir dönemin de içerisindeyiz. Haliyle yaşanan her bir adım, gerçekleşen her bir hamle toplum içerisinde de büyük bir hareketlilik yaratıyor. Esasında burayı iyi okuyabilmek gerekiyor" dedi.
‘YENİ TOPLUMU İNŞA EDECEĞİZ
Süreç boyunca yer yer kafa karışıklıklarının yaratılmaya çalışıldığını belirten Neslihan Şedal, yeni bir inşa sürecinde olduklarını hatırlattı. Neslihan Şedal, "Yeniden bir toplumun inşa edilmesi meselesinden bahsediyoruz. Türkiye ve Kürdistan tarihinde ilk defa böylesi bir mutabakat yapıldı ve ilk defa farklı düşüncelere sahip bu kadar kesim bir yasada bu şekilde mutabık kaldı. Barış ve çözüm meselesi tartışılırken hiçbir dönem görmediğimiz şeyleri gördük. Tüm siyasi partiler işin içinde" ifadelerini kullandı.
Kadınlar açısından yasanın tarihsel bir adım olduğunu belirten Neslihan Şedal, "Başta Kürt özgürlük mücadelesinin baş aktörü Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün bir an önce sağlanması gerektiği meselesi biz kadınlar için hayati bir mesele. Çünkü biz kadınlar kendi özgürlüğümüzü Önderliğin özgürlüğüyle çok bağlantılı görüyoruz. Biz O'nun modelinin sadece Türkiye'de değil tüm Ortadoğu için yaşam modeli olduğunu düşünüyoruz. Bir diğer nokta da demokratik siyasetin daha geniş cepheden, zeminden oluşması gerektiği" vurgusunu yaptı.
“İÇ İTTİFAKI GÜÇLENDİRME ÇABASI”
Yürütülen sürecin "iç ittifakı sağlama" açısından da ele alınması gerektiğini vurgulayan Neslihan Şedal, Ortadoğu'nun tamamını saran savaşa işaret etti. Neslihan Şedal, savaş gerçekliğinin en çok kadınlar tarafından bilindiğini söyledi. Kadınların Ortadoğu'nun herhangi bir parçasında elde edecekleri kazanımlarla diğer parçalardaki kadınları da etkileyebileceğinin altını çizen Neslihan Şedal, "Rojava'da kadın ordulaşması Türkiye'deki kadın kazanımlarını da derinden etkiledi. Kadınların savaş zihniyetiyle karşı karşıya kalma meselesi yeni bir mesele değil. Yani bin yıllardır kadınlar buna karşı mücadele ediyor. Binlerce yıl önce erkek avcı kulübünün kastik toplumsal katile dönüşmesi meselesini çok net perspektifle ortaya koydu Önder Öcalan. Ortadoğu'daki kadın özgürlük sorununun giderek derinleşmesini ele aldığımızda bu perspektiften bağımsız ele alamayız” dedi.
Bir yandan kadınların kazanımlarına karşı büyük saldırılar ve şiddetin derinleştiğini ifade eden Neslihan Şedal, “Ancak bunun karşısında da çok güçlü bir kadın potansiyeli var. Biz bunu Rojava'da da gördük. Şu an da işte İran'da, Rojhilat'ta da görüyoruz. Kadınlar çok güçlü olduğu, örgütlü olduğu yerde kazanımlarını arttırabiliyorlar. Rojhilat'ta da yine aynı kadın kazanımları için örgütlü bir direniş gördük. 'Jin, jiyan, azadî' süreciyle birlikte aslında kadın bedenine karşı tecrit politikasına baş kaldırıldı. Kadınlar, kendi özgür yaşamını, kadın özgürlükçü sistemini inşa edebilmenin mücadelesini yürüttü" dedi.
‘ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE İHTİYAÇ VAR’
Kurulacak yeni sistemde kadınların kazanımlarının Kürt kadınlarının tamamını etkileyeceğini belirten Neslihan Şedal, "Kadınların ortak ittifakını güçlendirmesi meselesi elbette ki kadın özgürlük mücadelesinin, kadın hareketlerinin güçlü, örgütlü, birleşik bir mücadele kurmasıyla alakalıdır. Bu süreçte eşbaşkanlık sisteminin yasal zeminde tanınmasından tutalım temel hak ve özgürlüklerimizi güvence altına alacak demokratik bir yasanın şekillenmesini sağlayacak örgütlü bir kadın mücadelesine ihtiyacımız var" diye konuştu.
‘EN ÖNEMLİ MÜTTEFİK KADINLAR OLMALI’
Türkiye’nin demokratik bir cumhuriyete dönüşmesi ve örnek model olmasında en güçlü müttefikinin kadınlar olması gerektiğini belirten Neslihan Şedal, “Bu anlamda Meclis içerisinde oluşacak komisyonlardan kurullara kadar kadınların güçlü bir şekilde yer alabilmesi sağlanmalıdır. Biz kadınlar zaten mücadele ederek bu sürecin en önemli parçası olmaya devam edeceğiz. Çünkü kadınlar hayatlarını ortaya koydu. Bunu büyük bir hafıza haline getirdiler" diye konuştu.
Kadınların güçlü bir ittifak kurmasının önemli olduğunu ifade Neslihan Şedal, “Aynı zamanda İran'daki, Suriye'deki Irak'taki kadınların da bu sürece dahiliyeti önemlidir. Kadının özgürleşmesiyle toplumun özgürleşeceğine inanan bir yerden hem barışı hem de demokratik toplumu inşa edebiliriz. Kalıcı barışı da bu şekilde yaratabiliriz" dedi.
MA / Ceylan Şahinli



