Hiç kimse oralı olmasa da geçtiğimiz hafta Van’da “bomba etkisi yaratması gereken” çok önemli bir “özel haber” yayımlandı Serhatnews.com.tr’de.

Öncelikle Van’da uzun yıllardır hasret kaldığımız bu gerçek haberciliği bize yeniden hatırlattıkları için kendilerini tebrik ederim…

*

Meğer yıllardır gündemden düşmeyen VOTAŞ’ın kıymetli arazisi, mahkeme kararıyla Van Ticaret Borsasından alınarak Hazine’ye devredilmiş. Üstelik; Borsaya yaklaşık 60 milyon TL harç, 9,8 milyon TL vekâlet ücreti; VOTAŞ’a 136 bin TL harç ve 298 bin TL vekâlet ücreti kesilmiş. (İstinaf yolu açık)

Ortalık toz duman, cezalar çok büyük, konu çok karışık! “Van’ı kalkındıracak proje” diye yola çıkan projenin sonu hazin oldu anlayacağınız…

20 yıldır elden ele dolaşan bu kıymetli arazinin başına gelenleri, bundan sonra ne olacağını, hisse alıp yatırım yapanların mağduriyetini ve daha birçok şeyi irdelememiz lazım.

Ama bu mahkeme kararı üzerine, dikkatinizi celbetmek istediğim başka bir şey var: Daha mühim, daha büyük bir mesele, KATLI OTOPARK meselesi!

"Nasıl yani?" diyeceksiniz.

Önce VOTAŞ neydi, neler oldu, kısaca bakalım:

Yıl 2005. Van Ticaret Borsası, 9.500 dönüm araziyi Milli Emlak’tan şartlı satın aldı. Araziyi aynı yıl, 30 ortaklı (60 hisseli) tarım-hayvancılık şirketi VOTAŞ’a 49 yıllığına kiraya verdi.

İşler yolunda gitmedi; VOTAŞ 11 yıl sonra, 2016’da, burayı önce VANTSO’ya, sonra Van Büyükşehir Belediyesine devretmenin yollarını aradı.

TSO teklifi geri çevirdi, Büyükşehir Belediyesi mantıklı buldu, 16 milyon TL bedelle devraldı. Devir işlemlerinden birkaç ay sonra Belediyeye kayyum atandı. Kayyum yönetimi burayı işletmekten vazgeçti, tutup VANTSO bağlantılı Van Asya Tarım Hayvancılık A.Ş.’ye 19,5 milyon TL karşılığında devretti.

Şirketin yeni hakimi Asya A.Ş. mevzuata uydurdu, hisse yapısını değiştirdi; 2.100’e çıkardı, hisseleri halka arz eti. Birçok yatırımcı o dönem şehir merkezinde lüks bir-iki daire satın alabilecek kadar parayı bu hisselere yatırmaya ikna edildi. Daha küçük hisselerle birlikte ortak sayısı 126’ya çıktı.

Yıllar geçti, yatırımcı sabretti ama bu defa Asya A.Ş.’nin belediyeye ödeme yapmadığı, borcun icralık durumlara geldiği ortaya çıktı. Borç karşılığında belediyeye hisse devri yapıldı, mevzu kapatıldı.

Nihayetinde geçen yıl arazi ve üzerindeki tüm varlıklar, şirket yöneticilerinin muhalefetine rağmen, 24 yıllığına Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliğine kiralandı. Arazide el değişti; bu defa kiracının kiracısı doğdu…

Tam bu karmaşa içinde; Hazine’nin 2005 yılındaki o ilk satışın iptali ve tapunun Hazine’ye geri tescili için dava açtığı ve kazandığı ortaya çıktı! Ortalık hepten karıştı.

Van 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararına göre; VANTB 2005 yılında 1,5 milyon TL bedelle satın aldığı bu arazide, 2.000 başlık hayvancılık kapasitesi, 250 kişilik istihdam ve yaklaşık 18,4 milyon TL yatırım taahhüt ettiği hâlde, taahhütlerini yerine getirmedi, Hazine haklı bulundu ve satış iptal edildi. Kiracı VOTAŞ’ın hakları da kaldırıldı.

Yani VANTB hem araziyi kaybetti, hem 70 milyona yakın dava harcı ödemeye mahkûm oldu. Hem 435 bine yakın harç ödeyecek kiracı VOTAŞ’ın hakları kaldırıldı. Kiracının kiracısı Kırmızı Et Üreticileri Birliği’nin sözleşmesi de boşa düşmüş oldu.

Bilirkişi raporlarına göre bu dev tarım arazisinin değeri 873 milyon TL. Bundan sonra olacakları tüm Van halkı oturup hep birlikte izleyeceğiz...

Netice ne olursa olsun günün sonunda kaybedenin Van ve Vanlılar olduğunu herhâlde ifade etmeme gerek yoktur!...

Gelelim KATLI OTOPARK meselesine:

VOTAŞ haberini okur okumaz gözümün önüne KATLI OTOPARK geldi. Hani şu çarşıdaki Mısır Çarşısı’nın üst tarafındaki, 7 yıldır atıl bekleyen, tinerci yuvasına dönmüş otoparkımıza!

Yıl 2011; Belediye Başkanı Bekir Kaya, trafik problemini öngörerek 424 araç kapasiteli bir proje hazırlatır. Yap-işlet-devret ihalesi Faruk Levent İnşaat’ta kalır. İnşaat ilerlerken 2011 Van depremleri meydana gelir. Artçı sarsıntılar ve yasaklanan inşaat faaliyetleri firmayı mali açıdan zor durumda bırakır; iflas eder, tefecilerin eline düşer…

Belediye hukuki süreç başlatır. 2015’te davayı kazanır. Yarım kalan projeye kendisi devam eder, direne direne bir yılda yapıyı %80 oranında tamamlar. Kasım 2016’da Bekir Kaya tutuklanır, kayyum atanır, yapım devam eder, bina 2017’de tamamlanır. “1 ay içinde açılacak” diye gazetelere demeçler verilir.

Sonra sessizlik başlar bir müddet. Bekle bekle, açılış bir türlü gerçekleşmez. Vali değişir, yeni kayyum oturur belediye başkanlığı koltuğuna. Ağustos 2017’de pat diye belediye meclisinden otoparkın ve dükkânların satış kararı çıkar.

Dükkânlar satılır, otoparka alıcı çıkmaz. Bir müddet sonra bu kez, Van’ın sabırsızlıkla açılışını beklediği tam da ihtiyacımız olan "o güzelim otoparkın" Belediye Çarşısı’na dönüştürme kararı alındığı ortaya çıkar. Muhalefet edenler, itirazlar kaale alınmaz.

2018’de ağır iş makineleri içeri girer, devasa beton rampalar acımasızca kesilir. Sadece beton değil, vatandaşın vergileri kesilir! Ama bu kesim adeta ‘göz çıkarır’, binanın statiğini bozar, uzmanlara göre yapı orta şiddette bir depreme dayanamayacak hâle gelir… Kullanıma kapatılan binanın dışına şatafatlı cam makyaj yapılır, kapısına kilit vurulur.

Gel zaman git zaman tinerciler, "fuhuş sektörü profesyonelleri" keşfetmeye başlar burayı. Arka kısımdaki camlar teker teker kırılır. İçerisi insan ve hayvan pisliği dolar. Tavanlardaki giydirmeler, elektrik kabloları bile sökülür. Şehrin ortasında, her anlamda, bir utanç abidesine dönüşür.

Yetkili ağızlar ara ara burasının VASKİ’ye, bazen sosyal tesise veya gençlik merkezine dönüştürüleceği açıklar. Açıklar da açıklar… Yıllar geçer, VASKİ belediye ana binasına taşınır… Bizim bina ne tesis olur, ne merkez, ne çarşı, ne köy, ne kasaba...

Yıllardır böyle. Ve bunu en az benim kadar yetkililer de biliyor… Bina ne kullanıyor, ne yıkılıyor! Belki de hiç kimse dokunmaya cesaret edemiyor!

Peki o zaman buradan açıkça sormak istiyorum: Vatandaşın vergilerinden yüz milyonlarca lira harcanan ve 7 yıldır renkli cam çerçeveleri giydirilmiş hâlde bekletilen bu bina neden hizmete açılmıyor?

Eğer hasar görmüş ve yıkılma tehlikesinden dolayı açılamıyorsa, bunun sorumlularına neden hesap sorulmuyor?

VOTAŞ’a kiralanan arazinin amacına uygun kullanılmadığını, taahhütlerin yerine gelmediğini gören erk, burada pervasızca, plansızca yüzlerce milyonu çöp edenleri, kamu malına zarar verenleri, suç işleyenleri neden görmüyor?

Devlet iradesinin denetleme, inceleme, soruşturma, bilirkişi mekanizmaları Van’a bu kötülüğü yapanlar hakkında neden çalışmıyor?

Van’a bu kötülüğü yaptıktan sonra “arkasını dönüp gidenlerin” arkasındaki siyasi veya idari zırh bu kadar mı büyük? Onlara dokunmaya kimse cesaret edemiyor mu?

Diye sormak istiyorum!

(Aşağıya 2017’de tamamlanmış ve hizmete hazır hâle gelmişken dönüştürülmek üzere yıkılan Katlı Otoparkın resimlerini ekliyorum…)

Lütfen aklınıza mukayyet olun…

16712790 769A 498D 817E 7C5565811941

2A3B7Ce3 A3C3 4Fc2 A9E1 6C796E9C16A0

D118669E B495 449B 9Fe6 95C8414Cbb36