Cümleye Sığmayan Veda: Necip Çapraz
“Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür” demeyeceğim, Ahmet Telli’nin dokunaklı dizeleriyle. Çünkü daha onun sağlığında zaten yıkılmıştı kent, yıkmışlardı bir defa…
Sahalarda Bir Heyûla Dolaşıyor: “Em Hatin!”
Amedspor’un sahalardaki serencamına tarihsel açıdan bakıldığında hiçbir başarının tesadüf olmadığını anlamak zor olmasa gerek.
Çerçeve Yasa: Şüphe ve Umut İkilemi
İnsanın kendi yaşam tecrübesi bir yönüyle olay / olgular karşısındaki refleksini belirler. Bunun dildeki karşılığı, “Durduğu yerden bakmak” deyimi olabilir kanımca.
Kürt Özneselliği İnkar Edilemez
Küresel ekonomik ve politik düzende anlamlı ve/ya anlamsız kopuşlar yaşanırken değişim, kaçınılmaz bir sonuç oluveriyor haliyle. Mevcut dengeler bozuluyor / kararsızlaşıyor, statik unsurlar dinamikleş...
Kürtçenin Miri: Celadet Ali Bedirxan
Toplumlar kendi içinden çıkan kahramanları sayesinde zaferin ve de var olmanın suyundan içerler.
Kırık Bir Veda: Kadir İnanır! İbrahim Genç Yazdı...
“Barış… Önce barışı sağlayacağız; içerde, dışarda her yerde. Tek kelime kullanıyoruz ve ısrarla kullanıyorum ve buna da büyük barış diyoruz.
Sahi Van Gölü Canavarına Ne Oldu?
Kent, sadece fiziki bir barınak değil; aynı zamanda kültürel üretimin ve kolektif beleğin mekânıdır. Öyle ki içinde yaşadığı insanı hem biyolojik olarak doyurur, hem de zihinsel olarak besler.
Anadili Halkın Bam Telidir | İbrahim Genç
“Bir halkın her şeyini elinden alabilirsiniz, fakat dillerini korudukça kaybettiklerini zamanla tekrar kazanabilirler; dilini elinden alırsanız, onu bir daha asla yaratamazsınız.
Kürtçenin Kaderi | İbrahim Genç Yazdı...
Dünya üzerindeki çeşitliliği anlatabilmek için birçok referans kullanmak gerekir. Bir çiçeğin diğerinden farkını göstermek için rengine / kokusuna referans verilir,
Akıl Çağında Kürtçe Olgusu | İbrahim Genç Yazdı...
Üniversite sıralarında “doğru düşünme” üzerine Prof. Dr. Rıza Filizok’tan ufkumuzu genişleten enfes dersler almıştık.
Ağrı’ya Meydan / Şakiro’ya Vefa
Kentlerin ortaya çıkışından günümüze köprünün altından neler akmadı ki! Kentler, ortak duygunun mekanıydı; kolektif emeğin ürünüydü; örgütlü toplumun adresiydi.
Barış Ola, Siyasi Hesaplardan Evla!
Değişen dönüşen, sorgulayan düşünen bir toplumsallık içinde bireylerin, akan tarihsel zamana ve yürüyen yelkovanın sesine bigane kalması düşünülebilir mi?
Trend Haberler