Sadegh Şems Yazdı...
Doğu Türkiye’de yer alan Van şehri; masmavi gölü, dağlık doğası, tarihi Van Kalesi ve eşsiz Van kedileriyle uzun yıllar boyunca İranlı turistler için uygun fiyatlı ve popüler bir destinasyon olmuştur. Ancak son zamanlarda birçok İranlı artık Van’ı tercih etmiyor
— ya da seyahat ettiklerinde, eskisi kadar hoş bir deneyim yaşamıyorlar. Peki neden?
En önemli nedenlerden biri, Van halkının ve esnafının İranlı turistlere karşı sergilediği soğuk ve zaman zaman saygısız davranışlar. Şehrin ekonomisi büyük ölçüde turizme, özellikle İranlı turistlere bağlı olmasına rağmen; İstanbul ya da Antalya gibi şehirlerin aksine Van’da hâlâ misafirperverlik ve turizm kültürü tam anlamıyla gelişmemiştir.
Irkçı söylemler, mağazalarda saygısız tavırlar, çifte fiyat uygulamaları ve otel ya da restoranlarda profesyonellikten uzak hizmet anlayışı; birçok İranlının kendini aşağılanmış ve değersiz hissetmesine neden oluyor.
Ayrıca, esnafa yönelik kültürel farkındalık ve hizmet eğitimi eksikliği bu durumu daha da kötüleştiriyor. Van hâlâ yerel odaklı bir şehir; henüz uluslararası bir destinasyon kimliğine ulaşabilmiş değil.
Doğal güzelliklerle insan ilişkileri arasındaki bu çelişki, coğrafi yakınlık ve düşük maliyetlere rağmen birçok İranlının artık farklı yerleri tercih etmesine yol açıyor
— çünkü saygı ve kültürel iletişim, yalnızca manzaralar kadar önemli.
Van, hâlâ turist çekme potansiyeline sahip bir şehir. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması için halkın ve yerel yöneticilerin "misafir" kavramına bakış açılarını yeniden değerlendirmeleri şart.
İranlıların Van’dan uzaklaşmasının bir diğer önemli nedeni de Türkiye’de son yıllarda hızla artan enflasyon ve hayat pahalılığı. Özellikle turistik bölgelerdeki otel fiyatları, restoranlar ve eğlence merkezleri kısa sürede ciddi şekilde zamlandı.
Eskiden İranlılar için "uygun fiyatlı bir hafta sonu tatili" anlamına gelen Van, artık birçok kişi için masraflı ve bazen abartılı bir şehir haline geldi. Otel fiyatlarının yerli turistlere göre daha yüksek tutulduğu yönündeki şikayetler de bu rahatsızlığı büyütüyor.
Bazı esnaflar, ekonomik kriz bahanesiyle İranlı turistlere iki kat fiyat sunarken; hizmet kalitesi aynı oranda yükselmiyor. Bu da "paranla bile değer görmemek" gibi bir his yaratıyor — ki bir turistin tekrar gelmemesi için yeterli bir sebeptir.
Kısacası, sadece kültürel değil; ekonomik şartlar da Van’ın cazibesini azaltıyor. Eğer hem halkın tavrı hem de fiyat politikaları bu şekilde devam ederse, Van gibi şehirlerin turizm potansiyeli yalnızca kaybolmaz, aynı zamanda kendi içinde büyük bir ekonomik krize dönüşebilir.