İlmi düşünceye göre, yaşam ya da hareket zıtların mücadelesinden gelen birliğin adıdır.

Eğer sağlıklı bir hayat isteniyor veya talep ediliyorsa özellikle toplumsal ve siyasal gelişmelerde eleştir-yel yaklaşmak gerekiyor. Eleştirilere tahammül edilmez, kibirli yaklaşımlar gösterilirse toplumun huzur direkleri çatlar.


Eleştiri yeteneği gelişmeyen insanın ve toplumun düşüncelerinde sıkıntı var demektir. Burada idareci kadroların menfi defans hareketleri gelişkindir denilir.


Geliştirici eleştiriye yamuk davranan insandan, iktidardan, kurumdan, tarikattan da sıkıntı var demektir. Bunlar bir balans içinde kurumsallığa dönüşmediği sürece özel olarak insan genel anlamı ile toplum demokratikleşemez. Buradan hareketle kişi özgülünden başlayarak, yöresel coğrafyalara ve giderek bir bütün olarak toplumsal dayanışmalara kadar her ilişki ötekileşir.


Yetmez, bir de muhataplar sorumluluk taşıyacağına, aksayan gelişmelere çare olacağına ; bahaneler bulup başkalarını sorumlu tutarsa eyvah o toplumların başına.


Yani bir ülkede yoksulluk, işsizlik ve yaşama dair umutsuzluk baş göstermiş ise, ülke yöneticileri sarsılmalı. Eleştirilere kulak vermeli ve aksayan ne varsa araştırmalıdır. Başkalarını işaret edeceğine, yaptıkları yanlış çalışmaları gözden geçirmelidirler.


Ondandır ki, farklılıkları bir arada tutan havanın oksijeni sürekli çekilirse yaşam can çekişir adaletsizliğin elinden.