Kavimlere ev sahipliği yapmış.

Krallar, kraliçeler ağırlamış.

Medeniyetlerin başkenti VAN...

Destansı öykülerin coğrafyası.         

Kadir şinas aşiretlerin beşiği.

Tacir ve tüccara kapılarını açan bonkör şehir.

Van’dan söz ediyorum.

VAN, tartışmasız bölge kentleri arasında emsalsiz bir kent.

Gelecek nesillere umut vaat eden bir kent.

Komşu ülke halklarını kendine hayran ettiren bir kent.

Van sokaklarındaki canlılık ve hareketlilik fazlasıyla bunu anlatmıyor mu?

Gecenin yarısına kadar süren bu hareketliliği başka kaç kentte bulabilirsiniz ki???

Her cadde ve her ara sokak dahi cıvıl cıvıl.

Esnafın yüzü gülüyor.                                                       

Oteller de yer yok.

Bugüne dek, taciz ve saldırı anlamında bir tek vakka dahi yok.

Ya peki madalyonun öte yüzü, ön yüzü kadar berrak ve temiz mi???

Maalesef... maalesef ve maalesef.

Kentin çöplüğü hala eski yerinde.

Yanı İranlı misafirlerin geliş-gidiş güzergahında.

O çöplükte yüzlerce hayvan.

Pis kokular her tarafı sarmış.

Şehrin cadde ve sokaklarında, kadim kentin, tarihi, doğal ve turistik yerlerini sergileyen bir tek afiş ve görsel yok.

Kentin otel ve mağazalarında VAN milli kültürünü sergileyen bir emare yok.

Diyeceksin Yozgat ya da Kayseri.

Kültürel etkinlikler (konser, sokak tiyatroları vs ) yok.

Tarihi eserlerden emare yok.

Akdamar adası karanlıkta.

Urartu kalesi karanlıkta.

Sıhke, iskele caddesi karanlıkta.

Gelen turist, turizm beldelerinden bi haber.

Yöre ürünlerini pazarlayan bir pazar yok.

Hava ulaşımı biletleri el yakıyor.

Toplu taşıma araçları adem döneminden kalma, herhangi bir giydirme yok.

Kış turizmi, kış uykusunda.

Evet maalesef...

Van kendi kaderine terk edilmiş.

VAN siyasi çekişmelerin kurbanı olmuş.

Oysa hafiften dokunulsa VAN başka VAN olur.

Nacizane hatırlatmak istedim.

Daha yaşanılır bir VAN yaratabilmek dileğiyle.

Kalın sağlıcakla.

Kavimlere ev sahipliği yapmış.

Krallar, kraliçeler ağırlamış.

Medeniyetlerin başkenti VAN...

Destansı öykülerin coğrafyası.         

Kadir şinas aşiretlerin beşiği.

Tacir ve tüccara kapılarını açan bonkör şehir.

Van’dan söz ediyorum.

VAN, tartışmasız bölge kentleri arasında emsalsiz bir kent.

Gelecek nesillere umut vaat eden bir kent.

Komşu ülke halklarını kendine hayran ettiren bir kent.

Van sokaklarındaki canlılık ve hareketlilik fazlasıyla bunu anlatmıyor mu?

Gecenin yarısına kadar süren bu hareketliliği başka kaç kentte bulabilirsiniz ki???

Her cadde ve her ara sokak dahi cıvıl cıvıl.

Esnafın yüzü gülüyor.                                                       

Oteller de yer yok.

Bugüne dek, taciz ve saldırı anlamında bir tek vakka dahi yok.

Ya peki madalyonun öte yüzü, ön yüzü kadar berrak ve temiz mi???

Maalesef... maalesef ve maalesef.

Kentin çöplüğü hala eski yerinde.

Yanı İranlı misafirlerin geliş-gidiş güzergahında.

O çöplükte yüzlerce hayvan.

Pis kokular her tarafı sarmış.

Şehrin cadde ve sokaklarında, kadim kentin, tarihi, doğal ve turistik yerlerini sergileyen bir tek afiş ve görsel yok.

Kentin otel ve mağazalarında VAN milli kültürünü sergileyen bir emare yok.

Diyeceksin Yozgat ya da Kayseri.

Kültürel etkinlikler (konser, sokak tiyatroları vs ) yok.

Tarihi eserlerden emare yok.

Akdamar adası karanlıkta.

Urartu kalesi karanlıkta.

Sıhke, iskele caddesi karanlıkta.

Gelen turist, turizm beldelerinden bi haber.

Yöre ürünlerini pazarlayan bir pazar yok.

Hava ulaşımı biletleri el yakıyor.

Toplu taşıma araçları adem döneminden kalma, herhangi bir giydirme yok.

Kış turizmi, kış uykusunda.

Evet maalesef...

Van kendi kaderine terk edilmiş.

VAN siyasi çekişmelerin kurbanı olmuş.

Oysa hafiften dokunulsa VAN başka VAN olur.

Nacizane hatırlatmak istedim.

Daha yaşanılır bir VAN yaratabilmek dileğiyle.

Kalın sağlıcakla.