GÜNDEM

Hakkari Olaylarının Düşündürdükleri

Hakkari’nin köstebek yuvasını andıran sokaklarından başlayıp, Sümbül, Kato dağlarından Cilo’ya kadar uzanan “basiretsizlik, ihtiras ve tahribat kokan fırtına” şimdilik dinmiş görünüyor.

Abone Ol

Aralarında Ahmet Türk, Aysel Tugluk ve Osman Baydemir’in de  bulunduğu Kürt halkı arasında kabul gören birkaç isim Çolemerg’e gitmesiyle şehirde  yaşam şimdilik olağan hale döndü.

Gerçi geç kalınmış bir ziyaretti, buna da “şükür” diyelim..!

Söz konusu cenahın Hakkâri’ye ilk gelişleri değil.

Bu coğrafyanın çocukları ve seçilmişleridirler gidip gelmeleri bir lütuf sayılmaz.

Ama gönül isterdi ki böylesi “utanılası”  traji komik olay için gitmeselerdi.

İŞİD çeteleri Rojawa’da katliam yaparken, İsrail Siyonizm’i Filistin özelinde Arap yarımadasını istila ederken ve Kuzeyli Kürtler Kobani sınırında barikatları yıkarken, bu heyetin yeri Hakkari olmamalıydı.

Ama basiretsizlere, ihtiras tellallarına ne diyeceksiniz?

Adamların yolunu bu bayram arifesinde Çolemerg’e düşürdüler.

Niye?

Kendilerinin yarattıkları tahribattan sıyrılmak için.

Kendileri geldi mi?

Elbette ki “HAYIR”…

Biz Kürtlerin meşhur lafı var “Agér berdane lodé, xwe dane aliyé Zomé” (otları ateşe verdiler. kendileri yaylaya çekildiler)

Anlayan anlar…

Malum şahıslar yıllardır bu tahribatı yapıyor ama birileri çıkıp “bu senin ne haddine?” diyebilecek cesareti gösteremedi ya da onlarında işine gelmedi.

Sonunda olaylar bu boyuta ulaştı.

Şimdi dönüp gerilere bakalım ve Hakkari Van ya da Siirtli bir vatandaşın gözünde olayları analiz yapalım.

Hakkarililerin Mart 2009 ve Haziran 2011seçimlerinde kendilerine verdikleri oy oranı %95 değil miydi?

Evet

Kentin üç milletvekilini ve belediye başkanlıklarını kendi hanelerine yazıp sistem partilerinin tabelasını dahi indirmediler mi?

Evet..

Van’da böyle olmadı mı?

Aynen..

Siirt?

Hakeza..

Ya peki 30 Mart 2014’te neden dibe vurdular?

İstila orduları mı kuşattı bu coğrafyayı?

Hayır…

Öyle ise olan ne?

Basiretsizler, ihtiras tellalları türedi.

Yerelin iradesi kaile alınmadı.

Halk dayatmalara maruz kaldı.

İthal adaylar cirit atmaya başladı.

Halkın iradesi kırıldı.

Ve bu günlerin ateşi yakıldı.

Aşiret “dediler.

Aşiret falan yok.

“Aşiret” dedikleri sosyal tabakaların, yüzlerce çocuğu şu an gerillada.

“Aşiret” dedikleri coğrafya boydan boya “BDP’nin renklerine boyandı.

“Aşiret” deyip beğenmedikleri yapı sistem partilerinin dengesini alt üst etti.

“aşiret” deyip bu işin altında çıkamazsınız.

Bu vebal sizin...

Bu vebal siz bu halk gerçekliğini kavrayamayan ve makam mevkii sahibi olanlardır.

Şapkanızı çıkarın, başınızı öne eğip bir kez daha düşünün.

Yaratığınız esere bakın.

Hakkari’nin tozlu topraklı caddelerinden başlayıp, Sümbül, Kato dağlarından Cilo’ya ulaşan yangını söndürün.

Bu halkın partisiyle, gerillasıyla sıkıntısı yok.

En zorlu günlerinde dahi sadakatten taviz vermediler.

evleri yakıldı, köyleri boşaltıldı, göç ettirildiler faili meçhullerde öldürüldüler ama sandığa gittiklerinde “ illaki meşe ağacı” dediler başka bir şey demediler.

Aksini iddia ediyorsan çık mertçe konuş.

Oysa biz ne yaptık?

Bu badirelere maruz kalıp, yaşadığımız şehirlerde aramızda yaşamaya mecbur kalan insanları görmemezlikten geldik.

Onlar aç yatarken, onlar düşürüldükleri yoksullukların utancıyla senin benim kapımı çalmaya utanırken, kendi yandaşlarımızın sırtını sıvazladık.

Onlara kadro alabilme arayışına girdik.

Aralarında yüzlerce üniversiteli, donanımlı bireyler varken, birilerinin kolundan tutup onların karşısına çıkardık “ve bu sizin adayınızdır” deyip dayatma bulunduk.

Yalanlarınıza bir de kulp bulup ‘iradenin, hareketin’ adını emellerinize alet ettiniz.

Bu anlayışla mı Hakkari’ye Van’a sahip çıkacağız?

Bir aşireti yanına alıp, diğer aşirete “hain, ajan, işbirlikçi” diyerek mi demokratik özerklik şiarına katkı sunacağız ?

Yanarım bu sığ anlayışınıza…

“işbirlikçi, ajan, hain” sözcükleri öyle ulu orta söylenecek laflar değil.

Adamın boğazında kalır.

Bu halka yazık ediyorsunuz.

Bu halkın çocukları kefensiz yatarken siz bu kadar rahat ve fötrsüz olabilme lüksüne sahip değilsiniz.

Bahoz Erdal’ın bir lafı var “şehitlerimiz ve önderlik dışında hiç kimse tartışılmaz değil”

Umarım kulağınıza küpe olur

Halkın size sunduğu itibarı zedelersiniz önce siz itibarsızlaşırsınız.

Burada kaybeden halk olmaz.

Halk, 600 yıldır ayakta ve daha çok altı yüz yıllar kalmaya da kararlıdır.

Ama Hakkari’ye, Van’a, Siirt’e ve diğerlerine yazık oluyor.

Bu bayram arifesinde tatlarını kaçırdınız.

Zorlu bir süreçteyiz.

Yoksul, mazlum halk birkaç aydır rahat bir nefes almış iken sizlerin ve bizlerin bu insanların tadını kaçırmaya hakkı yoktur.

İyi bilinsin ki bu halk her zaman partisi ve çocuklarıyla beraberdir.

30 Mart’ta mesajını vermiştir.

İyisi mi ya bu halkın değerlerini ve parti disiplinini kaale alır bu tür entrikalardan uzaklaşırsınız ya da elinizi bu halkın yakasında çekip gidersiniz.

Öyle “aşiretçilik var, aşiretler kazan kaldırdı” teraneleriyle basiretsizliğinizi ve beceriksizliğinizi örtbas edemezsiniz.