Yanı başımızdaki savaşın Van ekonomisine olumsuz etkileri, tahmin edilenden çok daha fazla olur! Neden mi?
Önce şunu ifade edeyim: “İran’da insanlar can derdindeyken biz para mı düşüneceğiz?” diye düşünmenizi istemem. Konumuz bu değil. Mesele; iyice bitik ve İran’dan gelecek turiste bağımlı hale gelmiş/getirilmiş kırılgan Van ekonomisini/esnafını, kısa ve orta vadede bekleyen tehlike! Bunun yakın geçmişimizle bağlantısı …
Yani, savaşı başlatan Emperyalizm ve Siyonizm vahşeti, kadim Fars devletinin/halkının pençesinde kıvrandığı 46 senelik molla rejimi değil konumuz…
Konumuz şehrimizin somut gerçekliği… İçimizdeki savaş…
*****
İran 93 Milyon nüfuslu, coğrafi açıdan Türkiye’nin yaklaşık 2 katı bir ülke. Mutlak kontrol baskısıyla beraber yürüyen totaliter İran rejimi nedeniyle, özellikle yakınımızdaki Tebriz ve başkent Tahran’dan her yıl Van’a yoğun turist gelir.
Gelen turistlerin birincil amacı alışveriş, eğlence ve gece hayatı. Son 5-10 yılın verilerine baktığımızda, yıllık ortalama 500 Bin ile 750 Bin arasında İranlı turist gelmiştir. Bunun yaklaşık yüzde 20’si, özellikle 13 günlük Newroz tatilinde gerçekleşmiştir.
Van ekonomisine toplam katkısı tahminlerin çok üstünde, yıllık bazda ortalama 300-350 Milyon Dolar seviyesindedir. TL cinsinden yaklaşık 15-16 Milyar Lira. Çok büyük para. Van’a yapılan kamu yatırımlarından ve günümüzde Van’ın üretebildiğinden bile fazladır. Çarpan etkisiyle “Van esnafının günümüzdeki ana geçim kaynağı” dersek yeridir.
Şimdi savaş var ve bu savaş hem turizm sezonunun başına, hem Newroz, Ramazan Bayramı öncesine denk geldi. Yani beklentinin en yüksek olduğu dönemde turist gelemeyecek! Dolayısıyla Van ekonomisine olumsuz yansıması, beklenenden çok daha fazla olacak. Bunu; kirasını ödeyemeyen, önce işçi çıkaran sonra kepenk kapatan hemen her sektörden esnafı gördükçe, orta ve uzun vadede daha iyi anlayacağız…
Maalesef böyle kaçınılmaz bir tehlike ile karşı karşıyayız! Çünkü bir şeyler üretip satamıyoruz, ekonomik bağışıklığımız yok!
Peki Van’ın ekonomisi bu kadar mı pamuk ipliklerine bağlı, farz edelim ki artık hiç İranlı turist gelmedi! O zaman Van yıkılacak mı, diye haklı olarak soracaksınız.
Elbette yıkılmayacak. Ama şu kadarını söyleyeyim: “Kısa vadede bizi pek iyi günler beklemiyor.” Geleceği kestirmek zor, umarım zaten çok zor durumdaki Van, bu durumu ciddi bir ekonomik ve sosyal çöküntü yaşamadan atlatabilir.
Tam da bu noktada resmin büyüğünü görmek için makarayı biraz geri sarmak gerekiyor. Gelin önce şehrimizin buralara neden, nasıl geldiğine bakalım:
Van’ın coğrafi konumuna baktığımızda, şehrimiz: Diyarbakır, Erzurum ve Tebriz’in tam ortasında ve bu 3 önemli şehrin her birine eşit mesafede ve jeopolitik öneme sahip bir gümrük şehri. Eeee diyeceksiniz? Şöyle:
Diyarbakır 1 Milyon 850 Bin nüfuslu. Tarıma dayalı gıda işleme, tekstil, madencilik ve petrokimya alanlarında üretim yapar. Özellikle doğru imar uygulamaları sayesinde gelişmiş, büyümüş, modernleşmiştir.
Erzurum nüfusu 737 Bin. Bölgenin önemli lojistik merkezi konumunda, kış turizmi ve bölgesel kalkınma projeleri ile ekonomik çeşitliliğini arttırmış, hayvancılık, et ve süt entegre tesisleri, deri işleme atölyeleri ve yem üretiminde sanayileşmiş, çimento, tekstil, gıda, terlik, makine imalatı ile eğitim sektörü (üniversiteler) kentin sanayisini ayağa kaldırmıştır. (Van Çimento Fabrikasının da sahipleridir!)
Tebriz nüfusu 2 Milyon 200 Bin. İran’ın en büyük 2. Sanayi şehridir! İran’ın Doğu Azerbaycan Eyaleti’nin yönetim merkezidir. Bu açıdan bakıldığında nüfusu 3 Milyon 600 Bin’i aşar. İran'ın en önemli otomotiv ve yedek parça üretim merkezlerinden birdir. Petrokimya ve petrol rafinerisi endüstriyel üretiminde en önemli yere sahiptir. El dokuma halıları (ünlü Tebriz Halıları), deri işleme, çimento üretimi ve gıda sanayisinde (şekerleme, kuruyemiş) oldukça gelişmiştir. Dış ticaret ve sanayi lojistiğinde önemli role sahiptir.
Ve sıkı durun, tam ortasında bulunduğumuz bu 3 şehrin bir biriyle yoğun ticari ilişkileri, hatta Erzurum-Tebriz uçak seferleri bile vardır. (Şuan İran hava sahası kapalı.)
Ama üstüne üstlük jeopolitik öneme sahip sınır şehri Van’ın, hiçbir şey üretmediği için ne bu şehirlerin herhangi biriyle kendi lehine olacak bir ticari ilişkisi, ne kendi ayakları üstünde duracak mecali vardır.
Tek ilişki: İran’daki rejim nedeniyle eğlenmek için zorunlu olarak gelen turistler! Paramız olmadığı için fabrikamızı Erzurumluların satın almış olmasıdır…
*****
1960–1970’lerde ekonomistler Van’ın gelecekte Doğu’nun en büyük ticaret şehri olacağını düşünüyorlardı! Siyasiler de! O zamanki Van’ın enerjisine ve geçmişine bakılarak böyle tahminler yapılıyordu.
Hatta bilirsiniz eski Van Şehri’nin 4 kapısından birinin ismi, Tebriz Kapı’dır. Van’ın, geçmişinde Tebriz’le yoğun ticari ilişkiler, rekabet, gidiş-geliş vardır. Kapı da ismi buradan almıştır…
Bu gün geldiğimiz yer, fakında olanlar için maalesef içler acısıdır… Derinlerdeki anlamı çok ağırdır!
Yani bu coğrafyanın en avantajlı ve kadim şehri Van, kötü yönetim, öngörüsüzlük, plansızlık, kaynakların heba edilmesi, nitelikli göç verme, insan kaynağının ve enerjisinin doğru kullanılamaması, boş vermişlik, kafasını kuma gömme, sorumsuzluk, sorumluluk alacak akıl ve yürek eksikliği, nemelazımcılık gibi sebeplerle büyüyememiş, aksine sorunları, geri kalmışlığı ve yoksulluğu büyütmüştür.
Şehirleri yönetmek, gelecek planları yapmak, sıradan yöneticileri aşan bir iştir. Van bu konuda da şanssızdır. Van’ın savaşı çok daha ağırdır anlayacağınız…
Lütfen aklınıza mukayyet olun!