Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyon Kurulu tarafından Akköprü Parkı’ndaki Deprem Anıtı önünde gerçekleştirilen anmada, yaşamını yitirenler anılırken güvenli kentler, yapı denetimi, afetlere hazırlık ve barınma hakkı konularına dikkat çekildi.
Deprem anıtına çelenk bırakılıp saygı duruşundu bulunuldu.

TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu adına açıklama yapan Mimarlar Odası Van Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ortakçı, “Depremleri unutmadık, unutmayacağız. Kaybettiklerimizi unutmayacağız. Bilimin, tekniğin ve toplumsal dayanışmanın ışığında güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir kentler için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Van’da 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen ve 644 kişinin hayatını kaybettiği depremin 15’inci yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilen anmaya Yerine Kayyum atanan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan, DEM parti Milletvekilleri Zülkuf Uçar, Mahmut Dindar, Yerine kayyum atanan Bahçesaray belediye başkanı Ayvaz Hazır , Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyon Kurulu tarafından organize edildi.
Akköprü Parkı’nda bulunan Deprem Anıtı önünde düzenlenen anmaya sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin temsilcileri katıldı. Anmada, depremde yaşamını yitirenler anılırken benzer acıların bir daha yaşanmaması için alınması gereken önlemler ve kentlerin afetlere karşı güvenli hale getirilmesinin önemi vurgulandı.

‘YAŞADIĞIMIZ FELAKETLERDEN GEREKLİ DERSLER ÇIKARILDI MI?’

TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu adına açıklamayı, TMMOB Mimarlar Odası Van Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ortakçı okudu. Ortakçı, 23 Ekim 2011’de meydana gelen depremin yıl dönümünde yaşamını yitirenleri saygıyla andıklarını belirterek, aynı acıların yeniden yaşanmaması için sorumlulukların hatırlanması gerektiğini söyledi.
Ortakçı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün, 23 Ekim 2011 tarihinde kentimizde meydana gelen ve hafızalarımızda derin izler bırakan Van depreminin yıl dönümünde, yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anmak ve aynı acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluklarımızı hatırlatmak üzere buradayız.
Van depremleri yalnızca binalarımızı yıkmadı; yaşamlarımızı, ailelerimizi ve geleceğe dair umutlarımızı da derinden etkiledi. Aradan geçen yıllara rağmen yaşadığımız acılar hâlâ hafızalarımızda. Ancak bugün yalnızca kayıplarımızı anmak için değil, yaşadığımız felaketlerden gerekli derslerin çıkarılıp çıkarılmadığını sorgulamak için de buradayız.
Çünkü deprem bir doğa olayıdır; ancak depremin büyük bir afete dönüşmesi, alınan ya da alınmayan kararlarla doğrudan ilişkilidir. Bilimsel veriler doğrultusunda planlama yapıldığında, yapı güvenliği sağlandığında ve etkili denetim mekanizmaları işletildiğinde can kayıplarını ve yıkımın boyutlarını azaltmak mümkündür.
Afetlere hazırlık, deprem sonrasında müdahale etmekten ibaret değildir. Asıl sorumluluk, afet gerçekleşmeden önce başlar. Kentimizin deprem riskleri bilimsel yöntemlerle değerlendirilmeli, yapı stoku düzenli olarak incelenmeli, riskli yapılar tespit edilmeli ve gerekli güçlendirme çalışmaları gecikmeden hayata geçirilmelidir. Hastaneler, okullar ve diğer kamu yapılarının güvenliği öncelikli olarak ele alınmalıdır. Afet toplanma alanları korunmalı; ulaşım, altyapı, tahliye ve geçici barınma planları güncel tutulmalıdır.
‘YAPI GÜVENLİĞİ KAMUSAL SORUMLULUKTUR’
Yapı güvenliği ise hiçbir koşulda ihmal edilemeyecek temel bir kamusal sorumluluktur. Zemin etütlerinden projelendirmeye, malzeme kalitesinden uygulamaya kadar bütün süreçler bilimsel ve teknik esaslara uygun yürütülmeli; yapı denetimi yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir işlem olmaktan çıkarılmalıdır. İmar afları ve mevzuata aykırı yapılaşmayı normalleştiren uygulamalarla güvenlik sorunlarının üzeri örtülmemelidir. İnsan yaşamı, ekonomik çıkarların ve rant beklentilerinin üzerinde tutulmalıdır.
Diğer yandan kentlerimizin geleceği, plansız yapılaşmaya ve kısa vadeli çıkarlara teslim edilemez. İmar kararları; zemin özellikleri, altyapı kapasitesi, ulaşım, yeşil alanlar ve afet riskleri birlikte değerlendirilerek alınmalıdır. Bilim insanlarının, meslek odalarının ve kentte yaşayan yurttaşların karar süreçlerine katılımı sağlanmalıdır. Güvenli kentler, bilimsel bilgi ve kamu yararı temelinde, ortak akılla kurulabilir.

‘GÜVENLİ KONUTTA YAŞAMAK TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR’

Üzerinde durmamız gereken bir diğer önemli konu da barınma hakkıdır. Güvenli bir konutta yaşamak, yalnızca ekonomik gücü olanların erişebileceği bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Artan konut fiyatları ve kiralar karşısında yurttaşların güvenli konuta erişimi giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle afet politikaları, yalnızca dayanıklı bina üretimini değil, herkesin erişebileceği nitelikli ve güvenli konutların sağlanmasını da kapsamalıdır. Sosyal konut politikaları güçlendirilmeli; afet sonrasında barınma sorunu yaşayan yurttaşların insanca yaşam koşullarına erişimi güvence altına alınmalıdır.
Afetlere hazırlık, yalnızca kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi gereken sürekli bir süreçtir. Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında etkin koordinasyon kurulmalı; afet planları uygulanmalı, düzenli tatbikatlar yapılmalı ve kamusal sorumluluklar şeffaf biçimde yerine getirilmelidir. TMMOB ve bağlı meslek odalarının bilimsel ve teknik birikimi bu süreçlerin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

‘AFETLERE HAZIRLIK ERTELENEMEZ’
Bugün kaybettiğimiz insanları anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların tekrar yaşanmaması için somut adımlar atmaktır. Her yıl aynı sorunları konuşmak yerine, bilimsel ve teknik gereklilikleri hayata geçiren, denetimi güçlendiren, kamu yararını esas alan ve insan yaşamını önceleyen politikalar üretilmelidir.
TMMOB Van İl Koordinasyon Kurulu olarak çağrımız açıktır: Afetlere hazırlık ertelenemez, yapı güvenliği ihmal edilemez, denetimden vazgeçilemez ve barınma hakkı piyasanın insafına bırakılamaz.
23 Ekim 2011 Van depreminde ve 9 Kasım 2011’de yaşanan ikinci büyük depremde yaşamını yitiren bütün yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı diliyoruz.
Depremleri unutmadık, unutmayacağız. Kaybettiklerimizi unutmayacağız. Bilimin, tekniğin ve toplumsal dayanışmanın ışığında güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir kentler için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Abdullah Zeydan’dan deprem önlemleri ve kayyum tepkisi

Yerine kayyum atanan Van büyükşehir belediyesi eş başkanı Abdullah Zeydan ise, 23 Ekim 2011 Van depreminin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, depremlerde yaşamını yitirenleri andı. Depremlerin etkilerinin alınacak tedbirlerle en aza indirilebileceğini belirten Zeydan, kayyum yönetiminin Afet Koordinasyon Merkezi'ni işlevsiz hale getirdiğini ve deprem toplanma alanları ile geçici barınma alanlarının yeniden imara açıldığını ileri sürdü.

Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı görevinden uzaklaştırılan Abdullah Zeydan, Van depremlerinde ve Türkiye genelinde meydana gelen depremlerde yaşamını yitirenleri anarak, güvenli kentler oluşturmak için merkezi ve yerel yönetimlerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Zeydan, Van Büyükşehir Belediyesi eş başkanlığı, milletvekilleri, ilçe belediye eş başkanları, meclis üyeleri ve halk adına katılımcıları selamlayarak, depremde yaşamını yitiren yurttaşlara Allah'tan rahmet diledi.

Depremlerin önüne geçilemese de etkilerinin azaltılabileceğini belirten Zeydan, “Evet, depremlerin önünü alamayız. Ancak alacağımız tedbirlerle bunların etkilerini en aza indirebiliriz. Dolayısıyla hem merkezi düzeyde hem yerel düzeyde ortak ve kolektif bir akılla, seferberlik ruhuyla ancak biz depremlerin etkilerini en aza indirebiliriz” dedi.

‘BİLİMSEL VE TEKNİK BİR YOL İZLENMELİ’

Afetlere karşı mücadelede belediyeler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Zeydan, merkezi hükümetin de sürece katkı sunmasının önemine dikkat çekti.

Zeydan, “Özellikle yerellerde belediyeler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ile birlikte ve elbette merkezi hükümetin de katkısıyla bilimsel ve teknik bir yol izlenerek afetlerin önüne geçebiliriz” diye konuştu.

‘AFET KOORDİNASYON MERKEZİ İŞLEVSİZ HALE GETİRİLDİ’

Deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin hayata geçirilmesi için kayyum uygulamasından vazgeçilmesi gerektiğini savunan Zeydan, kendi dönemlerinde kurulan Afet Koordinasyon Merkezi'nin mevcut kayyum yönetimi tarafından işlevsiz hale getirildiğini öne sürdü.

Merkezin yalnızca acil müdahale ekiplerinin eğitimi için değil, çocuk yaşlardan itibaren toplumda deprem farkındalığının geliştirilmesi amacıyla da faaliyet yürüttüğünü belirten Zeydan, merkezin bir akademi görevi gördüğünü ifade etti.

Zeydan, “Bunun da öncelikli adımlarından bir tanesi bu kayyum gasplarından bir an önce vazgeçilmesidir. Kurduğumuz Afet Koordinasyon Merkezi mevcut kayyum tarafından işlevsiz ve atıl bir hale getirildi. Bizim kurduğumuz Afet Koordinasyon Merkezi özellikle acil müdahale ekiplerinin eğitimi, küçük çocuk yaşlardan başlanarak tüm topluma deprem farkındalığını geliştirme ve afetlerin önüne geçme adına bir akademi görevi de görüyordu. Fakat bu kayyum anlayışı bütün bunları da akamete uğrattı” dedi.

‘TOPLANMA VE GEÇİCİ BARINMA ALANLARI İMARA AÇILDI’

Deprem toplanma alanları, geçici barınma alanları, yeşil alanlar ve meydanların yeniden yapılaşmaya açıldığını ileri süren Zeydan, kentlerin afetlere karşı hazırlıklı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Zeydan, “Bununla birlikte yine deprem toplanma alanları, deprem geçici barınma alanları, yeşil alanlar, meydanlar yine bu kayyum zihniyeti tarafından yapılaşmaya, imara yeniden açıldı. Dolayısıyla bizler buradan bir kez daha deprem gerçeğini bütün kamuoyuna hatırlatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘2 YILDIR DEPREME YÖNELİK TEK BİR ADIM ATILMADI’

37 ilde belediyeyi yöneten parti değişti
37 ilde belediyeyi yöneten parti değişti
İçeriği Görüntüle

Kayyum yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Zeydan, son 2 yılda depremlere karşı alınacak önlemler konusunda herhangi bir adım atılmadığını iddia etti.

Van'ın geleceği için afetlere karşı hazırlık çalışmalarının başlatılması gerektiğini belirten Zeydan, kentte yaşayanların bir daha benzer acılar yaşamaması için güvenli, yaşanılabilir ve erişilebilir kentlerin oluşturulması çağrısında bulundu.

Zeydan, “Dolayısıyla en azından bundan sonra Van'ın geleceği adına bir daha halkımız acılar yaşamasın, güvenli, yaşanılabilir ve erişilebilir kentler yaratma adına bu kayyum gasplarından vazgeçilmesi, ortak kolektif akılla seferberlik ruhuyla merkezi ve yerel yönetimlerin güç birliğiyle meslek odalarının teknik ve bilimsel raporları doğrultusunda çalışmaların başlatılması ve halka karşı sorumluluğun yerine getirilmesi çağrısı yapıyoruz” dedi.

Açıklamasının sonunda deprem felaketlerinde yaşamını yitirenleri bir kez daha anan Zeydan, hayatını kaybeden tüm yurttaşlara Allah'tan rahmet diledi.