(VAN) Son yıllarda uyuşturucu kullanımında artışın yaşandığı kentlerden biri. Bazı verilere göre kentin bazı merkezlerinde uyuşturucu kullanımı yaşı 10'a kadar düştü. Ancak kentteki uyuşturucu kullanıma dair detaylı bir veri yok. Kentte 2017 yılından bu yana uyuşturucuya karşı çalışmalar yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Osman Turgut, uyuşturucuya karşı yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. 

‘BAĞIMLILIK HER YIL ARTIYOR’

Toplumun her kesiminden insanların uyuşturucu noktasında üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Turgut, madde bağımlılığının her geçen gün daha da arttığına dikkati çekti. Madde bağımlılığına karşı farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğinin altını çizen Turgut, “Yıllardır Van ve bölgede farkındalık ve bilinçlendirme çalışması yapıyoruz.

Madde bağımlısını olan yurttaşları bu durumdan kurtarmak için mücadele veriyoruz. Bunun için okullar, camiler, belediyeler ve sivil toplum örgütleriyle sürekli irtibat halinde olduk. Temel amacımız madde bağımlığına karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiği ortaya koymaktır” dedi. 

Necdet Takva, Van'ın sorunları Bakan Ali Yerlikaya'ya iletti Necdet Takva, Van'ın sorunları Bakan Ali Yerlikaya'ya iletti

‘VAN’DA MADDE KULLANIMI ARTIYOR’

Madde bağımlılığının tüm dünyada büyük bir sorun haline geldiğini ifade eden Turgut, “Wan’daki madde bağımlılığını tek bir nedene bağlayamıyoruz. Kentin bulunduğu coğrafi konum, maddeye kolay erişim, eğitim, işsizlik gibi konular da bu durumu tetikliyor. Madde bağımlılığına karşı var olan çalışmalar yeterli değil. 2023 yılında neredeyse polisler tarafından her gün uyuşturucu madde yakalanmasına rağmen, kullanan sayısında artış olması dikkat çekiyor. Güvenlik konusunda bir zaaf varsa bu konuda yeni bir strateji oluşturmak gerekir. Burada herkesin kendini sokağının sakinleri değil, artık sokağın sahibi olması gerekiyor. Gerçek olan şu ki, ilimizde her geçen gün madde bağımlılığında hızlı bir artış söz konusudur. Çünkü madde bağımlılığı gizlenen bir durumdur.

Van M ve T Tipi Cezaevlerindeki tutukluların yüzde 56’sını uyuşturucu kullanan kişiler oluşturuyor” diye belirtti.  

‘350 MADDE BAĞIMLISINA ULAŞTIK’

İstanbul Bakırköy’de bulunan Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’nde (AMATEM) tedavi gören bağımlıların kentlere dağılımında Van’ın ilk üçte olduğuna işaret eden Turgut, “Van’da kaç kişinin tedavi gördüğüne dair elimizde bir veri yok. Emniyet ve Sağlık Bakanlığı da bizlerle veri paylaşmıyor. Van’da şu an kaç kişinin madde bağımlısı olduğunu bilmiyoruz. Ancak dernek olarak şuana kadar 350 madde bağımlısı hastaya ulaştık.

Bunun yanında mücadele konusunda bir yol haritasının da çizilmesi gerekiyor. Hangi mahallede ve sokakta kaç kişi madde bağımlısıdır bunun açığa çıkarılmalıdır. İlimizde bağımlıkla mücadele için iki hastanemiz mevcuttur. Yapılan hastanelerin kentten uzaklığı bir yana içerisinde yetersiz malzeme ve laboratuvarın olmaması büyük bir sorundur. Dolayısıyla hastalar tahlil için çok farklı hastanelere gidiyor. Hastanenin altyapılarının biraz daha güçlendirilmesi gerekiyor. Tedavisi biten hastalar için de kent genelinde bir danışma merkezi kurulursa daha iyi olacaktır” diye konuştu. 

‘YEREL YÖNETİMLERE ÖNEMLİ İŞ DÜŞÜYOR’

“Şehrin sakini değil şehrin sahibi” olgusunun çok önemli olduğuna dikkati çeken Turgut, şöyle devam etti: "Bu anlamda yerel dinamiklerin devrede olması artı değer katar. Madde bağımlığına karşı mücadele Wan’da ilk defa Belediye eski Eşbaşkanı Bekir Kaya döneminde başlatıldı. ‘Biz sokakların sakini değil sahibi olacağız’ diye bir kampanya başlatmıştı. Kampanya kapsamında aralarında uzmanların da olduğu ekipler ailelerle birebir görüştü ve o dönem olumlu tepkiler alındı. Maddeden kurtulmak için sadece güvenlik politikaları yetmiyor. Bu anlamda yeni seçilmiş belediye eşbaşkanlarına da önemli görevler düşüyor. Çünkü neredeyse bu kentin her sokağında madde bağımlılarıyla karşılaşıyoruz. Belediyeler bünyesinde bağımlılıkla mücadele konusunda birimlerin açılması önemlidir. Yine kentin tüm kurumları bu çalışmanın içinde yer almalıdır. Ortada bir sorun var ve bu sorun her gün daha büyüyor. Yerel yönetimlerin doğru temelde projelerini hayata geçirmelerini bekliyoruz. Şuan içerisinde olduğumuz sorunların çoğunu mevcut yerel yönetimlerle çözebiliriz.” 

MA / Mehmet Güleş