(VAN) Açıklamada, Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası’nın korunması çağrısı yapılarak, mevcut ve planlanan enerji ve maden projelerinin gözden geçirilmesi istendi.

875723101 959263667257788 8178368347606697602 N

Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Vadisi’nde yaşanan doğa tahribatına karşı Van Ekoloji Derneği, Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Van Barosu ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erciş İlçe Örgütü tarafından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Van Barosu Ekoloji Komisyonu, DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, DEM Parti Erciş İlçe yönetimi ve eşbaşkanları ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Erciş İlçe eşbaşkanları katıldı. Açıklamada, Zilan Kanyonu’ndaki doğal yaşam alanlarının korunması ve bölgedeki ekolojik tahribata karşı mücadelenin büyütülmesi çağrısı yapıldı.

“Su varlıkları ve doğal yaşam alanları tahrip ediliyor”

Basın açıklamasında Mezopotamya Ekoloji Hareketi adına konuşan Avukat Rojhat Özgökçe, bölgede yürütülen projelerin su varlıkları ve doğal yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Özgökçe, Zilan Deresi’nin doğal akışının bozulduğunu, Erciş Ovası ve Çelebibağı sazlıkları gibi önemli sulak alanların yanı sıra endemik türlerin yaşam alanlarının da tehdit altında olduğunu belirtti.

Özgökçe, enerji ve hammadde üretimi gerekçesiyle yürütülen çalışmaların geniş ölçekli arazi kullanım değişikliklerine ve ekolojik tahribata yol açtığını ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu:

“Su varlıklarını ve doğal yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Zilan Deresi’nin doğal akışı bozulurken verimli Erciş Ovası, Çelebibağı sazlıkları gibi ulusal öneme sahip sulak alanlar ve endemik türlerin habitatları, enerji ve hammadde üretimi adı altında geniş ölçekli arazi kullanım değişikliklerine ve ekolojik kıyıma açılmaktadır.

Bu projeler, tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkının geçim kaynaklarını, su döngüsünü ve biyoçeşitliliği yok etme riski taşımaktadır. Ayrıca deprem riskini de beraberinde getirmekte ve doğayı satılabilir bir metaya dönüştüren yaklaşımın sonucunu oluşturmaktadır.

Daha önce benzer projelerde mahkemelerce iptal edilen ÇED kararları da göstermiştir ki çevresel etki değerlendirmeleri çoğu zaman eksik, yüzeysel ve halkın katılımından yoksun biçimde yürütülmektedir.

14 Yıl şiddet gören Hanife Güzel Konuştu
14 Yıl şiddet gören Hanife Güzel Konuştu
İçeriği Görüntüle

Bu projeler, gelecek nesillerin de yaşam alanlarını hedef almaktadır. Anayasa’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, ilgili uluslararası sözleşmeler ve çevre mevzuatı çerçevesinde tüm bu projelerin derhal durdurulmasını, izinlerinin iptal edilmesini ve mevcut tahribatın giderilmesini talep ediyoruz.

DEM Parti, DBP, Mezopotamya Ekoloji Hareketi ve Van Barosu Çevre ve Ekoloji Komisyonu olarak Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası’nın bütüncül bir ekolojik koruma alanı ilan edilmesi, mevcut ve planlanan tüm enerji ve maden projelerinin gözden geçirilmesi ve yargı süreçlerinin etkin şekilde işletilmesi için hukuki ve toplumsal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Bölge halkının iradesi ve bilimsel veriler göz ardı edilerek doğanın talan edilmesine ve satılmasına asla izin vermeyeceğiz, mücadele edeceğiz.”

875345751 29035314469435809 6739249157798080299 N

Milletvekili Varlı’dan Zilan Vadisi için mücadele çağrısı

Basın açıklamasında söz alan DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı da Zilan Vadisi’nin geçmişten bugüne bölge halkı için taşıdığı öneme dikkat çekti. Vadinin doğal güzelliklerinin tehdit altında olduğunu belirten Varlı, bölgede yaşayan bir yurttaş ve siyasetçi olarak yürütülen çalışmalara karşı çıktığını ifade etti.

ÇED raporları ve ekonomik çıkarlar gerekçe gösterilerek bölge halkının yaşam alanlarının ellerinden alınamayacağını dile getiren Varlı, vadinin korunması için mücadele edeceklerini söyledi.

Varlı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Zilan denilince geçmişi, bugünü ve geleceği konuşuyoruz. Tabii bu vadiyi önceden görenler bilir ki burası tam bir cennet vadisiydi. Ama bugün vadimizi, Zilan’ımızı, köyümüzü cehenneme çevirecek bir aklın ortada olduğunu biliyoruz.

Bizler, ben de bu köylerde yaşayan biri olarak, bir köylü olarak yapılan bu talanı, bu kıyımı ve bu haksızlığı asla kabul etmiyoruz. Kendi köyümüz, yaşadıklarımız, tarihimiz, bugümüz ve dünümüz bize ait. ÇED raporları ve birilerinin cebinin daha iyi dolması için kendi köyümüzü, kendi kentimizi birileri bizim elimizden alamaz. Bunun için itiraz ediyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Hem bir siyasetçi olarak hem de bu köyde yaşayan biri olarak yapılan bu talanı asla kabul etmiyoruz.

Doğamızı, bizimle birlikte yaşayan doğamızı katledenlere sesleniyoruz: Doldurduğunuz çantaları da alın, burayı derhal terk edin. Bu iktidar geldiği günden beri doğayı talan etmekten başka hiçbir şey yapmadı. Kadını katletti, doğayı katletti, yaşamı katletti. Bugün de karşı karşıya kaldığımız bu tahribatı kabul etmiyoruz.

Bizler, sözümüzü duyurana ve her yere ulaşana kadar hukuki ve insani boyutlarıyla, doğaya verilen zararı ortaya koyarak bu talanı asla kabul etmeyeceğiz.

Bizler bugün burada, yarın ise daha güçlü bir şekilde burada olacağız. Onlar kepçelerini, paralarını, çantalarını alıp bu köyleri terk edecekler. Onun için diyorum ki birlikte örgütlenelim. Burası bizim yerimiz. Nefes aldığımız, kuşun, kurdun, ağacın, dağın ve bahçenin olduğu yer. Bize ait olan yerler. Bizim iznimiz olmadan hiç kimse bizim köyümüze bu şekilde giremez. Bunun için diyoruz ki köyümüzü derhal terk edin.”

871199104 1147009714680784 5650658784635329981 N

Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası için hukuki mücadele vurgusu

Ortak açıklamada, Zilan Vadisi ve Van Gölü Havzası’nın bütüncül bir ekolojik koruma alanı olarak ilan edilmesi talebi öne çıktı. Mevcut ve planlanan enerji ve maden projelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten katılımcılar, çevresel etki değerlendirme süreçlerinde bölge halkının iradesinin ve bilimsel verilerin dikkate alınmasını istedi.

Açıklamada, doğal yaşam alanlarının korunması, tarım ve hayvancılıkla geçinen bölge halkının geçim kaynaklarının zarar görmemesi ve mevcut tahribatın giderilmesi için hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceği belirtildi. Katılımcılar, Zilan Vadisi’ndeki doğal yaşamın ve bölgenin ekolojik değerlerinin korunması amacıyla mücadeleyi büyütme çağrısını yineledi.