Bugün sizi biraz şaşırtacağım. Bildiğiniz üzere bu köşede yazmaya başladığım ilk günden beri,
Van’ın meselelerine değinmekte, şehrimizin mutluluğunun; üretimle, iktisadi kalkınma ile olabileceğini, öncelikli olarak insanımızın iş-güç-gelir sahibi olması için kamu ve özel sektör yatırımlarının doğru yere doğru planlanması gerektiğini savunuyorum.
Gençlerimizin kafelerden alınıp diğer tüm kaynaklarımızla beraber üretime yönlendirilmesi, vizyon sahibi yöneticiler ve bilimsel kuruluşlar eliyle, şehir merkezi ile taşranın birlikte ele alınması, tarım-turizm tabanlı adımlar atılması talebimi ısrarla yineliyorum.
Açıkçası bu gün başka bir fikrim var ve bunu hem sizinle hem Sayın Mahsun Kırmızıgül’le aynı anda paylaşmak istiyorum.
Baştan söyleyeyim; üzerine çok düşündüm, eleştirilmeyi, belki dalga geçilmeyi, belki kaale bile alınmamayı göze aldım! Ama biliyorum ki tarihin akışına, fikirleri ne kadar saçma sanılırsa sanılsın, sadece söylemekten korkmayanlar etki edebilmiştir. Korkaklar değil.
‘Menua Kanalı’nı bundan önceki 2 yazımda etraflıca anlatmıştım. Tekrar etmeyeceğim. Kıymetini bilmediğimiz, dünyada benzeri olmayan, insan eliyle kazılmış 51kilometrelik mühendislik harikası bu tarihi miras, aslında Mısır Piramitleri, Çin Seddi, kadar eski ve değerli… Sadece sahipsiz…
2800 yıl önce bu kanalı inşa eden ve eserini korumak için 15 noktaya yazıtlar bırakan tarihin gördüğü en büyük su mühendisi Kral Menua’nın, eminim şuan kemikleri sızlıyor. Bir şeyler yapılmalı! Hem kanal kurtarılmalı, hak ettiği değere kavuşmalı, hem turizme kazandırılmalı, hem sahip olduğumuz bu eşsiz değerden tüm dünya haberdar edilmeli!
İstanbul ve Van’da devam ettiğim 30 yıllık gazetecilik hayatımda, Sayın Mahsun Kırmızıgül ile tanışmak veya kendisiyle aynı ortamda bulunmak maalesef hiç kısmet olmadı. (Umarım hep beraber kendisini Van’da misafir etme şansına-mutluluğuna sahip oluruz.)
90’lı yıllarda hem müzik listelerini, hem bizi alt üst eden bu kıymetli sanatçının, “Yıkılmadım ayaktayım, dertlerimle baş başayım” çığlığı, bir şarkıdan çok tüylerimizi diken diken eden bir feryat idi. Çocukluk yıllarında yüreği acılarla harmanlanmış bir yiğit, yaşadığı acıları oradan alıp bizim yüreğimizin taa derinliklerine kadar indirmeyi başarmıştı. Yıllarca bu şarkıyı bağıra çağıra söyledik.
Sadece “Yıkılmadım” değil ki, gençliği o deneme denk gelen her birimizin gırtlağımızı yırtarcasına söylediği, bin bir duygu yaşatan şarkıları o kadar çoktur ki, say say bitmez. "Ağlama Sen", "Hepimiz Kardeşiz", "Bu Sevda Bitmez", "Ah Hemşerim" yüreğimizde yangınlar harlayan şarkılarından sadece bazılarıydı.
O, sadece unutulmaz şarkılar söylemedi. Aynı zamanda çektiği filmlerle kökeni dili ırkı ne olursa olsun tüm halkların gönlüne taht kurdu. Güneşi Gördüm, Beyaz Melek, New York’ta Beş Minare, Mucize, bunlardan bir kaçı. Kırmızıgül, önemli ve emektar bir sanatçı. Müzisyen, senarist, yapımcı, yönetmen ve oyuncu. Şüphesiz çok başarılı ve tam bir beyefendi. Aşk hayatı ve magazin programlarıyla gündeme gelmeye çalışmayan, ilkeli duruşuyla, kalitesiyle var olan biri. Bugün bile sosyal medyada hesaplarına açın bakın, göreceksiniz ki; halkını savunan, korkusuzca sistemi, yanlışları ve hükümeti eleştirebilen ender sanatçılarımızdan.
İşte tüm bu nedenlerle; Sayın Kırmızıgül’e sizlerin huzurunda seslenmek istiyorum. Lütfen gelin kimsenin farkında olmadığı ama, belki de Türkiye’nin sahip olduğu en önemli tarihi değer olan Menua Kanalı’nın gerçek hikayesinin filmini çekin.
Van’a, Bölgeye, Türkiye’ye, Dünya mirasına ve kendinize büyük bir iyilik yapın…
Ben size Kral Menua’nın ve Kanalın öyküsünü bu yazı ile birlikte göndereceğim. İncelemenizi ve bu gerçek hikayeyi beyaz perdeye taşımanızı istirham ediyorum.
Eminim hem başrol, hem yönetmenliğini üstleneceğiniz bu film, nadide ve büyük bir hikaye olması hasebiyle gişe rekorları kıracak, tüm dünyanın ilgi odağı olacak, yabancı dillere çevrilecek, bir çok ödül alacaktır.
Bu kanal hem mühendislik harikası, hem tarihi bir mirastır. Roma’daki Kolezyum’dan kat be kat daha değerlidir. Sayenizde kurtulacak, Mısır Piramitlerine, Çin Seddine akın akın giden tüm dünya, yine sizin sayenizde Türkiye’ye, Van’a akın edecektir.
1 Milyon 200 bin nüfuslu Van şehrinin, sayenizde kaderi değişecektir. Kral Menua’yı canlandırmak en çok size yakışacaktır… Selam ve saygılarımla…