HDP'li Sarısaç: Depremde bile Ayrımcılık!

HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç TBMM Genel Kurulu’nda Van depreminin 10’uncu yıldönümünde Gündem dışı konuşma yaptı.

HDP'li Sarısaç: Depremde bile Ayrımcılık!

HAYDAR ERDİNLER -  VANEKSPRES - ANKARA

Sarısaç, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde Van’da iki büyük depremin yaşandığını hatırlatarak “Van depreminde yüzlerce ev yıkıldı, on binlerce ev ve iş yeri hasar gördü; en acısı da 644 canımızı yitirdik, yine yüzlerce yurttaşımız yaralandı. Bu vesileyle bir daha böyle depremlerin yaşanmaması dileğiyle yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum.” dedi.

Van depreminde kentin farklı bileşenlerinin sürece dahil edilmemesinden dolayı depremin etkilerinin geçen 10 yıla rağmen devam ettiğini belirten Sarısaç şöyle konuştu: “Bunun en büyük göstergesi de siyasi iktidarın çözümsüzlük üretmesiyle ilgili. Buna ‘yönetememe’ diyemiyoruz. Bu planlı, seçilmiş, ayrıştırıcı ve ötekileştirici politikalar sonucu tıpkı diğer bütün alanlarda Van halkının ve diğer halklarımızın yaşadığı sorunlar gibi depremde de bir ayrımcılık yapıldı, depremde çözüm üretilmedi ve bu, depremle ilgili sorunlarımızın hepsini bugüne taşımış oldu.”

VAN’DA DEPREM ÇIĞ VE SEL FELAKETİ

Sarısaç Van’da üst üste yaşanan felaketlere de dikkat çekip afet bölgesi ilan edilmemesini de eleştirerek “Van'ın neredeyse bütün ilçelerinde çığ, deprem ve sel felaketleri olmasına rağmen hiçbir yer afet bölgesi olarak ilan edilmedi; ama aynı şekilde -ki doğru bir biçimde- Sakarya'da deprem yaşandıktan sonra orası afet bölgesi ilan edilmişti. Yine Başkale'de, Çaldıran'da, Erciş'te birçok sel ve deprem felaketi yaşanmasına rağmen orada herhangi bir adım atılmadı ama diğer iller çok hızlı bir şekilde afet bölgesi ilan edilmişti.” dedi.

AKP İNSANLARIN KONAKLAMA SORUNUNU TİCARETE DÖKTÜ

Depremde Van halkının zor kış mevsimi geçirdiğini ifade eden Sarısaç sözlerinin şöyle sürdürdü: “Kimisi göç etmek zorunda kaldı, kimileri de yine kışın o zorlu şartlarında yazlık çadırlara mahkûm edilmişlerdi. Sonrasında her ne kadar TOKİ devreye girmiş olsa da yine de halkın barınma sorunlarını giderecek bir çaba gösteremediler. Çünkü o dönemde, AKP insanların konaklama sorununu, insanların barınma sorununu gidermesi gerekirken bu işi de her şeyde olduğu gibi yine ticarete dökmüştü. Çok ucuza mal ettiği arsaların kat bedelini fahiş fiyatlarla halka satarak fakir halkı, işsiz halkı borçlandırdı. Bu borçlar katlandı ve sonrasında da yine çoğu yurttaşımız icralık olmuştu. Bugün de hâlâ bu TOKİ meselesinden dolayı yüzlerce yurttaşımız çok büyük borç yükü altında. Yine aidatlar ve ortak giderleriyle ilgili icralık olmuş durumdalar. O dönemde sırf bu TOKİ'leri idare etsin diye bir şirket seçilmişti, şu an o şirket yönetimi zamanı dolmasına rağmen oradan büyük paralar kâr ettiği için hâlâ yönetimi oradaki halkımıza devretmiyor.”

BAŞKALE’YE YARDIM GÖTÜRMEMİMİZE ENGEL OLDULAR

Sarısaç, depremde esnafın da ciddi bir mağduriyet yaşamasına rağmen Sakarya depreminde olduğu gibi vergi terkini yapılmadığını, vergi ve kredi borçlarını ertelemenin yeteriz olduğunu belirterek “Sadece devlet değil, oradaki yereller ve halk dayanışması da bu tür afetlerde çok etkili olur. Şubat 2020'de biz Başkale'de de büyük bir deprem yaşadık, orada insanlar mağdur oldular. Partimiz ve halkın dayanışmasıyla beraber bizler oraya kamyonlarca yardım götürdük; ama AKP'nin kolluk güçleri, AKP'nin oradaki valisi oraya yardım götürmemizin önünde engel oldu.” dedi.

Sözlerinin sonunda Sarısaç, felaketlerde dayanışma çalışmalarının engellenmesine rağmen siyasi iktidarın da üzerine düşeni yapmadığını belirterek Başkale ve Çaldıran’da yaşanan felaketlerde AKP Van milletvekillerinin tehdit içeren ifadelerini de hatırlatarak eleştird

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2021, 23:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER