Bir kez daha anlaşıldı ki, bu ülkede yaşanan acılar sadece birilerinin mezesi olmaktan başka bir anlam ifade etmiyor.

Özellikle de kirli siyaset ve ırkçı saldırılar için mükemmel bir malzeme oluyor.

Ülkenin dört bir yanını ateş sarmış, oryantal siyasetçi geçmiş aynanın önünde saçını tarıyor…

Ülkenin dört bir yanını ateş sarmış; faşist, ırkçı saldırganlar “Bu yangınları Kürtler çıkarıyor.” diyor.
Ki yanan bölgelerdeki köylerin çoğunda Kürt vatandaşlar oturuyormuş.

Ülke semalarına yükselen alevlerin altında “Cumhurbaşkanlığı Ofisi” açılışı yapılıyor.

Yanan ormanların içinde canlılar cayır cayır yanarken, gitmiş on-on beş kişiyle “Çözüm sürecine hayır” mitingi yapıyor…

Diğeri “İktidar tükendi.” deyip topu taca atıyor.
Behey insafsızlar.
Behey vicdansızlar.
Eğer ki “Bu vatan bizim, bu vatanın bir çakıl taşı için canımızı ortaya koyarız.”
diyorsunuz ya…

Bu vatana böyle mi sahip çıkacaksınız?

Hiç unutmam, yıllar öncesinde amcamın otu yanmıştı; tüm mahalleli (yaşlı-genç, kadın-erkek, hatta çocuklar) seferberlik ruhuyla yangına müdahale etmişti.
Peki, siz ne yapıyorsunuz?
Oturmuş, klavye başında tweet atıyorsunuz.
Kürtlere küfrederek kininizi kusuyorsunuz…

Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun.
Bugün siyaset üstü seferberlik ruhuyla hareket edeceğinize yine küçük, kirli siyasi hesapların içindesiniz.
Gerçi depremde de aynı ruhla hareket ettiniz.
Şehit cenazelerini de böyle istismar ettiniz.
Maden kazalarında da aynı iki yüzlülüğünüzü sergilediniz.
Bu anlayış sizde hiç değişmedi.
Ama emin olun ki, bu halk bu iki yüzlülüğünüzü asla unutmaz.
Ağır bir şamar olarak suratınıza çarpacak.
Gün ola, devran döne