SAHİ, VANSPOR’UN STADI İÇİN KAÇ İMZA DAHA GEREKİYOR?


Bu başarının mimarlarından biri de Erol Temel ve yönetimiydi. Şampiyonlukla tamamlanan sezonun ardından kamuoyunda oluşan genel kanaat, Erol Temel başkanlığındaki yönetimin başarılı bir süreç yürüttüğü yönündeydi.

Ta ki Erol Temel yeniden aday olmayacağını açıklayana kadar…

Erol Temel, veda toplantısında kulübün borcunun yaklaşık 30-40 milyon lira seviyesinde olduğunu söyledi. Kamuoyu da yeni dönemi bu rakam üzerinden okumaya başladı.

Ancak aradan çok geçmeden bu kez Vanspor’un yeni teknik direktörü Murat Yıldırım’ın açıklamaları gündeme geldi.

Yıldırım, katıldığı bir programında kulübün borcunun 350-400 milyon lira olduğunu belirterek, “Bize bir enkaz bırakmışlar.” ifadelerini kullandı.

Şimdi herkesin aklındaki soru aynı:

Hangisi doğru?

30-40 milyon lira mı?

Yoksa 350-400 milyon lira mı?

Arada neredeyse on kat fark var.

Bu iki açıklamadan biri gerçeği tam olarak yansıtmıyor ya da kamuoyunun bilmediği çok daha farklı bir mali tablo var. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu tartışmanın merkezinde olması gereken yönetimin sessizliği…

Vanspor artık 1. Lig’de mücadele edecek. Böyle bir kulübün mali yapısı dedikodularla, iddialarla ve televizyon programlarında yapılan açıklamalarla konuşulmamalı. Sayın Şahin Aslan ve yönetimi göreve gelir gelmez kulübün borç tablosunu tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklamalıydı.

Çünkü Vanspor birkaç yöneticinin değil, bu şehrin ortak değeridir.

Taraftarın da Van halkının da kulübün gerçek mali durumunu bilmeye hakkı vardır.

Sessizlik güven oluşturmaz; aksine soru işaretlerini büyütür.

Üstelik Vanspor’un önünde artık çok daha zorlu bir süreç var. 1. Lig’in yeni sezonu yaklaşırken rakip kulüpler transferlerini tamamlıyor, kamp programlarını netleştiriyor, kadrolarını güçlendiriyor.

Yeni yönetimin ilk önemli kararlarından biri, Murat Yıldırım’ı takımın başına getirmek oldu. Murat Yıldırım’ın Vanlı olması elbette tek başına bir eleştiri konusu olamaz. Ancak 1. Lig gibi son derece zorlu bir maratonda, bu seviyeyi bilen, ligi tanıyan ve tecrübesi bulunan bir teknik adamla yola çıkılması kamuoyunun beklentisiydi.

Yıldırım’ın bugüne kadar 1. Lig’de teknik direktörlük deneyiminin bulunmaması, bu tercihin doğal olarak tartışılmasına neden oluyor.

Ortaya Karışık Ne Ararsan Var |  22 Kasım 2024
Ortaya Karışık Ne Ararsan Var | 22 Kasım 2024
İçeriği Görüntüle

Fakat bundan daha dikkat çekici olan başka bir mesele var.

Bir teknik direktörün, görev yaptığı kulübün borcunu bir canlı yayın programında kamuoyuna açıklaması…

Bu durum, Vanspor açısından başlı başına ciddi bir yönetim ve iletişim sorunudur. Bir kulübün mali yapısı ne teknik direktörlerin açıklamalarıyla ne de canlı yayın programlarında gündeme gelerek öğrenilmelidir. Vanspor’un borç tablosu, resmi belgelerle ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla kamuoyuna açıklanmalıdır.

Gelelim asıl meselemize…

Vanspor Stadyumu’na…

Son günlerde “Vanspor Stadyumu Bakanlık tarafından onaylandı” haberlerini okuyoruz.

İyi de…

Sahi, kaçıncı imza bu?

Van’da yıllardır stadyum üzerinden aynı hikâyeyi dinliyoruz. Her dönem yeni bir proje, yeni bir açıklama, yeni bir onay ve yeni bir imza…

Dönemin Gençlik ve Spor Bakanları Akif Çağatay Kılıç ve Suat Kılıç’ın Van’a gelerek mevcut stadyumda incelemelerde bulunduğunu hatırlıyorum. O dönem yeni bir stadyum projesi yapılacağı söylendi. Projeler hazırlandı, açıklamalar yapıldı, umutlar oluşturuldu.

Ama sonra?

Projeler rafa kalktı.

Aradan yıllar geçti.

Şimdi yine yeni bir proje, yine yeni bir onay ve yine yeni bir imza haberiyle karşı karşıyayız.

Artık gerçekten merak ediyorum:

Vanspor Stadyumu için kaç imza atıldı?

Kaç kez proje onaylandı?

Kaç kez “yapılacak” denildi?

Kaç kez “çalışmalar başlıyor” dendi?

Van’ın stadyum meselesi artık bir hizmet hikâyesi olmaktan çıktı, adeta siyasi bir reklam malzemesine dönüştü.

Oysa burada övünülecek bir başarı yok.

Tam tersine, ciddi bir başarısızlık var.

Çünkü ülkenin dört bir yanında modern, yeni ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren stadyumlar inşa edilirken Van, 2011 depreminin ardından hasar gören bir stadyumda maçlarını oynamaya devam ediyor.

Üstelik bu stadyumun 1975 yılında yapıldığını da unutmamak gerekiyor.

Yani bugün Van’ın stadyum sorunu yalnızca yeni bir stadyuma duyulan ihtiyaçtan ibaret değil. Bu, aynı zamanda yıllardır çözülemeyen bir yönetim ve planlama sorunudur.

Diğer şehirler modern stadyumlarına kavuşurken Van’ın hâlâ “proje onaylandı”, “ihale yapılacak”, “imza atıldı” açıklamalarını dinlemesi kabul edilebilir değil.

Başka şehirlerde stadyumlar yükseliyor.

Van’da ise imzalar yükseliyor.

Her dönem birileri geliyor, stadyumla ilgili açıklama yapıyor. Birileri projeyi anlatıyor, birileri onaydan söz ediyor, birileri imza atıyor.

Ama ortada hâlâ bir stadyum yok.

Artık Van kamuoyunun görmek istediği yeni bir imza değil, yükselen bir stadyumdur.

Yeni bir proje açıklaması değil, temel atma törenidir.

Yeni bir vaat değil, tamamlanmış bir tesistir.

Vanspor 1. Lig’e yükseldi. Bu şehir yıllar sonra yeniden büyük bir heyecan yaşıyor. Takımın başarıya ulaşması için güçlü bir kadroya, sağlam bir mali yapıya ve modern bir stadyuma ihtiyacı var.

Bu nedenle artık kimse Vanlılara yeni imzaları anlatmasın.

Çünkü bu şehir imza görmekten yoruldu.

Van artık stadyum istiyor.

Sahi…

Kaç imza oldu?

Daha kaç imza atılacak?

Ve en önemlisi…

Bu imzaların hangisi gerçekten stadyumun temelini atacak?