25 yıl sonra 1. Lig’e çıkan Vanspor, 8 haftada 4 puanla 19. sıraya gerilerken 1750 kilometre uzakta mücadele ediyor; Van’ın yanı sıra Ege ve Marmara’daki binlerce Vanlıdan beklenen sahiplenmenin gelmemesi tepkileri artırıyor.

Van 25 yıl bekledi. Vanspor 1. Lig’e çıktı. Ancak Vanspor, daha sezonun başında kendi şehrinden 1750 kilometre uzakta, taraftarından kopuk ve adeta kaderine terk edilmiş bir görüntü veriyor. Şimdi asıl soru şu: 25 yıl beklenen bu hayale kim sahip çıkacak?

8 haftada 1 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet… 6 puan toplamasına rağmen TFF’nin 2 puan silme cezasıyla 4 puana düşen Vanspor, 19. sırada. Attığı 8 gole karşılık kalesinde 17 gol gören, -9 averajla ligin dibine demir atan takımda Murat Yıldırım dönemi sona erdi, Mustafa Gürsel göreve getirildi.

Rakamlar kötü. Elbette yönetimin, teknik ekibin ve futbolcuların sorumluluğu var. Ancak bütün suçu bu üç kesimin üzerine yıkıp gerisini seyirci konumuna geçirmek de kolaycılıktır. Çünkü ortada sezon başladıktan sonra kurulan, birbirini tanımakta zorlanan ve kendi şehrinden, kendi taraftarından koparılmış bir takım gerçeği var.

Çiçeği burnundaki Vanspor’un yeni teknik direktörü daha resmi müsabakaya çıkmadan bazı mesajları verdi!

Mustafa Gürsel’in mesajı bu nedenle önemli: Oyun kimliği olacak, mücadele edecek, vazgeçmeyecek, kazanmak için sahaya çıkacak bir Vanspor istiyor. Gürsel açıkça söylüyor: Önce takım ateşi yakacak, taraftar da o ateşi büyütecek.

Peki Van o ateşi büyütmeye hazır mı?

Vanspor Manisa Akhisar’da oynuyor. İzmir, Manisa, Balıkesir, Aydın ve Ege’nin dört bir yanında, Marmara’da on binlerce Vanlı yaşıyor. İş insanları var, dernekler var, STK’lar var. Sosyal medyada Vanspor için ahkâm kesen binlerce insan var.

Peki tribünler neden boş?

İzmir’den, Manisa’dan, Soma’dan, Kırkağaç’tan, Bergama’dan, Salihli’den, Turgutlu’dan Akhisar’a ulaşmak imkânsız değil. Birkaç otobüs organize etmek de zor değil. İş insanları ulaşımı üstlenebilir, dernekler organizasyon yapabilir, STK’lar harekete geçebilir.

Sorun imkân yokluğu değil, sahiplenme eksikliği!

Daha da önemlisi, Vanspor’un neden kendi şehrinden 1750 kilometre uzağa gönderildiğini kim gerçekten sorguluyor? Gaziantepspor, Konyaspor, Trabzonspor, Göztepe veya Gençlerbirliği kendi şehrinden koparılıp başka bir bölgede oynamaya mahkûm edilseydi, o takımın taraftarları, o şehirlerin siyasileri, bürokratları, iş insanları, meslek odaları ve STK’ları sessiz mi kalırdı? Elbette kalmazdı.

O halde Van neden susuyor?

25 yıl sonra 1. Lig’e çıkan bir takımın kendi şehrinden ve taraftarından uzak kalması normalleştirilemez. Bu yalnızca Vanspor’un değil, Van’ın ayıbı haline gelmektedir.

Geçmişte Vanspor yönetimlerini ağır biçimde eleştirenlere de sormak gerekiyor: Neredesiniz?

“Bırakın gidin” diyenler, yöneticileri hedef alanlar, başarı dönemlerinde kulübün yanında görünmek için yarışanlar bugün neden ortada yok? Yönetimi eleştirmek kolay. Teknik direktörü suçlamak kolay. Futbolcuyu sosyal medyada hedef göstermek daha da kolay.

Zor olan, takım kötü giderken sahip çıkmaktır.

Murat Yıldırım konusunda da aynı hakkaniyet gösterilmeli. Sonuçlar eleştirilebilir ancak Vanspor’a verdiği emek ve zor dönemlerde kulübün yanında oluşu yok sayılamaz. Bugünkü tablonun bütün faturasını Yıldırım’a kesmek, sezon başladıktan sonra kurulan kadroyu ve takımın şehirden uzak oynama şartlarını görmezden gelmektir.

Şimdi sıra Mustafa Gürsel’de. 4 puanla 19. sıradaki Vanspor’u ayağa kaldırmak kolay değil. Ancak Gürsel’in işi sadece puan toplamak değil; kimliği olan, mücadele eden ve taraftarına yeniden umut veren bir takım ortaya çıkarmak. Bandırmaspor maçı da bu yeni dönemin ilk ciddi sınavı olacak.

Van’da bu ay Van TSO seçimleri konuşuluyor. Elbette önemli. Ancak Van’ın ekonomisi kadar Vanspor da kentin ortak değeridir. Van için konuşan, proje üreten, aday olan, söz söyleyen herkesin Vanspor konusunda da aynı duyarlılığı göstermesi gerekiyor.

Özellikle Ege ve Marmara’daki Vanlılara çağrımız açık: Vanspor ayağınıza kadar gelmişken tribünleri doldurun. İş insanları otobüs kaldırsın, dernekler organize olsun, STK’lar harekete geçsin. Sosyal medyada destek vermek yetmez; artık o yük ve sorumluluğu alarak desteği tribünde gösterme zamanı.

Mevcut yönetimin de hakkını teslim edelim. Bunca borç ve soruna rağmen takım kuruldu. Eksikler elbette eleştirilecek. Ancak bu takımın yükünü sadece yönetimin, teknik ekibin ve futbolcuların sırtına bırakmak da kabul edilemez.

25 yıl beklenen 1. Lig hayali birkaç kişinin değil, bütün Van’ın meselesidir.

Gürsel sahada ateşi yakmak istiyor. Şimdi herkes kendisine şu soruyu sormalı:

Biz o ateşi büyütecek miyiz, yoksa sezon sonunda “Neden sahip çıkmadık?” diye vicdanımızla mı kalacağız?

Çünkü artık mesele sadece futbol değil.

Mesele, Van’ın 25 yıllık hayaline gerçekten sahip çıkıp çıkmadığıdır.