Tıpkı Suriye savaşında Hatay, Antep, Urfa gibi. İran ile ABD veya İsrail arasında olası bir savaş senaryosu konuşulurken, Van’da in cin top oynuyor.

Sanki ilk defa kar yağmış gibi kar hikaye videolarıyla romantik içerikler paylaşılıyor.

Van, hiç bir savaşın tarafı olmaz, belki bomba bile düşmez, ama İran savaşının yükünü taşıyan şehir olur.

Bir savaş anında, İran’dan kopup gelecek ilk göç dalgası Van’a dayanır.
Ne pasaport sorar, ne pul ne de mühür. Karma karışık bir göç sosyolojisine bürünür.
Terminolojik olarakta düzensiz göçmen, sığınmacı ya da mülteci olarak tanımlanırlar.

Düşünsenize bu gece İran’a olası bir hava saldırısında ilk andan itibaren Kapı Köy Sınır Kapısında insan izdihamı yaşanacak. İranlılar bir gecede bu şehrin sokaklarına dökülür.
Bu göç, insani olduğu kadar yönetilemez bir göçtür. Ve Van’ın altyapısı, ekonomisi, sağlığı, en önemlisi barınması böyle bir yükü taşıyamaz.
Anında kente yaşanılabilirlik oranı en kötü seviyeye düşecek.
Kimliksiz kalabalıklar, kaçakçılık, silah, provokasyon, Mollaların, Şiaların ve Sunilerin yapılanma hücreleri, istihbarat oyunları vs.

Van, bir anda sadece göç alan bir şehir değil kontrolsüz göç taşıyan bir sınır üssü haline gelir.

İran, Batı projesidir bir şey olmaz söylemi, artık tutmuyor.
Evet çoğu Ortadoğu ülkelerinin haritalarını Batı çizdi ve bugüne kadar da onlar yönetiyor.
Ama artık yeni gömlek giyme vakti geldi.
Belki de 2500 yıllık Pers İmparatorluğunun sonudur.

Van öznelinde bakınca;
İran’la ticaret biter. Turizm durur. Esnaf kepenk kapatır. Kiralar yükselir. Gıda pahalanır.

Savaşın bombası Van’a düşmez belki,
ama yoksulluğunu ve negatif enerjisini Van yaşar.

En tehlikelisi ise sosyo-kültürel yozlaşma çatışmasının yaşanması olacak.

Açlık, korku ve belirsizlik bir araya geldiğinde,
toplumda vicdan değil öfke büyür.
Şiddet ortamı oluşur.
Yerel halk ile göçmen karşı karşıya getirilir.
Sosyal medya kışkırtır.
Siyaset susar.
Bedeli sokak öder.
Ümit Özdağ gibi birini Suriyelilere olan karşıtlığı gibi bu sefer de İranlılar üzerine sürerler.

“Van, böylesi bir durumda mevsimi geçmiş bir kabak gibi içten kurur; vakti gelince düşer, kırılır. Kabuğu ise Vanlılara kalır.”

Van’da Konservatuvar öğrencileri üniversiteli oldu
Van’da Konservatuvar öğrencileri üniversiteli oldu
İçeriği Görüntüle

Belki de en önemli soru şu;
Savaş çıkar mı, çıkmaz mı?
Muhtemeldir.

Peki, Van buna hazır mı?
Hazır değil.
Ne Ankara, ne yerel idare, ne kamuoyu ne de toplum bu ihtimali tartışmıyor.
Sanki olsa da bir sinek ısırır gibi ufak bir acıdan öteye geçmez düşüncesi.

Çünkü sınır kentlerinin kaderi hep aynıdır. Özel bir politika ile yönetilirler.
Orta kentlere göre de daha jeopolitik konumdalar.

Sonuç itibariyle;

Van, bu coğrafyada hep tampon şehir oldu. Zaten 40 yıldır kirli savaşında merkeziydi ve gözyaşıydı.
Kendi iç savaşı bitti derken. Yetmedi şimdi 295 km hudut çizgisi olan İran’ın savaş barutu kokusunu çekecek.

Savaş uzak olabilir.
Ama Van’a etkisi, sandığımızdan çok daha yakın.

Bombalar belki İran’ı ve adaletsiz Molla rejimini yıkabilir.
Lakin, gerekli tedbirler alınmaz ise en büyük toplumsal felaket bombası Van’da patlar.

Muhsin Furat
03.01.2026