Yeryüzünde bir annenin evladına duyduğu sevgiyle, şefkatle yarışabilecek büyüklükte bir duygu var mıdır?
Bence yoktur… Aynı zamanda, (Allah korusun) evladını kaybetmiş bir annenin acısıyla yarışabilecek büyüklükte bir acı da yoktur…
Anneler için evlatları kendi canlarından daha kıymetlidir. Hele ki evladı küçücük ise, korunmaya muhtaç ise, hasta ise.
Hiçbir duygu o annenin yaşadığı duygularla boy ölçüşemez… Hiçbir yangın annenin yüreğindeki kor ile yarışamaz…
Vanlı Pelin Savaşlı Çellik. Bu gün maalesef tam olarak böyle bir dönemden geçen, yüreğinde bu denli büyük kor taşıyan bir anne…
6,5 yaşındaki Necdet Çellik’in annesi.
Necdet (maalesef) adına Duchenne Musküler Distrofi (DMD) denilen bir kas hastalığının pençesinde.
DMD, genellikle erkek çocuklarında görülen, kasların zamanla erimesine yol açan, genetik, ilerleyici bir hastalık. Çocuk yürüme zorluğu, sık düşme, hareket edememe, baldır kaslarında yalancı büyüme, kalp problemleri ve giderek acılı hale gelen kas ağrıları ile yaşamak zorunda kalıyor. Zamanında tedavi edilmezse, yazmaya elimin varmadığı bir sonuçla karşılaşıyor.
Ne yazık ki Türkiye’de birçok alanda olduğu gibi bu hastalığın da tedavi imkanı yok. Sadece fizik tedavi ve solunum desteği gibi yöntemlerle süreç yavaşlatılıyor.
İyileşme ihtimali yurt dışında var. Yeni nesil ilaçlarla ve gen tedavisi ile bu mümkün olabiliyor. Ama tahmin edeceğiniz üzere süreç uzun ve çok pahalı.
Pelin hanım, henüz oyun çağındaki evladı için, Almanya’nın bizi kıskandığı (!) bu sözde “yeni Türkiye Yüzyılında”, daha önce SMA’lı bebekleri için verdikleri mücadelelerine şahit olduğumuz anneler gibi, uzun zamandır çırpınıyor.
Evladını yurt dışında tedavi ettirebilmek için gerekli parayı bulmaya çalışıyor. Yaklaşık bir ay önce Valilik Onaylı bir kampanya başlattı. İlk günlerde yerel medyada haberler çıktı. Kıymetli dostum Oktay Candemir, konuyu Bölge Gazetesindeki köşesine taşıdı.
Pelin hanımı hiç tanımam, hiç karşılaşmadık, telefonda bile konuşmuşluğumuz yoktur. Haftalardır sosyal medyadan takip ediyorum, büyük bir mücadele veriyor. “Necdet’e destek için, şeker alın, balon alın, kahve ısmarlayın, yemek ısmarlayın” gibi ilgi çekici ve küçük miktarlar talep eden paylaşımlar yapıyor, canlı yayınlar açıyor. Evladı için gece gündüz çırpınıyor.
Çünkü o meblağa ne kadar erken ulaşılırsa, evladını kurtarma ihtimali o kadar yüksek olacak.
En son dün gece geç saatlerde paylaşımlarına baktım! Van gibi koskoca bir şehirde, 1 aydan fazla zamandadır ne yazık ki yüzde 5’ine bile ulaşılabilmiş değil. Gerçekten çok üzücü bir durum.
Bir annenin tüm çırpınışlarına rağmen, Vanlıların yüzde doksan dokuzu; bir yemeğe, bir kahveye, bir ciğaraya ödedikleri kadar küçük bir fedakarlık yapmaktan bile imtina etmiş maalesef...
Bu kadar önemli bir konuya, bir annenin feryadına, gözümüzü ve kulağımızı kapatmış olmamız ne kadar üzücü bir durum! Bu herhangi birimizin ya da yakınlarımızdan birinin başına da gelebilirdi! Öyle değil mi?
6,5 yaşındaki küçük bir çocuğun acılarını dindirecek, ömür boyu gülümsemesine, bir annenin çektiği ıstıraba, gözyaşlarına son verebilecek küçük bir katkıda bulunmak, bir feryada ses vermek bu kadar mı zor?
Hani bizim kadim geleneklerimiz, yardımseverliğimiz, misafirperverliğimiz, mertliğimiz…
*****
Dilerim bir mucize olur, yardımsever insanların sayısı çoğalır, küçük Necdet sağlığına kavuşur, evladını kurtarma şansı, umudu ‘halen’ var olan bir annenin kolu kanadı kırılmaz, yüreğindeki kor tez zamanda diner.
Aşağıya olan biteni görüp, detaylı bilgi sahibi olabileceğiniz bir sosyal medya linkini bırakıyorum. Dilerim bu yazıyı en çok iyi kalpli insanlar okur…
https://www.instagram.com/dmd.necdetcellik
Kalın sağlıcakla…