Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Özgür Faik Erol ve Mithat Sancar, 2 aylık aranın ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti. İmralı'da yürütülen değerlendirme ve öneriler kapsamında açıklama yapan heyet, sürecin devam etmesi kararlılığının vurgulandığına dikkat çekti. Bir yandan Abdullah Öcalan'ın mesajı kamuoyu ile paylaşılırken diğer yandan ise "çerçeve yasa" tartışmaları hız kazandı. Taslakta uzlaşılamayan maddelerin olduğu ve bu maddeler üzerinden mutabakata varılmaya çalışıldığı Meclis kulislerinde tartışılırken, bazı mekanizmaların da kurulması dikkatleri yasanın çıkacağı Meclis’e çekti.
DEM Partili kaynaklar, yapılan görüşemeye ilişkin daha önce “Öcalan taslakta neye evet diyor neye hayır diyor bunu göreceğiz ve birçok konu netleşecek” değerlendirmesi yapmış ve bu görüşme neticesinde Abdullah Öcalan'ın taslağa ilişkin önerileri ve görüşleri tekrar alınmıştı. Görüşemeye dair detaylar henüz kamuoyuna yansımadı fakat İmralı Heyeti, 21 Temmuz’da bu görüşmeye ilişkin Abdullah Öcalan’ın yazılı mesajını paylaştı. Barış iradesinde kararlılığın sürdüğü ve geri adım atılmayacağına dair vurgu yapan Abdullah Öcalan, “Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim” dedi.
MECLİS BAŞKANI'NIN MECLİS TURU
Süreçte kritik bir aşama olan bu görüşmenin ardından ise Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, "çerçeve yasa" taslağı üzerine siyasi partilerle temaslarına başlayarak birçok partiyi Meclis grubunda ziyaret etti. Numan Kurtulmuş, 21 Temmuz’da sırasıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Yeni Yol Grubu ve mutlak butlan kararı ile atanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Numan Kurtulmuş 22 Temmuz’da ise süreç komisyonuna üye vermeyen İYİ Parti ve AKP yetkilileriyle bir araya geldi.
'ÇERÇEVE YASA' TAKVİMİ TARTIŞMAYA AÇILDI
Kulislerden edilen bilgilere göre, AKP yetkilileri yasa taslağının Meclis kapandıktan sonra Meclis'e gelmesi önerisinde bulundu. Meclis'in kapanmasını isteyen AKP yetkilileri Meclis'in kapalı olduğu esnada ise taslağın Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülmesini istedi. Fakat yapılan siyasi parti görüşmelerinin ardından Meclis’in resmi çalışma süresi 31 Temmuz’a kadar uzatıldı. Kurtulmuş ise yaptığı açıklamada; Meclis’in ara vermeden süreç yasasına ilişkin çalışmalarını yürüteceğini ve önümüzdeki hafta itibariyle yasa taslağının Meclis Başkanlığı’na sunularak ardından Adalet Komisyonu’nda görüşüleceğini belirtti. Kurtulmuş, ayrıca taslağın bir kereye mahsus çıkarılan ve iktidara yakın basın organlarının yansıttığı gibi bir af niteliği taşımayacağını kaydetti. SON BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLEBİLİR “Yetişirse önümüzdeki hafta Meclis bunu müzakere eder ve bitirir" diyen Kurtulmuş’un işaret ettiği takvim 30-31 Temmuz’u işaret ederken, partilerin grup başkanları, grup başkanvekillerinin kendi aralarında bu yasa teklifinin detaylarıyla ilgili çalışmaları sürdüreceklerini ve belli bir noktaya getireceklerini aktardı. Kulislere göre süreç komisyonunun koordinatörleri bu hafta itibariyle taslak üzerinde son çalışmaları yürütebilir. Grup başkanvekillerinden oluşan komisyon koordinatörleri, AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve Yeni Yol Grubu'ndan Bülent Kaya'dan oluşuyor. KOMİSYON ÖNCESİ SON TEMASLAR Taslak içeriğine ilişkin müzakereler ve çalışmalar sürerken İmralı ile yapılan görüşmelerin de siyasi partilere aktarılması bekleniliyor. Abdullah Öcalan’ın görüş ve önerilerinin siyasi partiler ile paylaşılması amacıyla DEM Parti'nin de Meclis'te grubu bulunan ve bulunmayan siyasi partileri ziyaret etmesi bekleniyor.
TASLAK KİMİN İMZASI İLE GELECEK
Bu görüşmeler sonucunda gerekli değerlendirmelerin yapılmasıyla beraber taslağa son şekli verilecek. Komisyonda yer alan siyasi partilerin ortak imzası ile taslağın Meclis Başkanlığı’na sunulması öne çıkan seçeneklerden olurken, taslağın hazırlanacak olan içeriğe göre yalnızca AKP-MHP imzası ile de Meclis Başkanlığı’na verilebileceği konuşuluyor. Taslak içeriğine dair müzakereler sürerken Kürt Özgürlük Hareketi ve DEM Parti, Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün ve süreçteki rolünün belirlenmesinde ısrarcı. Kulislere yansıyan bilgilere göre ise bunun "çerçeve yasa" sonrasına bırakılacağına ilişkin tartışmalar yürütülüyor. Yasada, gerillaların dönüşü, topluma entegrasyonu kapsamında Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi birçok bakanlığa görev ve sorumluluk düşeceği belirtiliyor. Yine bu çalışmalar siyasi partiler ile paylaşılırken, Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin düzenlemenin doğrudan yasa metninde yer almasından ziyade yasanın çıkmasının ardından iletişim koşullarının iyileştirilmesi, görüşmelerin rutine binmesi ve rolünün devam eden müzakereler kapsamında belirleneceği tartışılıyor.
MECLİS SONRASI YASANIN YÜRÜRLÜLÜĞE GİRMESİ TARTIŞILACAK
İçerik üzerindeki müzakerelerin tamamlanmasının ardından "çerçeve yasa" taslağının önce Adalet Komisyonu'nda kabul edilmesi gerekiyor. Komisyon raporunun dağıtılmasının ardından teklifin Genel Kurul gündemine alınabilmesi için Meclis İçtüzüğü uyarınca kural olarak 48 saatlik bir bekleme süresi bulunuyor. Ancak Genel Kurul kararıyla bu süre kısaltılabiliyor. Bu durumda teklif, bekleme süresi 24 saate indirilerek kısa süre içinde Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanabilir. "Çerçeve yasa" taslağının yürürlüğe girme konusunda ise iki senaryo öne çıkıyor: Birincisi yasanın direkt içerisinde yer alan maddelerden birinde yürürlülük tarihinin belirlenmesi, ikincisi ise net bir yürürlük tarihi vermeden “Milli Güvenlik Konseyi ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile verilen onay sonrası yürürlüğe girecektir” şeklinde bir ifade ile düzenlemesi olacak. Meclis Genel Kurulu’nda yasalaşsa dahi iktidar kulislerinde yasanın yürürlüğe girmesinin Cumhurbaşkanlığı’nın onayına bırakılacağı konuşuluyor.
DEVLET MEKANİZMALARINI MI HAZIRLIYOR
Taslağın kısa süre içerisinde Meclis'ten geçmesi beklenirken yasanın uygulanmasına ilişkin kurumsal hazırlıkların ise şimdiden başlatıldığı belirtiliyor. Süreç kapsamında yalnızca yasal düzenlemenin değil, uygulamanın hayata geçirilmesini sağlayacak idari ve hukuki mekanizmaların oluşturulmasına yönelik çalışmaların da yapılacağı tartışılırken, geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 81 ildeki 175 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde müstakil “Terör Suçları Soruşturma Büroları” kurulması kararını duyurması sürece dair mekanizmaların kurulmaya başladığını gösteriyor.
BÜROLAR NASIL ÇALIŞACAK
Edindiğimiz bilgilere göre, başsavcılıklar bünyesinde yapılandırılacak bu büroların, mevcut soruşturmaların yanı sıra asıl olarak "çerçeve yasa" sonrasında ortaya çıkacak hukuki süreçleri yürütmeye de hazırlanacağı değerlendiriliyor. Bu kapsamda Türkiye'ye dönecek gerillaların "çerçeve yasa" kapsamında dosyaların değerlendirilmesi, kayıt altına alınması, haklarında uygulanacak hukuki prosedürlerin yürütülmesi ve denetimli serbestlik süreçlerinin takibinin bu bürolar aracılığıyla yürütülmesi öngörülüyor. Edinilen bilgilere göre yasa yürürlüğe girdikten sonra her Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki bu birimler, dönüş başvurularını ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde değerlendirecek. Adalet Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere birçok kamu kurumunun da kendi görev alanlarına ilişkin uygulama mekanizmalarını hazırladığı belirtiliyor. Bu hazırlıklar, Abdullah Öcalan'ın daha önce dile getirdiği yasal ve kurumsal mekanizma vurgusuyla hayata geçiyor. Abdullah Öcalan, sürecin yalnızca siyasi iradeyle değil, uygulamayı güvence altına alacak kurul ve mekanizmalarla ilerletilmesi gerektiğini birçok kez ifade etmişti. Benzer şekilde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Meclis çatısı altında komisyonların ve hukuki mekanizmaların oluşturulmasının önemine dikkat çekmişti.



