2025, Van için; ekonomik, sosyal, siyasal, hukuksal, toplumsal, trafiksel, çevresel, sağlıksal, eğitimsel vs, hemen her anlamda kötü bir “sal” yıl oldu!
Evet bu durum ve fazlası bütün Türkiye’de vardı! Komprador, tuzu kuru ve yalayan (parmağını) mutlu azınlığın dışındaki kesimler: İşçi, memur, emekli, dar gelirli, işsiz, fakir fukara, köylü, ayakta durmaya çalıştı.
Ulusal ölçekli yorum yapmak değil niyetim, işimiz Van. Ancak şunu teslim etmeden geçmeyeyim: Güzel ülkem, yargı eliyle indirilen siyasal darbelerin hızlandırdığı bir “2025 çöküş yılı” yaşarken, şehrimiz nasıl oluyorsa; bu atmosferde bile Türkiye sonunculuğunu kimseye kaptırmadı! En yoksul, en muzdarip kent olma özelliğini elinde tuttu.
İşin içinde Van özelinde bir beceriksizlik var demek ki. Yoksa biz niye sonuncu olalım! Değil mi?
Neyse, bu beceriksizliğin yarattığı tabloyu ve neler yaşadığımızı geçen “sal” bol bol yazdık, bol bol okudunuz.
Bugün; hazır yeni yılın ilk günlerindeyiz, o vakit 2026 için neler önerdiğimize, Van’ın yeni yıldan neler “murad” ettiğine bakalım!
1- Çevre Yolu: Van’ın Valileri, iktidar milletvekilleri bu hususta geçmişte çok sözler verdi. Hiç biri sözünde durmadı, ama oraları geçtik. Şimdi bizi bağlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 14 Aralık 2025 günü Van halkına verdiği söz!
Bakan, o gün 3 etaplı çevre yolunun 1. ve 3. etaplarını açmış, ortası kalmıştı. Bizim için hayati önemi olan 2. Etabı 2026’da tamamlama sözü verdi. Van olarak en önemli beklentimiz, bu sözde durması!
2-Trafik: Hemen her alanda geri kalmışlığın dibini yaşadığımız şehrimizde, yoksulluğumuza razı gelsek, yaşamamıza müsaade etmeyen bir büyük sorunumuz var, “TERAFİK”.
35 yıl önce Van’ın araç sayısı 9 bin. Bugün 100 bin. Cadde sokaklar hemen hemen aynı. Üstelik otopark da yapılmamış. Tee Bekir Kaya, 500 araçlık bi tane katlı otopark yaptırmıştı, onu da “bu şehrin düşmanları” katletti. O gün bugündür herkes kulağının üstüne yatıyor. Geçenlerde eski devlet hastanesinin yerine yapılan millet bahçesinin altından 200 araçlık bir otopark çıktı! Meğer yıllar önce yapılmış, kapısına kilit vurulmuş. Feridun Irak; “burası niye kapalı, açılmadan niye tadilat gördü, hesap verin” dedi, otoparkın duvarlarından ses geldi, yetkililerden gelmedi!
Beşyol’daki Valilik binası yıkılarak yerine kent meydanı ve altına çok katlı otopark yapılacağını, birde sebze hali yoluna çelik konstrüksiyon katlı otopark yapılacağını geçen sene Van Valisi duyurmuştu. Bu açıklamaları unutmadık, 2026’da muhakkak yerine getirilmesini bekliyoruz!
Ayrıca yakın zamanda sözüm ona çözüm diye bazı cadde ve sokaklarımıza tek yön uygulaması getirdiler. Bu çok minik bir etki yapabilir. Ama kalıcı çözüm değil. Kaldı ki tek yön uygulamaları cadde esnafına zarar verir. Uzun vadede yeni sorunlara neden olacaktır! Bu işe aklı başında çözüm bekliyoruz…
3- Şabaniye Bulvarını Kale’ye Bağlayan Yeni Hatuniye Caddesi: Burada hızla yapılaşma başladı. Lütfen denetimler ihmal edilmesin, keyfi işlerin önüne geçilsin. Bu cadde İki Nisan gibi olmasın!
4-Sahil Yolu: Uygulama Oteli bitişiğinden başlayan bu yol, Kale Kavşağına, oradan İskele Mahalle içine, oradan da YYÜ’ye bağlanıyor.
Tüm bu güzergahta yolun alt kısmına sosyal donatılar inşa ediliyor/planlanıyor. Yolun üst kısmına dair ciddi bir çalışma yok. Burasının düzenli, şehre yakışan, eğlenceyse eğlence merkezlerinin inşa edileceği, turistik ama çarpıklıktan uzak bir alana dönüştürülmesi lazım! Vakit varken!
5-Dip Çamuru: Geçmiş yönetimlerin boynunda utanç vesikası olarak duran Vangölü kirliliği durdurulmalı, Havaalanı mevkiinden MTA sahiline kadar olan bölgede dip çamuru temizliğinin büyütülmesi, Vangölü’nün 2026’da bu mevkilerde yüzülebilir hale getirilmesi şart!
6- İpekyolu Belediyesi Taşınmalı: Kurulduğu günden beri şehrin en yanlış yerinde, en yanlış binasında kirada kalıyor. Bu güne kadar kiraya ödenen parayla kaç tane Belediye binası yapılırdı kim bilir? Bu kulağının üstüne yatma işine son verilmeli. Para vatandaşın cebinden çıkıyor! Bina yapacak bütçe yok ise, Bostaniçi girişine inşa edilen atıl durumda kocaman bir İpekyolu Halk Kütüphanesi binası var. Belediye acilen buraya taşınmalı. Tam belediye olacak yer! O bölgeye de katkısı olur.
7-Van’ın İçme Suyu Kaynağı Kurumak Üzere: Şehrimizin neredeyse tek içme suyu kaynağı Gürpınar Bejingir’deki su kaynağı, kuraklık nedeniyle azalmış durumda! Şehir nüfusunun son yıllarda birkaç katına çıkması üzerine, burası artık “alarm” vermeye başladı. Üstelik bu kaynak hem Gürpınar Ovası’nın, hem tarihi Kırk Değirmenlerin, hem Şamran Kanalı’nın beslendiği kaynaktır! Burayı iliklerine kadar sömürmek ekolojik dengeye zarar veriyor! Van’ın içme suyu sorunu için acilen tedbir çalışılması lazım.
Gürpınar’ın yüksek kesimlerindeki su kaynakları ve Bahçesaray su kaynaklarını bu mevkiye taşıyacak acil fizibilite yaptırılmalı, plan proje hazırlanmalıdır. Maazallah böyle giderse, 2026’da, haftanın yarısını susuz geçirmek zorunda kalabiliriz! Demedi demeyin!
8- Erciş ve Çaldıran’da Yürütülen Termal Isı Projeleri: Bu kaynaklar ısınma ve seracılık açısından şehrimize ciddi ekonomik katkı sağlayabilecek kaynaklar. Türkiye’nin farklı şehirlerinde örnek alınacak projeler var. Buraların her şeyden önce, keyfi uygulamalardan vazgeçilerek, kanunların emrettiği sağlıklı çerçeveye oturtulması ve ekonomiye kazandırılması lazım!
9-Güneş Enerjisi: Van, Türkiye’nin en çok güneş alan 3 şehrinden biri, ancak güneş enerjisinden en az faydalanan şehri. 2026’da şehrimizi bu ayıptan kurtaracak ufka, vizyona ve adımlara ihtiyaç var.
10-Tramvay: Edremit, İpekyolu, Tuşba nüfus toplamı neredeyse 650.000’e dayandı. Tramvay için geç bile kaldık. Neyse ki, iktidar milletvekilimiz Kayhan Türkmenoğlu yakın zamanda bu konuda sözler verdi. Bu işi 2026’da ne yapıp edip başlatırsa iyi olur! Yoksa elimizden çekeceği var!
11-Edremit-Üniversite Feribot Seferleri: Resmi verilere göre bu güzergahta her gün karayolu yolculuğu yapan on binlerce öğrenci, akademisyen, sağlık personeli ve vatandaş var. Feribot seferleri düzenlenirse, karayolu trafiği ciddi manada rahatlar, ulaşım süresi kısalır, denizi olan şehre güzellik, estetik ve enerji kazandırılır. Ayrıca İskele durağı da olmalı!
12-YYÜ Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Girişine Yapıla(maya)n Acil Servis Binası: Bu bina inşaatı ayıplı bir şekilde yıllardır tamamlanamıyor. Kaç tane yüklenici değişti. İhale süreçleri, bekletmeler, ıvır zıvır derken yılan hikayesine döndü. Yakışmıyor!
13-Düve Üretim Merkezi: Votaş’ın eski arazisi öyle yada böyle Kırmızı Et Üreticileri Birliğine tahsis edildi. Vali ve diğer sivil-resmi ağızlar tahsisi öve öve bitiremedi. Beklenti çok çok yükseldi. Gözümüz üzerinde, 2026’da burada nasıl bir sihirbazlık yapılacak, görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.
14-İmar Uygulamaları: Van’ın en önemli sorunu nedir derseniz, birinci sıraya “İMAR SORUNUNU” koyarım. Bu konuda da Türkiye’nin en mağduru en yoksuluyuz maalesef! Emsali olmayan bir garabet içindeyiz. Özellikle Tuşba’da akıllara zarar işler oldu. Halk mağdur, yanlışlar şehrin bütünlüğünün, gelişiminin ve yatırımların önünde set gibi duruyor. Sorunun temelinde büyük şehre yakışır büyük ölçekli imar planı becerilememesidir. VBB, 2026’da kentsel rantın adil dağıtılacağı ve şehre nefes aldıracak bir İmar Uygulaması ile cevap olmak zorundadır. (Bu konuyu ve mağduriyetimizin müsebbiplerini yakın zamanda etraflıca yazacağım…)
15-Üretim: İlle de üretim. Üzülerek söylemek isterim ki; çalışmayan üretmeyen bir insan nasıl ki zelil bir yaşam süremeye mahkum ise, Van’ın karşı karşıya kaldığı durumun tarifi tam olarak budur! Her şey bir yana üretmekten başka çaremiz yok!
Ne üreteceğiz, nasıl üreteceğiz kısmı, bilim yuvası ile idari-bürokratik erklerin kafa kafaya verip bulması gereken şey! Ve STK’ların bi zahmet pres yapması. Amerika’yı yeniden keşfe de gerek yok. Et üretelim, süt üretelim, makarna üretelim, salça üretelim, hıyar üretelim, ot üretelim, ama üretelim!
Sevgili okurlar, tabi Van’ın, 13 ilçe, 696 mahallemizin sorunları, sıkıntıları, eksikleri, öyle yukarıya yazılan 10-15 madde ile sınırlı değil. Üzerine kitaplar, ansiklopediler yazsak ancak sığdırabiliriz. Bu gün niyetim sadece 2026’da kamu otoritelerince hayata geçirilmesini beklediğimiz bazı önemli işlere dikkat çekmekti. Umarım bunlar hayata geçer ve biz de 2026’da eleştiri yazıları kasmak yerine, gurur yazıları yazarız. Bunu gerçekten çok isterdim!
2026 maratonu başladı. Yönetsel kalibreyi hep beraber izleyip göreceğiz… Yeni yılın sizlere ve şehrimize mutluluk, sağlık, huzur, kazanç ve yok ise aşk getirmesini dilerim…
Lütfen aklınıza mukayyet olun!