Aralarında sayıları çok az da olsa, naif, kendini ve o direksiyonun başına neden oturduğunu bilen, bir şehirde yaşadığının ve trafik kurallarının herkes için geçerli olduğunun farkında olan, aile terbiyesi ile yetişmiş ve karakter sahibi ‘Minibüs Şoförleri’miz de var elbette.

Lütfen onlar aşağıya yazacaklarımı üstlerine almasınlar! Sözüm; çoğunlukta olan, “o” diğerlerine!

Ve bu işlerden sorumlu Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesinin başındaki ile üstlerine, Van Şoförler Odasına ve trafik polislerine…

*****

15 Ocak 2025 Perşembe (geçen hafta), öğleden sonra, hava buz gibi soğuk, yerde kar var, Milli Egemenlik Caddesi ile Çavuşbaşı Caddesi’nin kesiştiği “İkizler” kavşağında, bir Özel Halk Otobüsü trafik kurallarına göre sağa dönüp devam etmesi gerekirken, tek yön uygulaması “beni bağlamaz” diyerek sola dönüp, ters yönde gaza basıyor.

Bunu yaparken önüne bakmadığı da anlaşılan şoförün, çok büyük ihtimalle gözleri elindeki akıllı telefonda.

Tam bu sırada genç bir kadın yolun karşısına geçmeye çalışıyor. Yolun ortasındayken ters yöne giren otobüsün hızla üzerine geldiğini fark ediyor, saliseler içinde durmayacağını anlayınca koşmaya başlıyor. Fakat ne çare, önüne bakmayan şoförün gaza bastığı otobüs daha da hızlanınca kurtulması mümkün olmuyor. Yere düşüyor, ezilmesine ramak kala uyanan şoför frene basıyor, araç duruyor.

Çarpışma anı gerçekten korkunç. Haber sitelerine düşen görüntüleri izlerken insanın canı acıyor. Adeta korkunç bir canavara dönüşen dev halk otobüsü hızla genç kadına çarpıyor, ayaklarını yerden kesiyor, kadıncağızın kafası önce cama, sonra adeta çakıldığı yerdeki çamurlu asfalta çarpıyor. Kalkamıyor, vatandaşlar etrafına toplanıyor. Acilen hastaneye kaldırılıyor.

Dilerim kalıcı bir zarar görmemiş olsun. Kendisine acil şifalar dilerim.

Fark etmez ama; o genç kadının yerinde herhangi birimiz, herhangi birimizin yakını, küçük bir çocuk, çok yaşlı bir büyüğümüz de olabilirdi. O pervasızca ters yöne giren minibüs, o an itibariyle herhangi birimizin hayatını, geri dönüşü olmayan bir kabusa çevirmiş olabilirdi…

Bünyesinde binlerce sorun barındıran Van’ımızda artık bu “Minibüs” ve “Halk Otobüsü” şoförleri sorunu, şehir yaşamımızın en önemli sorunlarından biri haline gelmiş, yönetenler adına ayıplı bir boyuta ulaşmıştır. Yaşam kalitesini dibe çektiği halkı canından bezdirmiştir. Hem bu araçlara binmek zorunda kalan, hem yaya, hem aracıyla trafiğe çıkan her Vanlı; bu cehalet, laçkalık, lakaytlık, aymazlık, densizlik, düzensizlik, disiplinsizlikle maalesef karşı karşıyadır.

Vatandaşın durakta bindiği bir minibüs, çok uzun süre hareket etmeyebiliyor. Neye göre, kime göre, hangi kritere göre hareket edeceğini bilmek mümkün değil, dayanamayıp şoföre sorulduğunda rencide olmadan cevap almak da mümkün değil.

Yola çıktıktan sonra bitirim edalı, mafyacık tipli, alemin kralı benem pozları kesen şoförün, o anki keyfine göre oyalanan, çok yavaş hareket eden, ya da her frene bastığında yere düşmekten ucuz kurtulacağınız bir süratle ilerleyebiliyorsunuz. Teybin sesini istediği kadar açıp, bir de ciğara yaktıktan sonra, karşıdan gelen başka minibüsü durdurup, camdan cama “Vle kral nidisen?” ile başlayan, hem dışardaki trafiği kilitleyen hem içerdekilere saç baş yolduran muhabbetlere maruz kalabiliyorsunuz.

Yolcular arasında aile, kadın, çoluk çocuk olup olmasına aldırış etmeden, kahkahalar eşliğinde sinkaflı sohbetler edebilen edepsiz bir şoföre denk gelebiliyorsunuz mesela. Veya yolculuk esnasında telefon ile aradığı herhangi biriyle bağır çağır, küfürlü, her cümlenin sonuna yerleştirdiği amk’lı muhabbetleri edebileniyle.

Bir tek yaşlı yolcu veya bebek arabalı kadın görünce durmayabilen, içeriye doldurduğu 50 yolcuyu balık istifi taşırken, yeni yolcu almak için durmasına itiraz edene tehditvari bir ses tonuyla “beğenmiyorsan iner yürürsün” edepsizliği yapabileniyle veya.

Siz aracınızla seyir halindeyken aniden solunuzdan geçen ama kenarda bekleyen yolcuyu fark edince bu defa üzerinize kırabilen, çoğu zaman kazalara sebep olan, neredeyse hiçbir trafik kuralına riayet etmeyenlerle ya da.

Örnek çok. İçimizi karartacak yüzlercesini sayabiliriz. Demem o ki; saygı yok, nezaket yok, edep yok, eğitim yok, kurallara uymak hiç yok. Vatandaş mağdur.

Yazının girişinde ürkütücü bir kazadan bahsetmiştim: Vatandaş bu kazaya sosyal medyada ne yorum yazmış diye merak edip inceledim. Sayın yetkililer de görsün diye bir kaçını buraya aldım:

“Bunlara sıkı denetim şart, sanki babalarının yolu gibi istediklerini yapıyorlar.”

“Ne kadar bi baltaya sap olamamış insan varsa bu işi yapıyor!”

“Kural dinlemiyorlar, ters yöne giren araba, 17 yaşındaki çocuğu tekerlekli sandalyeye mahkum etti geçenlerde, galiba bu şehirde trafik kuralı ve polisi yok”

“Minibüs şoförleri, trafik polislerini hangi şekilde ikna ediyorlar, bize de söyleyin. Fazla yolcu var ceza yok, ışık ihlali var ceza yok, ters yöne giriyor ceza yok, kazaya sebebiyet var ceza yok, yolun ortasında duruyor, millet isyan ediyor, trafik polisi gördüğü halde ceza yok, direksiyon başında tlf kullanıyor ceza yok, sigara içiyor ceza yok, emniyet kemeri takmıyor ceza yok, kafasına göre durak yapıyor ceza yok.”

“Bu mavi ve sarı minibüsler hep sorunlu, trafik kurallarına uymuyorlar, çok saygısızlar. Ceza yazılmıyor, bu yüzden bu kadar rahatlar.”

“Van’daki minibüs şoförleri kadar kaba ve yolcusuna sert davranan başka birini bulamazsınız.”

“Bu adamlara yaptıracak en son iş Şoförlük.”

“Milletin namusuna sarkıntılık yapanlar var. Sanki uçak kullanır gibi havalanıyorlar bi de, geride kalmış asalaklar.”

Diye uzayıp giden yüzlerce yorum var. Dediğim gibi bu yorumlar vatandaşlardan gelenler…

İşte bu, herhangi bir gerçekçi filtreden geçmeyen ve sonradan denetlenmeyen şoförler, her gün şehrimizde yüzbinlerce insan taşıyor. Ve görmezlikten gelinen tüm bu zararlı ve hatalı davranışları ile beraber. Saldım çayıra mevlam kayıra akılsızlığı ile, kendi hallerine bırakılmış durumdalar. Oysa ki, ne kadar sakıncalı bir durum?

O zaman aralarında trafik polislerinin de bulunduğu yukarda da zikrettiğim belediye ve şoförler odası sayın yetkililerine dönüp sormak, seslenmek lazım:

Abi daha ne olması gerekiyor? Hepimizin ortak yaşam alanı olan bu şehrin cadde ve sokaklarında, sizi, bizi ve yakınlarımızı bu tür bir garabet sarmışken, hatta hayatımız tehlike altındayken, oturduğunuz koltukların, aldığınız maaşların hakkını vermeniz için daha başka ne yapmaları gerekiyor, ne?

Ey Belediye Ulaşım Dairesi ve Şoförler Odası: Sizden aldıkları izinle çalışan, sizin sorumluluğunuzdaki bu toplu taşıma sürücüleri “konisi baxımında”, bir şeyler yapmayı düşünür müydünüz acaba? Eğer zahmet olmayacaksa tabi!

Akıl vermiş gibi olmayayım ama, acaba bir yandan denetlemeye başlayıp, bir yandan da bu arkadaşlar için kural nedir, şoförlük nedir, nezaket nedir, ahlak nedir, hizmet nasıl yapılır başlıklı “zorunlu kurslar” mı açsanız?

Ey trafik polisleri: yeri geldi mi, vatandaşa far ışığı, kaporta çiziği gerekçesiyle cezalar yazabilen trafik polislerimiz; bu kemer takmayan, sigara içen, binbir çeşit kural ihlali yapan minibüs şoförlerini görmemenizin sebebi ne olaki? Sayın İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürü, siz de bu meseleye bi eğilseniz mi acaba?

Lütfen aklınıza mukayyet olun!