Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan siyasetçi Veysi Aktaş, aydınların süreçteki rolünü oynaması gerektiğine dikkat çekerek, “Barışın başarıya ulaşmasında aydınlar rol ve misyonunun farkına varıp, kendini katmalı” dedi.
Uluslararası PEN, Navenda PENa Kurd, Amed Büyükşehir, Sûr, Yenişehir, Rezan (Bağlar) ve Peyas (Kayapınar) belediyeleri tarafından Amed’de düzenlenen “Barış ve eşitlik süreçlerinde, uzlaşma, barış ve eşitlikte edebiyatın, dilin ve aydınların rolü" adlı konferans sürüyor. Açılış konuşmalarının ardından konferans “Barış süreçlerinde edebiyat, dil ve evrensel haklar” konulu panel ile devam etti.
Diba Keskin’in moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez, barış sürecinin uluslararası alanda yer bulması için üzerlerine düşen görevi yapmaya çalıştıklarını belirterek, barışın inşasında edebiyatçıların önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Dünyanın tüm edebiyatçılarının barışın dilini yakalaması ve barışa ortak olması gerektiğini kaydeden Sönmez, edebiyatçıların barışı inşa etme güçlerinin olduğunu belirtti.
DİLİN KÜLTÜR VE SANAT İÇİN ÖNEMİ
Sönmez’in ardından konuşan yazar Bêrîvan Doski de dilin kültür ve sanat için önemine değinerek, “Anadil, insanı var eden, kimliğini, kültürün ve geleceğini belirleyen yaşamsal bir gerçeklik. Bir dil yok olursa yaşam yok olur. Yaşamın içindeki, sohbet, doğa, barınma her şeydir dil. Kürtçe hayatın içinde kendine yer buldu ve yürüdü. Saldırıya uğradıkça kendini geliştiren bir dildir. Sınırlar değişebilir ancak dil değişmez, parçalanamaz. Türkiye’de tekçi bir dil anlayışı var. Bu anlayış diğer tüm dile yok sayan bir yerde. Kürtler birlik içinde kültür ve sanat festivalleri düzenleyip ortak bir mücadele geliştirmeli ve bunu edebiyata aktarmalı. Diğer hakların yazarlarıyla da bir araya gelinmeli ve ortak mücadele ortaya konulmalı” diye konuştu.
SÜREÇTE AYDINLARIN ROLÜ
Kürt siyasetçi Veysi Aktaş ise barış süreçlerinde aydınların rolünün önemli olduğunu belirterek, “Barış süreci tüm halklar için önemli bir yer tutuyor. Bu sürecin başarıya ulaşmasında aydınların rolü önemli. Aydınlar, toplumun önünü açan ve aydınlatan bir rol ve misyona sahip. Aydınlar, toplumun gerçekliği ile bağını koparırsa elitist bir kişiliğe bürünür. Bu kişilik toplum ile bağının kopmasına sebep olur. Bu süreçte herkes barış, özgürlük ve eşit yaşamın tanımını iyi bilmeli. Aydınlar bu konuda rol ve misyonunu oynamalı. Gelinen aşamada bu yönlü eksiklik var. Derin bir düşünce ile toplumu değiştirmeliler. Eksikliler var ancak çalışmalarda var. Bu çalışmalarda yeterli değil. Aydınlar süreçteki rolünü oynamalı. Aydınlar henüz sorumluluklarını yerine getiren bir aşamada değiller. Siyaset sadece egemenler ile mücadele değil, kültür, sanat ve dil alanında mücadele yürütmektir. Aydınlar politikadan uzaklaştığında soyut, entelektüel olur” dedi.
AYDINLAR SÜRECE KATILMALI
Demokratik Toplum ve Barış sürecine dair de konuşan Aktaş, “Süreçte hukuki adımların atılması için vereceğimiz mücadele önemli. Bu süreç 3 aşamadan oluşuyor. İkinci aşamaya geçilme sürecindeyiz. Bu aşamada bir tıkanma var. Süreç öyle bir aşamaya gelmiş ki kimin örgütlülüğü iyiyse o kazanır. O yüzden halkla beraber örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz. Toplumdan kopuk bir mücadele asla başarıya ulaşamaz. Kadın, ekoloji, kültür, özgürlük mücadelesinde aydınların örgütlülüğü önemli bir yer tutuyor. Barışın başarıya ulaşmasında aydınlar rol ve misyonunun farkına varıp, kendini katmalı. Toplumun vicdanına seslenen ve doğru yol yöntem ile hareket eden bir aydın kişiliğin gelişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Son olarak panelde konuşan Yazar German Rojas ise şunları belirtti: “Edebiyat ve kültürü, topluluklara, insan ilişkilerine ve gerçekliğe kök salmış uygulamalar olarak kabul etmeliyiz. Aydınlar olarak ikna etme kabiliyetimizi ortaya koymamız gerekiyor. Bunun için örgütlülüğümüz yükseltmeliyiz.”



