“Merhabalar, sizden ricam yazılarınızda ya da konuşmalarınızda trafikteki ahlaksızlığa da değinirseniz sevinirim.”
Bu mesajı, bir kıymetli “öğretmen” okurum, geçen hafta Whatsapp’tan yazdı. Noktasına virgülüne dokunmadan buraya taşıdım.
Bir eğitimci, belli ki canına tak edince durumu ahlaksızlık olarak tasvir etmiş.
Haksız da sayılmaz. Van trafiğinde hepimizin hemen her gün karşılaştığı bir sürü terbiyesizlikler oluyor. Trafik cehennemi ile boğuşurken, bir yandan üslupsuzlarla, “had bilmez, cehennem zebanisi suratlılarla” uğraşıyoruz.
Büyük-küçük bilen yok, saygı yok, edep yok, nezaket nedir bilen yok, ahlak yok… Eğitimci arkadaşımız yerden göğe kadar haklı…
Hatta bazen kilitlenmiş durumdaki trafiğin ortasında, aracından inip üzerimize yürüyen, o nefretlik; “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” cuklar bile var... Van maalesef bu hale geldi.
Sarı ışık yanmadan kornaya asılanlar, yol vermek imkansızken arkamızdan “tabakhaneye yetişmesi gerekiyormuşçasına” selektör eden, aralıksız korna çalanlar, üzerimize kıran, yanımızdan geçerken hareket çekenler… Var da-var...
Açıkçası bugün Van’ın en büyük sorunu nedir, diye soracak olursanız, birinci sıraya Trafiği, ikiye nezaketsizliği koyarım ben... Net…
*****
Meselenin diğer bir boyutu: El alemin uzay trafiğini planladığı günümüzde, Van’ın giderek büyüyen yerdeki trafik sorunu, şehir yaşamını eziyete dönüştürmüş, halkı çaresizlik içinde kıvranır hâle getirmiştir. Akşam saatlerinde Üniversite kavşağından Edremit’e, bir ucu İskele’den Bostaniçi’ne uzanan trafik kargaşası, evimize gitmeyi, İstanbul’da Anadolu yakasından Avrupa yakasına gitmeye çalışanlarınkinden daha zor hale getirmiştir.
Ama bu öncelikli sorunumuz her geçen gün biraz daha büyürken, hemen her konuda şehri uçurduklarına dair nutuk atan şehrim çok sayın yöneticilerinin, milletin iktidar vekillerinin bu konuda “sinir bozucu sessizlikleri” ısrarla devam etmektedir. Bu devasa sorunumuza nasıl bir müdahale planları var, bir planları var mı, yok mu, en azından kendilerine dert ediyorlar mı, kimse bilmemektedir!
Arabaların kanat takıp uçması yada çatıdan çatıya atlaması mümkün olmadığına göre, günün birinde seve seve bir çare bulmak zorunda kalacak etkisiz yetkililerimizin, şimdilik ağzını bıçak açmıyor anlayacağınız…
*****
İşin ahlaksızlık boyutuna dönecek olursak: Sizi birazcık yoracağım ama, resmin büyüğünü çizebilmem için, bana birkaç cümle müsaade edin lütfen…
Modern dünyanın başarılı şehirlerine baktığımızda, arka planda üretim, üst yapıda kültür, dayanışma ve hukuk vardır.
Bizim şehrimizde elimizi nereye atsak; ekonomik kalkınamamışlık, altyapısızlık, üstyapısızlık, eğitimsizlik, bilinçsizlik, nobranlık, hoşgörüsüzlük, kültürel, sanatsal zayıflık ve son 30 yılda dışardan aldığımız vasıfsız göçün hâlâ şehir kültürüne adapte olamaması yüzümüze çarpar.
Ekonomik kalkınmayı becerememiş şehri Van’ımız, 25-30 yıl önceki halinin bile gerisine düşmüş, göçle gelen vasıfsız iş gücünü dönüştürmeyi akıl edememiş, onları varoşlara, kendi hallerine terk etmiş, bu ihmal 25-30 yıl sonra dönüp dolaşıp Van’ın ayağına sıkmıştır.
Sanayileşmenin, kentleşmenin yerini aşiretleşme, mafyalaşma, haraç çeteleri, magandalaşma almıştır. En bariz örneği geçen hafta yaşanan cinayetler olmuştur!
Üretmeyen, kalkınamayan şehrimiz, bu gün maalesef üretim dışı yollardan parasal güce kavuşan cehaletin istilasına, beraberinde yarattığı kibir, ego, saygısızlık, tahammülsüzlüklerin kucağına itilmiştir.
Bu garabetin içinden yükselen ses, yaşamımızın her alanında: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” ahlaksızlığı olacaktır.
Kıymetli okurumuzun dikkat çektiği trafikteki ahlaksızlığın temelinde de bu motivasyon vardır…
Sözün özü, Van bu kafayla üzerinden yüz yıl daha geçse, hiçbir yere varamayacaktır. Ehil ellerde bilimsel bir kalkınma yolculuğuna çıkmadıkça, kaynaklarını geliştirmeye, doğru kullanmaya başlamadıkça, üretmedikçe, insanını enerjisini doğru yönetmedikçe, hiç bir sorunun üstesinden gelemeyecektir! Gerek trafikte gerek şehir yaşamımızdaki diğer alanlarda kalitesizlik, dibe vurmuşluk giderek artacaktır…
Bilmem bu durumları kendisine dert eden var mı?
Lütfen aklınıza mukayyet olun…