Van’ın sahipsizliği üzerine hemen her platformda ifade ettiğimiz milyon mütâlaamız var. Sonuç itibariyle bu kadim şehrin büyük bir geçmişi...

zengin kültürel mirası, açık hava müzesi misali her yanda tarihi yapıları, kendine has; kedisi, balığı, şelalesi, gölü, kaleleri, kiliseleri, binlerce yıllık tarihi kanalı, göleti, peri bacaları, travertenleri, hem yaz hem kışa uygun turizm potansiyeli, tarıma, hayvancılığa elverişli toprakları, yarısından fazlasını gençlerin oluşturduğu bir nüfusu var.

Ama yüzümüze gözümüze çarpan kalkınamamışlık, kentleşememişlik, geri kalmışlık, mirasa ve zenginliklere sahip çıkamamışlık gibi, ayıplı bir vaziyet var. (Özellikle Son 30-35 yıldır!)

Bu ahval ve şerait içerisinde; Van halkı olarak, her platformda kentin sahipsizliğinden yakınmakla yerden göğe kadar haklıyız. Her kim kusura bakıyorsa, lütfen baksın!

Mütemadiyen bu minvalde yazdığım ‘zenginliklerimizin iktisada dönüştürülememesi’ konusuna bugün izninizle küçük bir virgül bırakıp, size: Bu şehirde tanıştığım ve bana en azından kültürel mirasımıza sahip çıkmak noktasında umut olan bir oluşumdan bahsetmek istiyorum.

Vangölü Aktivistleri, Doğu Kültür Sanat Merkezi Derneği ve her iki kuruluşun birlikte yürüttüğü “Van Şehir Okumaları” ismi verilen bir hareket!

Aslında bu hareketin, geçen yıl sosyal medya paylaşımlarına ve haber sitelerine yansıyan etkinliklerine birkaç kez şahit olmuştum. Lakin yoğunluk nedeniyle uzaktan göz ucuyla takip edebilmiştim.

Geçtiğimiz Temmuz ayında bir akşamüstü, uzmanlar eşliğinde “Eski Van Şehri Tarih ve Doğa Yürüyüşü” yapacaklarını duyunca, işi gücü bırakıp koştum. Akademisyenlerin rehberliği ve anlatımlarıyla Van Kalesinin dibindeki eski Van Şehrini adım adım dolaştık. Eski caddeleri, sokakları, yapıları, bu alanda devam eden kazı ve restorasyon çalışmalarını uzmanlardan dinledik. Bir Vanlı olarak şimdiye dek ne çok şey kaybettiğimi o gün anladım.

Devamında gece konaklamalı tarihi Şamran Kanalı Yürüyüşü, Gevaş-Bahçesaray arasındaki tarihi Mir Hasan Kervan Yolu Dağ Yürüyüşü, Tatvan İnce Kaya Köyü doğa yürüyüşü, Süphan Dağı, Erek Dağı Tırmanışı, sahilde çöp toplama, bisiklet etkinliği gibi çok sayıda etkinlik yapıldı. Bazılarına ben de katıldım.

Şimdi de geçen yıl birincisini düzenledikleri “Van Şehir Okumaları” isimli programın 2’incisi başlatıyorlar. 6 ay sürecek yeni program beni gerçekten çok heyecanlandırdı ve umutlandırdı. Detaylarını aşağıya yazacağım. Önce size kısa bir bilgi vereyim.

Grup önceki hafta bir toplantı düzenledi. ‘Van Şehir Okumaları’ Koordinatörü kıymetli Muhlis Kaya telefon ederek, Cuma günü akşam Bedesten Çarşısındaki toplantıya beni de davet etti sağ olsun.

Fevkalade keyifli, sohbet ortamında bir toplantı oldu. Adlarını buraya tek tek yazamayacağım katılımcılar arasında; Akademisyenler, VANTSO ve çeşitli STK temsilcileri, Gazeteci, Hukukçu, Şehir Plancısı, Sanat Tarihçisi, Yazılımcı, Emekli Öğretmen, Sosyal Medya Fenomeni gibi farklı kesimlerden isimler vardı. Her biri farklı dünya görüşlerine sahip, kendi alanında etkin ve donanımlı bu kadar Van sevdalısını bir arada görmekten büyük mutluluk duydum.

Van’ın somut ve somut olmayan Kültürel Miraslarını, sorunlarını, dertlerini, konuştuk. Bir kıymetli katılımcının kurduğu bir cümle, benim resmen ayaklarımı yerden kesti. “Sizinle bir arada Van’ın dertlerine dertlendiğim için mutluyum!”

Toplantıda “işte budur” diyebileceğim kararlar da alındı: Van’ın kültürel mirasına dair farkındalık arttırmayı ve bu değerlerin UNESCO süreçlerinin başlatılmasını hedefleyen 6 aylık bir program kararlaştırıldı. Programa il içi, il dışı ve yurt dışı gezileri de dahil edildi.

Önce bilinmesini isterim ki: bu çalışmalar tamamen ‘gönüllülük’ esasına dayalı. Ve herkesin katkısına açık! Şehirdeki her birey çalışmalara katılıp kendine ait bir söz, bir iz bırakabilir. Katılmak için herhangi bir kayıt yada şart gerekmiyor. Yazının sonuna bıraktığım linke tıklayarak Whatsapp grubuna dahil olabilirsiniz!

Altı ay sürecek etkinliklerle beraber Van’ın somut ve somut olmayan kültürel mirası, UNESCO nezdinde akreditesi olan kuruluşların katılımı ile derinlemesine konuşulacak, her ay farklı bir tema üzerinden bilimsel seminerler düzenlenecek, kitap ve belgesel film önerileri paylaşılacak.

Bu arada ilk etkinlik bu akşam saat 20.00’da Online Seminerle başlıyor, haberiniz olsun! Dilerseniz ( https://meet.google.com/qiw-sxgo-tfi ) linkine tıklayıp “UNESCO ve Kültürel Miras Çalışmaları” konulu bu seminere dahil olabilirsiniz. Vaktiniz varsa katılmanızı tavsiye ederim. Semineri UNESCO’nun Türkiye’deki Akredite Kuruluşlarından Geleneksel Sanatlar Derneği yetkilileri verecek…

Peki kültürel miras neden bu kadar önemli? Kültürel Miras; tarihimiz ve kimliğimizle bağ kurmaya, geçmişimizi ve bugünümüzü anlamamıza savrulmuşluktan, pusulasızlıktan kurtulmamıza yardımcı olur, geleceğimize yön verir. Kültürel miras yalnızca eski anıtlar, konaklar, arkeolojik alanlar veya geleneklerden ibaret değildir, toplumların belleğini oluşturan ve gelecek nesillere aktarılması gereken ortak değerlerdir.

Mesela; aynı zamanda yukarıda bahsettiğim toplantıda da konuşulan ve aslında tam tekmil Vanlıların ilgilenmesi gereken bir kaç hususu buraya aktarayım: Van’ın kültürel mirasının tescil durumu, maalesef uzun yıllardır UNESCO geçici listesinde bekleyen Akdamar Adası ve Van Kalesinden ibaret. Oysaki: Van Kahvaltısı, Şamran Kanalı, Van Kedisi, Balık Göçü gibi birçok somut ve somut olmayan mirasımız tescil edilmeyi, evrensel ölçekte bilinmeyi, fazlasıyla hak ediyor.

Mesela, Urartu Kültürel ve Mimari Sanatı, Van Kilimi, Gümüş Savat İşçiliği, Şal-Şepik, Keledoş, Urartu Üzümü, Ters Lale, Zerrin Kadeh, Uşkun ve Endemik Bitkiler, Şehirdeki Dini Yapılar ve Manastırlar, Gastronomik Zenginlikler, Dilkaya Kuş Cenneti, Başet Dağı, Tarihi Kervan Yolları, kelebek türleri, Reşik, Üzerlik, Şehir Belleği, Akdamar Efsanesi, diğer edebi metinler, masallar ve sözlü anlatılar gibi Van’ın somut olmayan kültürel mirası korunmayı ve tanıtılmayı ve gelecek kuşaklara aktarılmayı hak ediyor.

Sevgili okurlar, dediğim gibi Van Şehir Okumaları hareketinin bu çerçevede başlattığı, benim “Van’a Sahip Çıkma” hareketi gözüyle baktığım çalışmaların Ekim ayı etkinlik takvimi aşağıdaki gibi.

3 Ekim 2025 – 20.00 (Online Seminer):

“UNESCO ve Kültürel Miras Çalışmaları”

11 Ekim 2025 (Gezi Programı):

Erciş Köy Enstitüsü, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ve Harabe Şehir, Tarihi Bitlis Şehri

17 Ekim 2025 – 19.00 (Yüz Yüze Seminer):

“Kültürel Mirasımız”

Mekân: Van Yeni Bedesten Çarşısı

👉 WhatsApp Grubu Katılım Linki https://chat.whatsapp.com/Jmkw2XMXeCzCeNprzCtNe4?mode=ems_copy_t

Sağlıcakla kalın…