Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu önceki gün sabah uçağıyla geldi, 15 yıl önce başlayan Van Çevre Yolu’nun 1 ve 3’üncü etaplarını törenle açtı, ayağının tozuyla uçağa binip gitti.
Açılan bu iki etabın Van’ımıza hayırlı uğurlu olmasını dilerim. Başta buraya alın teri dökmüş emekçilerin her biri olmak üzere, tüyü bitmemiş yetim hakkına girmeden katkı sağlamış olan herkesi kutlarım…
Sayın Ulaştırma Bakanı, keşke bir gece şehrimizde konuk olsaydı. Ve hazır Van’da iken TOGG’a binerek caddelerimizde gizli bir tur atsa idi! Van’ın o sular seller gibi akan muhteşem trafiğini (!) görüp kendileri ile ne kadar gurur duyduğumuza bizzat şahit olsalardı! Yazık ki erken gittiler…
*****
Son yıllarda Van’da sevgililer birbirine; “Aşkımız çevre yolu gibi hiç bitmesin” dizeleriyle başlayan şiirler yazıyor malumunuz. Bu metaforik yaklaşım, aşkın sonsuz olmasını dilemekle birlikte, yetkililere sataşma zenginliğine de sahip. Haksız da sayılmazlar. Kaldı ki; bakan 2 etabı açmış olsa bile değişen pek bir şey olmadı esasında. Çevre Yolu gerçek anlamda açılmış değil. Şiirler geçerliliğini sürdürüyor yani.
İyisi mi meseleyi en baştan anlatayım:
“Van Çevre Yolu Projesi” aslında kağıt üzerinde 2 kısımdan oluşur.
İlk kısım Çiçekli’den başlar, Edremit’i kuzeyden dolaşarak şuan açılışı yapılan ikinci kısmın birinci etabına bağlanır. Buna Edremit Çevre Yolu denir. Ama kimse bunu konuşmaz! Bir de bunu dillendirip halkı uyandırmayalım diye düşünülür. (Buradan anlıyoruz ki; Vanlı gençlerin aşk şiirleri daha uzun süre geçerli kalabilir!)
İkinci kısım, esas Van Çevre Yolu, kendi içinde 3 etaptır. Birinci etap Edremit-Kurubaş, İkinci etap Kurubaş-Sıhke Gölü, Üçüncü etap Sıhke Gölü-Erciş Karayolu.
Rahmetli proje, çok mantıklı ve doğru bir proje idi. Vaktinde tamamlansa bugün Van’ın kaderini kökten değiştirmiş olacaktı. Bilhassa deprem sonrası yeni bir Van inşasına zemin olur, bu gün yaşadığımız yoksulluk ve trafik probleminin önüne geçebilirdi.
Bu proje, 2010 yılında Türkiye genelindeki 30 şehirle birlikte başladı. Van dışındaki 29 şehrinkiler peyderpey tamamlandı. 15 yıl boyunca günde 5 vakit demeç veren, vaatlerde bulunan sayın yetkililerimiz sözlerini tutmadı.
İşin Van adına üzücü bir yanı daha var, sadece o bizim dışımızdaki 29 ilin çevre yolları değil, bir yandan Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz, Ege, Marmara ve Trakya bölgelerinde yeni başlatılan Çevre veya Sahil Yolu projeleri de tamamlandı. Oralara girip moralinizi çok bozmamayım. Size sadece bizim bölgeden örnekler vereyim:
Bitlis Çevre Yolu’na, ilk kazma 2003’te vurulmuştu, Tünel, Çevre Yolu ilk etabı 2010’da hizmete açıldı. 2’inci etap, dönel kavşak, bağlantı yolları 2022’de tamamlandı.
Siirt Çevre Yolu, 2011’de başladı 7,1 kilometrelik yol, 2015’te hizmete girdi!
Diyarbakır-Bismil-Batman Yolu, Mart 2024’te açıldı. 66 km uzunluğunda, 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 280 m uzunluğunda 7 adet altgeçit ve 1.800 m uzunluğunda 60 adet menfez yapıldı.
Diyarbakır Güneybatı Çevre Yolu, 30 km Ekim 2022’de hizmete açıldı. Bir yıl sonra 13 kilometrelik Kuzeybatı Çevre Yolu entegre edildi.
Batman Güney ve Kuzey Çevre Yolları, Mart 2015’de başladı, 15 km’lik Güney Çevre Yolu Eylül 2017’de hizmete girdi. 25 km’lik Kuzey Çevre Yolu 2022’de. Yolun kenarına raylı sistemin altyapısı için yer ayrıldı!
Şanlıurfa Kuzeybatı Çevre Yolu Aralık 2022’de açıldı. 4 gidiş, 4 gelişli yolda 376 metrelik viyadük, 446 metre uzunluğunda 3 adet köprülü kavşak, 50 metrelik 1 adet altgeçit köprüsü ve toplam 1.380 metre uzunluğunda 18 adet menfez yapıldı.
Elazığ Güney Çevre Yolu, 2006’da başladı, Ekim 2010’da hizmete girdi.
Elazığ Harput Kuzey Çevre Yolu, 2025’in başında hizmete girdi. Seyahat süresi 30 dakikadan 8 dakikaya indi.
Erzincan Çevre Yolu 2022’de tamamlandı, 7 Adet 722 metre köprü yapıldı.
Malatya Çevre Yolu 1. Etap, 2022’de, 2.Etap 2025’in başında tamamlandı. 53 km uzunluğundaki bu etaplarda 1.954 km uzunluğunda 18 adet köprü inşa edildi.
Hekimhan Çevre Yolu, Malatya ve Sivas'ı birbirine bağlayan bu yol, Ekim 2022 tarihinde tamamlandı. 6 km uzunluğunda 8 tünel ve 2,4 km’lik 14 köprüsü var.
Kahta-Narince-Siverek Yolu, Adıyaman’la Diyarbakır’ı birbirine bağlayan bir yol, 40,8 km uzunluğunda. Türkiye'nin en büyük eğik askılı asma köprüsü olan Nissibi Köprüsü yapıldı. Aralık 2024’te açıldı.
Yusufeli Yolları, Kasım 2022’de tamamlandı. Artvin- Yusufeli yollarının 56,7 km’si; 39 tünel, 19 adet köprü ve viyadük ile geçiliyor. Yolda 5 farklı seviyeli, 12’si hemzemin olan 17 adet kavşak var.
Şırnak Kuzey Çevre Yolu, 2024’te temeli atıldı, 9,7’lik yol 2025’te açıldı.
Patnos-Tutak-Hamur-Ağrı Çevre Yolu, 140 metrelik Murat-1 Köprüsü, 150 metrelik Murat-2 Köprüsü ve 335 metrelik Tutak Viyadüğü ile 22 adet kavşak, 109 adet menfez inşa edildi, toplam 79 km yolun yapımı 2012’de başladı, Aralık 2022' de tamamlandı.
Erzurum Kuzey Çevre Yolu, 2017’de başladı, 2022’de hizmete girdi.
Kars Çevre Yolu, 2017’de başladı. 2018’de açıldı.
VAN ÇEVRE YOLU!
İlk ihale 2010’da yapıldı. 41 km. 3 etaptan oluşuyor. Tünel yok, viyadük yok, toprağın üzeri kepçeyle düzeltilip asfalt dökülecek. 15 yıl geçti, önceki gün 1. ve 3. etapları açıldı. Van’ı rahatlatacak olan proje diye tanıtıldı. Ancak gelin görün ki, esas önemli etap, 2’inci etap için, 2026 sonuna güncellenen yeni bir söz verildi. Üstelik bu etapta bilinen bir sürü hukuki sorun var, henüz çözülmüş değil, henüz kepçe ağzı değmiş değil! Nasıl olacak, tek kelime izahat yapılmadı.
Hazır cevaplılığı ile bilinen rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bu duruma uygun bir tanımlaması var, lakin buraya yazamam maalesef.
Yukarda tek tek yazdığım şehirlerdeki çalışmalar apaçık ortadayken Van’a 15 yılın sonunda reva görülen 1. ve 3. etapların açılışı öyle çok büyütülecek bir iş değil. Ancak Sayın Uraloğlu, kurduğu bazı cümleler benim çok dikkatimi çekti açıkçası.
“Kalan kısmı da inşallah önümüzdeki yıl tamamlama gayreti içerisinde olacağız. 41 kilometrenin tamamını hizmete sunduğumuzda seyahat süresi 75 dakikadan 30 dakikaya inecek”
Bu demek oluyor ki; Edremit’ten çıkan bir aracın, Erciş Yoluna varıncaya kadarki kısacık mesafeyi en az 75 dakikada alabildiğini inkar etmiyorlar, ve Van’ın 15 yıldır bu eziyeti yaşamasına göz yummuşlar!
“Zamandan 2,4 milyar lira, akaryakıttan 300 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 2,7 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu ise 15 bin ton azaltacağız"
Demek oluyor ki; sadece bu yolu zamanında tamamlamadıkları için, -ki halen tamamlanmış değil, kısmet olursa seneye!- yıllık 2,7 Milyardan 15 yılda 40,7 Milyar Lira zarar verilmiş şehrimize. Yol yapım maliyetinin birkaç katı! Atmosfere yıllık 15 bin ton Karbondioksit salınmasına göz yumulmuş. Çarpı 15 yıl = 225 bin ton!
Üstelik Van Çevre Yolu’nda, Karadeniz’deki gibi delinecek dağ-taş, üzerine kilometrelerce viyadük inşa edilecek dereler, ırmaklar gibi bir durum yokken!
15 yılda “2 etapcık” açmayı kendileri ve Van için büyük bir iş olarak göstermeye çalışabilirler, ancak bilmelidirler ki, bu Van için küçük bir iştir…
*****
Öte yandan Van’ın iktidar Milletvekilleri Burhan Kayatürk ve Kayhan Türkmenoğlu, açılışta birer fiyakalı konuşma yaptılar ama, keşke hiç konuşmasalardı. Onlar adına üzüldüm!
Kayatürk dedi ki; “Gecikmiş de olsa, bugün güzel bir anı yaşıyoruz.” Bu; arka plandaki “Yetersiz ve programsız hareket ediyoruz ama siz kafanıza takmayın, anı yaşayalım” düşüncesinin itirafı oldu.
Türkmenoğlu ise; “18 yıldır konuştuğumuz, hayal ettiğimiz ve son bir yıl içinde kararlılıkla irade koyduğumuz Van Çevre Yolu’nun iki etabını tamamlayarak bugün açılışını yaptık” dedi.
Demek ki; “18 yıldır sadece konuşuyor, hayal ediyorlarmış, irade koymak bismillah yeni akıllarına gelmiş…” Bu çok daha üzücü oldu.
Ne diyeyim, kendilerini o veciz atasözlerimize havale etmek en doğrusu sanırım…
Esas soru şu; Van, medeni dünyanın bir parçası mı olacak, yoksa Van halkı birkaç yılda bir, ağızlarına bir kaşık bal çalanlar eliyle böyle böyle oyalanmaya devam mı edecek?
*****
Son olarak; yukarıda ifade ettiğim gibi Rahmetli Çevre Yolu, Van’ın tam da ihtiyacı olan doğru bir proje idi ve zamanında yapılsa bugün Van’ın trafik ve geri kalmışlık problemi olmayacaktı.
Kurubaş, Hacıbekir, Karşıyaka, Bostaniçi gibi Erek Dağı eteklerindeki mahallelerimize bağlantı yolları verilecek, caddeler, sokaklar, eğitim-sağlık kuruluşları, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, sebze hali, otogar, stadyum, belki Valilik, Karayolları, DSİ, Emniyet Müdürlüğü gibi daha birçok kamusal hizmet yerleşkeleri buralara kaydırılacak, şehir hem gelişecek hem nefes alacaktı. Beyin ve sermaye göçünün önüne geçilecek, dış yatırımcı cezbedilecekti…
15 yıl geçti, şimdi kalkıp, “geç oldu ama üzülmeyelim, anı yaşayalım” yok, “hayal kurduk ama irade koymadık” demeler...
Ne diyeyim: Lütfen aklınıza mukayyet olun!